Sinop Gerze ayakta.
Bartın Amasrada öyle.
Ses veriyorlar.
Verdikleri her seste de sağırlaşan kulakların zarlarına öhe yapıyorlar.
Anlayanlar anlıyor.
Bilenler de bilip aydınlanıyor Sinop ve Bartından çıkan bu ölüme hayır haykırışlarından.
Ama Ereğlide tık yok.
Peki neden?
Ölüm denilen termik santral.
Bu bölgenin geleceğine vurulacak en büyük darbelerin başında gelir termik santral.
Bacadan çıkan kimseye ayrıcalık da tanımaz.
Boğazdan girer ve yerleşir oraya.
Sonrası malum kanser.
Hastane hastane dolaştırarak ve çektirerek öldürür.
Bu açık ve net.
Durum böyle olmasına rağmen ise Ölmek ve çocuklarımın geleceğini korumak istiyoruz diyen bir tek hareket yok bölgemizde.
Uyuyoruz topluca.
Ve neden?
İşte Kireçlik orada.
Ham yapmak için fırsatçılar da pusuda.
Doğaldır da.
Tamam da halk nerede?
Muhtarlar nerede?
Kendilerine sivil toplum örgütü diyenler nerede?
Evde yoklar mı?
Termik santral öldürür.
Ama öyle hoşgeldisefasıyla öldürmüz.
Süründürerek öldürür.
Kan tükürtür.
Ağrılarla kıvratır.
Kemoterapi aldırtır.
Saçları döktürür.
Şişirir.
Ve en sonunda kurutur.
İskelet gibi bırakır insan bedenini.
Bunun adı kanserdir.
Kanser efendim kanser.
Bartın ve Sinoptaki eylemleri izliyorum sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile.
Arkadaş bile oldum bazı dostlarla.
Eylemlerini alkışlıyorum küçük iletilerimle.
Ve dayanışıyorum her anımda yüreğimle.
Peki ya biz?
Biz ne yapıyoruz?
Adında çevre ifadesi olan derneklerimizden bile tık yok.
Niye?
Bu duyarsızlığı yıkacak olan çocuklar ve gençlerimizdir.
Sağlıklı bir yaşam haklarını dile getirmelidirler her platformda.
Kapı kapı dolaşarak uykuya kilitlenenleri uyandırmalılar.
Yerel yönetimleri harekete geçirmelidirler.
Okullarındaki çevre kollarıyla iletişim kurup termik santrale hayır sloganları geliştirmelidirler.
Yok başka seçenek.
Yok!..
Arpalar şenlik şenlik olup da, yandaş-mandaş dönüşünce çevre sözü batıyor büyüklere ki, iş çocuklar ve gençlere düştü.
Haydi gençler.
Siz kırın şu sessizliği.
Siz!..