Kemal Anadol Ereğli’ye geldi ve Alemdar Müze Gemisi’nde son kitabı olan “Kulağım Karadeniz’de” isimli kitabını imzaladı.
Çok hoş bir ortamda yapılan bu imza gününün rengi ise Ereğli türkülerinin de seslendirilmesi oldu.
Katılım bir hayli yüksekti de!
Konu Alemdar’dı.
Alemdar’ın Kurtuluş Savaşı’ndaki üstlendiği sorumluluktu.
Ankara hükümetinin imzaladığı ilk uluslararası anlaşmaydı.
İlk deniz şehidi Recep Kahya’nın yattığı yerdi Alemdar.
Ve ülke ve Ereğli tarihinin bu çok önemli olayının anlatıldığı imza gününde, Kaymakamın dışındaki yerel yöneticiler yoktu.
Hani şu vatandaşın beddua üstüne beddua saydırdığı terminale gidiş geliş sorununa çözüm mü arıyorlardı?
İlginç.
Yerel kültürü öğrenip tanıtma görevi de bulunan yerel yöneticiler Alemdar’daki etkinliğe katılmayarak hangi mesajı vermek istemiş olabilirler ki?
Tuhaf!
Ama şu var: Alemdar Müze Gemisi’nin önüne (yasaklar sözleşmesi de olmasına rağmen) çadır kurdurup döner sattıranlardan zaten başka ne beklenebilir ki?
Ha bir de CHP örgütleri yoktu?
Niye ki?
Çok mu işleri vardı da, eski Grup başkanvekillerini yalnız bıraktılar?
Vefa sahiden de semt adıymış!
İkinci tuhaflıkta bu ya!
**
GÜNÜN MESAJI
bir af tartışmasıdır gidiyor. daha doğrusu toplumu hazırlıyorlar. af, hüküm giymiş olanları salıvermek!
hiçbir soruşturma, yargılama olmaksızın binlerce emekçiyi ihraç edenler, hatta bu emekçilere yargı yolunu kapatanlar sebep oldukları haksızlığı ortadan kaldırmak yerine hüküm giymiş olanlara af tartışıyor.
er geç geri döneceğiz. ; gün gelecek bu yargı sistemi bile hakkımızı iade edecek. bize doğrunun, gerçeğin, emeğin yanında olmanın onuru; bu ihraçlara zemin hazırlayanlara ise kindarlığın utancı kalacak...
Salim Çalık
**
MEB’E ÖNEMLİ ÖNERİ
Anne babaların çocuklarının eline silah verip insan öldürttüğü, sokak köpeklerinin, kedilerinin hedef gözetilerek öldürüldüğü, gözlerinin oyulup, bacaklarının kesildiği, maganda cinayetlerinin her geçen gün arttığı, şiddetin ilkokullara kadar indiği günümüzde şiddete ve bireysel silahlanmadaki artışa dikkat çekmenin önemi daha da artıyor diye düşünüyoruz…
Tüm toplumu tehdit eder boyuta gelen silahlanmanın ve silah satışının pervasızca yapılmasının önlenmesini ivedilikle talep ediyoruz. Öfke kontrolü eğitimini okul müfredatına alınmasını, ilkokuldan, hatta ana okulundan itibaren öfke kontrolü ve cinsiyet eşitliğini çocuklara öğretilmesini özellikle öneriyoruz…
Ve Umut Vakfı olarak duyarlı insanlarla birlikte mücadeleye devam diyoruz…
**
DARISI !
Rusya'da 20 yaşındaki bir hukuk öğrencisi olan Anna Dovgalyuk tarafından, metroda bacaklarını haddinden fazla açarak oturan erkeklere yönelik bir protesto başlatılmış.
Genç kız fazla yayılan erkek yolcuların bacak aralarına bir şişe suyu boca ederek, “doğru otur!” diye uyarıyor. Ve bu anlar kameralar tarafından da “ibretlik” diye kaydediliyor.