BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut  Özer son iki yılın genel değerlendirmesini yaptığı toplantıda 21610 öğrenci ve 1044 akademik personel sayısını açıkladı.

Hani hep derler ya; üniversiteler bacasız fabrika diye.

İşte rakamlar ortada.

BEÜ olmasa Zonguldak’ın hali nice olur?

Düşünmek ile insanı ürpertiyor.

İyi ki BEÜ var.

İyi ki büyüyor.

 

Prof. Özer dersine iyi çalışmış bir öğrenci gibi her konuda soruları yanıt vermeye çaba gösterdi. Bu soru yanıt bölümlerinde kimi zaman yutkundu. Anlaşıldı ki dertli.

İşte bir örnek:

A.A’dan Erdinç Aksoy sözü Karabük’e getirerek; Kardemir’in sosyal sorumluluk çerçevesinde üniversiteye her konuda destek olduğunu ve bu bütünleşmenin her alanda görüldüğüne vurgu yaparak Erdemir ile BEÜ ilişkilerini sordu.

Burada sustu BEÜ Rektörü.

Yanıt vermedi.

Açıkçası bu soruyu yanıtlayamadı.

 

Üniversitenin ilçelere göre dağılımında aslan payı merkez ilçenin.  13 bin 732 öğrenci merkezde okuyor.

Ya ilçeler.

Merkezi 2512 ile Alaplı izliyor.

Burun farkıyla Ereğli üçüncü, Çaycuma dördüncü, Devrek beşinci ve Gökçebey ise altıncı sırada. Yeni ilçeler Kozlu ve Kilimli değerlendirmenin içinde değil şimdilik.

İşte durum burada çatallaşıyor.

Konu hemen Ereğli’ye gelince bant kayıtlarına şu konuşması geçiyor: “Biz koşuyoruz. Ereğli de spekülasyon oldu. 2 yıl içindeki artışı görmeliler. 2 yıl önce neredelerdi.  Oradaki yöneticilerle iyi  diyalogum olmayabilir, sıkıntı olabilir, hiç önemli değil. Benim için problem yok. Meslek yüksek okulu da, fakülte istediler de vermediler de al meslek yüksek okulu diye olmadı. Ben Ereğliye  meslek yüksek okulu açıyoruz çalışmayı başlattık dedim. Ereğli’ye fakülte vermiyoruz Ereğli ayağa kalkıyor ondan sonra alın size meslek yüksek okulu diye böyle bir şey yok.. Zaten biz Ereğli’de meslek yüksek okulu açılması için dosyayı hazırlayıp YÖK’e göndermiştik. Ereğli de zihinler biraz karışık, berrak değil. Biz Ereğli’yi seviyoruz. Ha bu bir şeylere rağmen olabilir mi olabilir. Biz o kadar bir şeylere rağmen iş yapıyoruz ki. Hiç problem değil.”

 

Bu ifadelerin ardından Kredi Yurtlar Kurumu’nun 2012 yılında Kdz. Ereğli’ye yapmak istediği yurt konusundaki ödeneğinin yer gösterilmediği için geri gittiğini açıkladı rektör.

Bu nasıl iş?

Ödenek var ama yer bulunamıyor koskoca Ereğli’de!

Bunun sorumlusu kim desem ne değişir?

Çünkü Ereğli laylayloma hazırlanıyor yine.

 

Ereğli’den devam ettiğimizde; Eğitim Fakültesinin dışında Deniz İşletmeleri Yüksek Okulu’nun dört yıllık olduğunu ifade eden Rektör, bu okulun fakülte olabilmesi için 3 bölümün daha kurulması gerektiği bilgisini de verdi.

Mahmut Özer’in açıklamalarının Ereğli penceresinde; Kireçlik de vardı. Üniversite Kireçlik’i bırakmıyor. Bu çok güzel bir haber. Umarım o tahsis edilen alanı koruyarak Kireçlik’i en azından sosyal yaşam alanında değerlendirirler. Hemen bu konuda bir bilgi paylaşımı yaptığımda; yaklaşık 25 yıl önceye giderek İstanbul Teknik Üniversitenin (İTÜ) Kireçlik’teki maden ocaklarını maden fakültesi için TTK’dan kiralamaya kalktıklarını ve bu alanın ayrıca İTÜ’nün tatil köyü yapmayı düşündüklerini hatırlatmış olayım. Kireçlik’in termik santrale kurban edilmemesi yönünde üniversitenin taşıdığı sorumluluk çerçevesindeki duruşu devam etmelidir.

 

Üç saate yakın konuşan Prof. Dr. Mahmut Özer’in yaptığı açıklamalar içindeki bilgiler o kadar çok ki.

Keşke  bunca bilgiyi tek toplantıda sunmak yerine, konu konu ve bölüm bölüm aylık toplantılar veya açıklamalar ile paylaşsaydı..

Sonuç olarak Rektörün verdiği bilgilerden çok yararlandığımı söyleyeyim ama çevre konusunda tatmin olmadığımı da belirtmek isterim.

Üniversitenin çok yönlü kirlenme içindeki Zonguldak’ın geleceğini yönlendirme anlamında çevreye bakışını ve görüşleri kamuoyunun ışığı olacaktır. “Termik santrallere nasıl bakıyorsunuz?” soruma “çevreye duyarlı termik santrallerin bulunduğu” gibi bir ifadeyi hükümetin politikasına taşıyarak beklediğim yanıtı vermemesini eksiklik olarak gördüm.

Çaycuma Süt’ün Sahibi ve dostum Hüsnü Sami Alpan kaza geçirdikten sonra Bakacakkadı’da yaptığı bir toplantıda o dönem adı ZKÜ olan üniversitemizi “ZONGULDAK’IN EN BÜYÜK HAZİNESİ” sözleriyle değerlendirince haberimin başlığı bu olmuştu.

Evet Zonguldak’ın bu en büyük hazinesi olan üniversitemiz polemiklere bulaşmadan iki yıl içinde büyük işler başarmış, bunu dinleyerek öğrendik.

Teşekkürler BEÜ.

Zonguldak’ı siz koşturacaksınız.

Koşma heyecanınızı da hiç yitirmeyin.