Bireysel Silahlanmaya Hayır Kampanyasına Katılma çağrısını;
Bireylerde ve özellikle gençlerde; Tartışan ve tartışılan, yaratıcı, etkileşimsel, görüş bildiren, yapıcı olma bağlamlarında "Sorumlu Yurttaş" olma bilincinin geliştirilmesi,
Ülkemizde hızla artan bireysel silahlanma ve bilinçsizce silah kullanma sonucu yaşanan acılara dikkat çekerek "Bireysel Silahsızlanma" bilinci oluşturmak.
Sözleriyle dile getiriyor Umut Vakfı.
Peki bu Umut Vakfı niye kurulmuş?
Umut Vakfı Senedi Madde 3:
"Geleceğin teminatı olan gençlerimize Atatürk'ün izinde önderlik yapacak kişilik ve beceriler kazandırarak, onları ülkemizin gelişmesine yardımcı ve insanlığa yararlı bireyler olarak yetiştirmek; kişilere hukukun üstünlüğünü benimsetip, uygulamasında katkıda bulunmalarını sağlamak; önderimiz Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" anlayışından yola çıkarak, uyuşmazlıkların çözülmesinde barışçıl yolları seçmeyi yeğletmek; bu bağlamda uzlaşma ve (barışı sürdürme ve geliştirme) becerilerini bireylere öğretip benimsetmek..."
**
Toplumu ve özellikle de gençleri silahsızlanmaya davet eden Umut Vakfı, gençleri tartışan ve tartışılan, yaratıcı, etkileşimsel, görüş bildiren ve yapıcı olma bağlamında 'sorumlu yurttaş' bilincinin geliştirilmesi yönünde buluşmaya davet ediyor.
İyi de ediyor.
Çağdaş bir toplumda silahın ne işi olur ki?
Silah ilkel toplumların can alma aracı.
Yani yok etme.
Öldürme!
Peki AB kapısında dolandığımız ve Biz de Avrupalıyız diye slogan attığımız günümüzde Türkiye'de silahlanmadaki bu büyük yarış niye?
Hani biz çağdaştık.
Hani ilkel değildik.
Peki nedir öyle ise bu yarış?
**
Toplum da istemiyor silahlanmayı.
Düğünde, dernekte silah atılmasına tepki gösteriyor.
Çünkü biliyor bir magandanın sakatlık yapıp can yakacağını.
Ama bu eşkiyalık dur durak dinlemiyor.
Aynen gürültü kirliliği yaratan korna çalmak gibi.
Sahi biz nasıl bir toplumuz ki, gürültüden zevk alıyoruz.
Silahtan, eksozdan, kornadan, yüksek volümlü müzik dinlemekten niye vazgeçemiyoruz?
Bakınız silahlanmaya karşı toplumun görüşünü Umut Vakfı'nın anketinde arayalım:
11 bin 571 kişinin katıldığı çık alanlardaki düğün, nişan, kına gecesi, sünnet törenlerine silahla katılmak yasaklanmalı mı konulu ankette; yüzde 94 EVET YASAKLANMALI yanıtını veriyor.
Toplumun yüzde 94'nün kararını kim yerine getirmeli?
Elbette bu ülkeyi yönetenler.
**
Zonguldak'ın önceki valilerinden İsmet Metin silah ruhsatı vermemekle eleştirilirdi.
Oysa Vali Metin Benim görev yaptığı yerde vatandaş silah ruhsatı için ısrarcı oluyorsa, kentte bir başıboşluk vardır. Güvenlik kuvvetleri zafiyet içinde midir ki, silah ruhsatı talebinde patlama var der ve silah ruhsatı vermezdi.
Umut Vakfı da silahlanma tehlikesinin önemini dikkat çekmek için seminerler düzenliyor. Bu seminerleri de öncelikle, topluma bilgi akışını sağlayacak olan medyaya ulaştırmaya çaba gösteriyor. Medyanın doğru bilgi akışını sağlaması elbette ki toplumun dikkatini bu gözden kaçan ama çok önemli konuya çeker.
Umut Vakfı bu nedenle Zonguldak'a geliyor ve medya mensuplarına seçkin konuşmacılarıyla seslenerek bilgi sunacak.
Gidip dinleyeceğiz.
Kamu sorumluluğumuzun bilinci içinde edindiğimiz bilgileri de kamuoyuna aktaracağız.
Bizim işimiz bu.
Yani bilgiyi doğru yerden, doğru biçimde alıp, doğru şekilde pişirerek haber servisi yapacağız.
Silahlanmaya karşı yürütülen mücadelede de çorbada bir gram tuzumuz olur ise yaşayacağımız manevi haz ile mutlu olacağız.
Umut çok güzel bir isim.
Hep sevmişimdir bu ismi.
Umut ve barış.
Bir de sevgi