Ereğlide yeni moda ne biliyor musunuz?
Tahmin edin!
Kış ortasında ne modası olur ki.
Kıyafet desen sezon sonu indirimler başladı bile.
Erdemir üzerine moda kurulmaz.
Festival desen tadından da rayından da çoktan çıktı.
Başka ne olabilir?
Yeni bir iş merkezi mi kuruluyor diye araştırma yapsak, göç alan Ereğlinin göç verme salgınıyla başbaşa kaldığını ve ufukta da bu aynı anlayış ile devam edildiği takdirde çöküşün hızlanacağını görmemek için kör olmak gerek.
Moda?
Ortada tatlı bir moda yok.
Moda renk değiştirdi.
Tatsız oldu.
Renksiz yani.
Dahası bozuk bir moda.
İşadamı Ahmet Büyükemirustanın dediği gibi Ticari ahlaksızlık moda oldu.
Evet, evet aynen öyle.
Modanın adı çarpma.
Önce bankayı çarpma.
Sonra arkadaşı çarpma.
Ardından aynı sektördeki dayanışma içinde bulunduğun kurumu çarpma.
Bitmedi.
İşçiyi çarpma.
Dostlarını çarpma.
Çevrede ne kadar sanan güvenip de maddi varlığını risk eden var ise tümünü birden çarpma.
Yani güven denen kavramı sömürmek.
Tüketmek.
Modanın adı bu oldu.
Ne kadar çok çarparsan o kadar büyük vurgun vurursun.
Örnek mi isteyen var mı?
Çevremiz de çok.
Çarpan çarpana.
Çarpanlar cemiyeti kurulacak yakında.
Kötü örnek ne yazık ki yaygınlaşıyor.
Çarpmayı ahlaksız sayanların sayısı bu şekilde azalırken, Ereğlideki batık paranın 120 milyon tlyi aştığına vurgu yapılıyor.
Bu para battı.
Batıran kim?
Ereğlideki ticari ahlakını bitirmiş tüccarlar.
Bu tüccarlara arsız ve hırsız diyor Büyükemirusta.
Bilerek bu yola tevessül edip, ilçenin itibarını zedelediklerine dikkat çekenlerin umutsuzluklarını umuda dönüştürecek bir heyecan da yok ortada.
Tam aksine, ha battı batacak diye görülenler son çırpınış olarak amaca giden yolda kullanılabilecek tüm araçları kullanmaya çalışıyorlar.
Aman dikkat.
Yeni bir fırtına daha geliyor.
Yine birileri sürüklenecek bu batış selinde.
İmdat! diye dövünmeye kalktıklarında ise darbeyi kefil olduklarından yiyecekler.
Bunun ilk işareti sıfırı tüketmiş olanların bol bol emlak satın almalarından belli değil mi?
Ne kadar çok emlak o kadar ipotek de.
Gel batmak isteyen tüccar gel.
Gel de yeni modaya ya uy ya da uyma.
Tercih senin.
Bu moda bataklar modası.
İster bu bataklığa girer ve fotoğraf çektirirsin.
İstersen, ticari ahlaklılar çizgisinde saygınlığını korursun.
Zevkler ve tercihler ne olurmuş?
Tartışılmazmış.
O halde.
Modayı yaratmak elde.
Elde var bir de.
Üç nerede, bir nerede yakında belli olur