SANTRAL NEREYE?
Eyüp BEKTAŞ
AKP Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, Hema?nın Köseağzı?na kurmak istediği termik santralın Amasra?da gerçekleşeceğini açıkladı.
Bu söz ne kadar gerçek bilemiyoruz.
Bildiğimiz, Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen?in de, Köseağzı konusunda endişeli olduğu ve ?Zonguldak?ın her yerine termik santral kurulmaz. Biz bu tür tesisleri Filyos?ta toplamak istiyoruz? görüşünün ne kadar haklı olduğu.
Ancak buna rağmen, Hema?nın Köseağzı konusundaki ısrarının devam ettiğine dönük bilgiler de geliyor.
Ereğli ile bölgenin canına okuyacak olan termik santral da neden ısrar ediliyor?
TTK Armutçuk Müessesesi ile TTK Armutçuk Müessesesi?nin Alacaağzı ocağını rödevans sistemiyle işleten Hema?nın birlikte toplam üretiminin Köseağzı?nda kurulmak istenen santralın hammadde gereksiniminin karşılamayacağı da iddia edilirken, işin altını karıştırmaya devam ettiğimizde farklı ipuçlarına ulaşıyoruz.
Köseağzı Ereğli?nin ciğeri.
Bir ciğer resmen kanser hastalığına terk edilir mi?
Ve hangi ulusal bilinçteki bir işadamı böyle bir ciğeri yok etmeyi düşünür?
Hema?nın amacı termik santral kurmak mı; yoksa Köseağzı?nı ele geçirerek başka planları gerçekleştirmek mi?
Bu işte bir iş var.
?Derin iş? demiyorum, bu aralar derinlikler de derin aranıp duruyor da...
SUSKUNLUĞUN SEBEBİ
Kdz. Ereğli Milli Eğitim Müdürlüğü?ndeki uygulamalar konusun da ortaya atılan iddialar ve belgelere rağmen, olayın mutapları susuyor?
Neden?
Bu ilçenin kaymakamı var?
MHP il Başkanı Mustafa Korkutan?ın Köydes Projesi çerçevesinde Ereğli?ye hizmet yapılmadığına dönük açıklaması aynı gün yanıtlanırken, Kdz. Ereğli Milli Eğitim Müdürlüğü hakkındaki iddialara neden açıklık getirilmiyor?
Hatta, AKP il Başkanı Celil Uzun, Korkutan?a verilen yanıt ile ilgili açıklama yaparken, Milli Eğitim Konusu?nda niye susuyor.
Yoksa, o iddialar gerçek mi?
Bu anlamlı suskunluğun bozulmasının sırası gelmedi mi?
Bırakın, AKP yanlısı kadroların sessizliğini de, devletin memurları neden susuyor bunu anlayamıyorum...
BANKA SOYGUNU
Bankaların, müşterilerinden değişik isimler altında yaptıkları kesintilerin yargı tarafından bozulmasının ardından tüketici dernekleri açıklama yaparak, bu tür kesintilere karşı ilgili bankaların genel müdürlüklerine başvurulması gerektiğini belirterek, tüketicileri bilgilendiriyor.
Benim bunu anlayamıyorum.
Ortada bir yargı kararı var ve bankalar bunu nasıl uygulamaz?
Ve bu gizli soyguna karşı neden tüketiciler iadeli taahhütlü mektuplarla bankaların genel müdürlüklerine başvuururlar?
Akıl alır gibi değil...
Yargı kararına uymayan bir kurum olur mu?
Oluyor ise, bu devletin ilgili makamları neden gereği yapmaz. Örneğin, bankacılık yetkilerinin askıya alınması gibi.
Yani şimdi vatandaş, 2 YTL?lik bir kesinti için daha çok para ödeyerek ve sonucunun ne olduğunu bilmediği mektuplarla hak mı arayacak?
Tek kelime ile saçmalık.
Dahası, bu devletin acizliğidir.
Vatandaşın cebindeki o küçük paraları bile koruyamayan devlet olmaz ki.
HABER HIRSIZLIĞININ
5 MİLYAR TL CEZASI VAR
Yayınladıkları, gazete ve internet sitelerinden ?kes-yapıştır? yöntemiyle haber hırsızlığı yapanlardan bıkıp usananlar dert yanıyorlar.
Oysa, 5187 sayılı Basın kanunu?nun ?Yeniden yayım? başlıklı 24. maddesi çok açık:
?Bir süreli yayında yayımlanmış haber, yazı ve resimleri kaynak göstermeksizin yeniden yayınlayanlar beşmilyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezası ile çarptırılırlar.
Bu eserleri, yeniden yayım hakkı saklı tutulmuş olmasına rağmen, süreli yayın sahibinin izli olmadan yeniden yayımlayanlar yirmimilyar liradan kırkmilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.?
Madde açık... Gazetecilik mesleğinin asalakları olarak tabir edilen bu haber hırsızlarıyla yasal anlamda mücadele edilmediği takdirde, hırsızlık alışkanlık yapıyor.
Kötü örnek yaygınlaşınca da, hırsız sayısı çoğalıyor.
Bu yozlaşmaya dur demenin zamanı çoktan gelip geçti de, taşın altına elini koyacak olan yok...
Yorumlar