Ne kadar bilgin var ise o kadar değerlisin.
Ne boy ne pos.
Ne endam veya güzellik.
Hepsi hikaye bunların.
Bilgin kaç kilo?
Ne eder?
Değeri var mıdır?
Bilgiyle birlikte emek gücü yan yana geldiğinde o alanda başarıyı yakalamak hiç de güç değildir.
Başarı emek demektir.
Emeksiz başarı diye bir kavram asla yoktur, satın alınanlar dışında tabi ki?
Bilgi katılımcılıkla çoğaltıldığında orduları yıkar ve geçer.
Bu nedenle akıllı insanlar ?katılımcılık? gerçeğinden korkup kaçmaz, tam aksine üstüne üstüne gider.
Kimin ne kadar bilgisi var ise katkı sağlar ve güçlenir katılımcılık.
?Aklın yolu birdir? denilen de budur ya!..
Bu aklın yolunu iyi kullananlardan biri Erdemir?dir.
Erdemir?in öneri geliştirme ve değerlendirme sistemi olan hareket, kuruma bir çok katkı sağlamış ve düşünceleriyle bu hizmetin gerçekleştirenler de hep ödüllendirilmiştir.
Sektörü bilen ve özümseyenlerin düşünce zenginliği ile elde edildi bu başarılar.
Ama ilçemizde ve bölgemizde Erdemir?in dışında bu sistemi destekleyen, kabullenip kendi sistemlerine adapte eden bir başka kurum olduğunu da sanmıyorum.
Örneğin TTK bu konuda hep kalıplaşmış duvarların dışına çıkamayarak, kurumun daha verimli çalışması için çalışanların düşüncelerini harekete geçirecek bir sistem kurmadı.
En son yaşanan olayla düşündüm bir çok konuyu.
TTK Armutçuk Müessesesi?nde 44 yıl önce yapılarak hizmete giren kuyunun genel bakımı hiç yapılmamış ve geçtiğimiz kurban bayramında da bu bakımın gerçekleştirilmesi için hazırlanan iş programı çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucunda özel sektör düşünülmüş. Özel sektörün daha az maliyet ve daha az iş gününde bu bakımı gerçekleştireceği umudu, teklif ortaya çıktığında yıkılıvermiş. Özel sektör hem 250 bin Euro ücret talebinde bulunmuş, hem de 60 iş günü sonrasında iş teslimi yapabileceğini bildirirken, bazı durumlarda 60 iş gününün yetmeyebileceğini belirtmiş.
TTK yöneticileri kış öncesinde 60 gün boyunca üretimin durdurulmasının riskini alamayınca konu kurumun teknik yöneticileri tarafından değerlendirilince ?biz yaparız? görüşü öne çıkmaya başlamış.
Ve karar da böyle alınmış.
Kurban Bayramı?nda rutin olarak durdurulan üretim bu bakım nedeniyle devam etmiş.
Zaman ile başlayan yarış, teknik kadronun ve emekçilerin özverisiyle sekiz günde tamamlanıp kuyu yeniden işler hale getirilince, sevinç yumağı olmuş teknik kadro ve işçiler.
Helal olsun.
Kandilli?deki bu başarıdan mutlu olmamak mümkün mü?
GMİS?in açıklamasına göre, bu bakım işini 8 günde tamamlayan TTK teknik kadro ve emekçileri kurumun 5 Milyon TL tasarruf etmesini sağlamışlar.
İşte burada herkes frene basmalı ve olayı değerlendirmeli.
Başarı alkışla ve ödülle güçlendirilir.
Hatta en önemli yanı da özendirir ve yeni heyecanlar yaratır.
TTK yönetimi, bu bakım çalışmasını yapan ekibin tümünü taşıdığı sorumluluğa göre eller tutulur bir biçimde ödüllendirmelidir.
Kuruma kazandıran değerli olmalı.
Ve kurumda bu değerin bilindiğini ortaya koymalı.
TTK belki bu uygulama ile yeni bir değişim hareketi de başlatmış olur ve kurum çalışanlarına moral gelir.
Ne kadar değer o kadar başarı.
Ne kadar bilgi o kadar çok güç.
TTK Armutçuk Müessese Müdürlüğü Genel Müdürlüğe teklifini yapmalı ve bu konuda üst makamları ikna etmeyi başararak, tüm müesseselere örnek olacak bir adımı atmalı.
Bunun sonucunda herkes kazanır.
Ve TTK düşüncelerin öne çıkarıldığı bir kurum olma yolunda önemli bir hareket başlatır.
Ne kadar bilgin var ise o kadar değerlisin.
Bilgili olanları ödüllendirip başarıyı alkışlamaktan kaçınanların ise, profesyonellik açısından öğrenecekleri daha çok şey var vardır.