RAMAZAN SÖMÜRGEÇLERİ
Eyüp BEKTAŞ
Siyasetçilerin ucuz numaralarından biri, yoksun ve garibanın yanında olduklarını hissettirmek için yaptıkları ramazan yardımlarıdır.
İki poşet yiyecek ile basının karşısına çıkarak, yardımlaşmanın (!) önemine dikkat çekerek, yoksulları sevindirmenin mutluluğunu ifade ederler.
Tek kelime ile rol.
Siyasetçi oyunu.
Birçok kesimin ?basitlik? olarak gördüğü bu ucuzluğun örnekleri son yıllarda bir parça azaldı.
Eleştiri okları hedefine ulaştı ki, gariban üzerinden siyasi ataklar durgunlaştı.
Bir elin verdiğini diğerinin bilmemesi mümkün değil siyasette.
İlla ki, çarşaf gibi yansıtılacak.
Aferinler alınacak yanlı ve yandaş şakşakçılardan.
Başlar göğe erecek.
Cakkalar cukkalar takaları limanlara yanaşıp; alkış faturalarının bedellerini bırakacak.
Bir başka boyutu rezalet olan bu durumun yansıması ise beleş iftar yemekleri.
Cebinden tek kuruş harcamadan ve başkasının parasıyla iftar yemeği verenlerin o büyük sevapları ne kadar çoktur kim bilir?
Yığınlar yapar.
Trenler taşıyamaz.
Ekranlar renklenir.
Yandaş mekanlara kıyaklar geçilir.
Sıra sıra.
Oluk oluk.
Allah adını kullanarak yapılan aldatmalar hiç sınır tanımıyor.
Fukara sırtından siyaset,
Başkasının parasıyla iftar yemek saltanatı,
Reklamlar,
Şeytani işler,
Siyaset-tarikat-ticaret.
?Komşun aç iken tok yatamazsın? felsefesi nerede fırsatçılıklar nerede.
O kadar zıt iki kutup.
Asla bir araya gelemez.
Ama, insanoğlu denen canlı Allah?ın adını da köşe dönmeciliğe, reklamlara, tribünlere, çıkarcılığa alet edebiliyor.
Gülerek.
Yüzümüze baka baka.
Kandırıyor.
İşte yine bir Ramazan ayındayız.
Önümüzdeki günlere iyi dikkat edin.
Yine din adına hareket eden bazı sahtekarlar çıkacak ve garibanlara olan sevgilerini ifade edecekler.
Yiyecek dağıtacaklar.
Rol kesip gülümseyen pozlar verecekler.
Sakın inanmayın.
Bunlar din adını kullanan sahtekarlar.
Yalancılar.
Kirli işlerine maske yaptıkları numaralardan biri olan yöntem kullanacaklar.
Yardım açıkça yapılır mı?
Ayıptır.
Günahtır.
Bunun adı kepazeliktir.
Allah?ın adını kişisel çıkarlarına kullanmaktır.
Günahların da en büyüğüdür.
PEŞİN NAMAZ
Bektaşi ile bir hoca birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca :
-Namaz saati! demiş, başlamış kılmaya...
Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam...
Bektaşinin beklemekten canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş :
-Yahu bu ne uzun namaz böyle?
-Kazaya kalmış namazlarım vardı, onları eda eyledim!
Bektaşi :
-Eh ben de bir namaz kılayım! demiş ve başlamış namaza...
Ama ne namaz, bitmiyor, sonunda hoca dayanamamış :
-Erenler, senin namaz da uzun sürdü!
-Önümüzdeki haftanın namazını kıldım!
Hoca şaşırmış :
-Yahu olur mu böyle şey?
Bektaşi gülmüş :
-Yukarıdaki senin veresiyeni kabul ediyor da, benim peşinimi niye kabul etmesin?
Yorumlar