Mart 2009 yerel genel seçimlerinde Kdz. Ereğli Belediye Başkan adaylığı konusunda rakipsiz kalmama rağmen (AKP Milletvekili Sayın Fazlı Erdoğan`ın karşıma çıkıp da AKP`den belediye başkanlığına aday olmayacağını açıklamasından sonra) doğup, büyüdüğüm ve yaşadığım kentime olan büyük sevdamın gereğince, büyük heyecanla başladığım vaatlerimi anlatmaya devam. Durmak var mı? Yok!.. Şimdi iş zamanı. Biz söz ile değil eylemle icraat yaparız. Durmak yok ve yola devam. Bas gaza. Korkmayız! Minderden asla kaçmam. Hodri meydan çekmişim bir kere. Milletvekili bile olsa rakip tanımıyorum çünkü. Takılmayı kıvamında ve tadında bırakarak “;;;Vaatlerim II”;;;ye başlayayım bakalım. -Kdz. Ereğli’;;;de dünyaya örnek bir kent yaratmanın birinci aşamasının gürültüsüzlük olduğunun bilinci içinde nasıl ki kornaları öncelikle otobüs, minibüs, taksilerden söktürdüm, anında şu ses sistemi denen bir gıcırtı var ya, sistem devre dışı bırakacağım. Bu dünyadan göçüp giden biri için koskoca kenti anons sistemiyle gürültüyle boğmayacağım. Bir kişiye başsağlığı dileyeceksem de; ya gidip ziyaret edeceğim, ya da telefon edeceğim. Anons sistemiyle ‘;;;ey millet ben şuna başsağlığı diliyorum, siz de bilin, benim adımı öğrenin”;;; gibi popülistlikle gürültüyü yan yana getirmeyeceğim. Bu kentte bilgi bankası kuracağım. İsteyen her vatandaş bilgilerini sisteme kayıt ettirecek ve isteyen herkes de hangi haber ile ilgili ise, o haberin cep telefonuna veya e-posta adresine mesaj olarak gelmesini isteyebilecek. Ayrıca çok aktif hale getirilecek olan veb sayfasında tüm duyurular ilan edilecek. Acil olaylar veya akşam nereye yemeğe gidecekseniz, rezervasyonunuzu bu veb sistemiyle yaptırma şansına kavuşacaksınız. Bu veb sitesi öyle bir site olacak ki, bilgi bankasının nasıl kurulacağını dünyaya anlatacağım. En az 3 dilden ulaşılacak veb sitesi, öncelikle gurbetçilerimiz ile iletişim köprüsünde özlemle buluşacağız. Yani; Mart 2009 tarihinden sonra Kdz. Ereğli’;;;de anons sistemi yok. -Makam araçlarını satacağım için, acil ulaşım aracına gereksinimim olduğunda, duraklardan taksi çağıracağım. Ama her taksi çağrılışta bu aracın plakası farklı olacak. Bir taksiciyi belediye ile özel anlaşma yaptırarak rant yaratmak falan yok öyle. Acil olayların dışında ve kısa mesafelerde tabanvay harekete geçirilecek. Veya toplu taşıma araçları ne güne duruyor. Belediye başkanı özel biri mi. Halktan kopuk başkan mı olurmuş. Başkan halkın içinde olur. Başkanlık makamı hava basma yeri değildir. -Genel toplantılar ve gündemli genişletilmiş toplantılar dışında bir tek meclis üyesini yanımda bulundurmayacağım ve başkanlık makamında, sekreter odasında, zabıtada veya bir başka alanda meclis üyelerinin malum sultanlığına asla izin vermeyeceğim. Meclis üyeliğinin adı “;;;kuyrukluk”;;; değildir. Meclis üyesi halkın içinde olur ve halk ile birlikte belirledikleri ve herkesin bildiği konuları rapor halinde yazılı belediyeye ulaştırır. Başkanın çantası meclis üyeliğini mezara gömeceğiz. Meclis üyeliği titrinin ne kadar önemli olduğunu kadro hareketini öne çıkararak, halkın gerçek beklentisini doğru okuduğumu listemle ortaya koyacağım. Çünkü, bir meclis üyesinin ne olduğunu okuyup araştırmayan ve öğrenmeyeni listeye almayacağım. Sınav var sınav. Hepimiz sınavdan geçeceğiz. Bu işi bilen uzmanların kuyumcu terazisinden geçip başarılı olmadıktan sonra listeye falan girmek yok. Yol geçen hanı değil bu işler. Şunun bunun adamı veya şuralı buralı değil, “;;;ne kadar bilgiliysen o kadar insansın”;;; ilkesi konuşacak artık. Tribün şov yapanlarla ne işimiz var. Ne kadar Abbas var ise güle güle. -Kentin özellikle kenar mahallelerinde ev ve bahçe içlerindeki tüm mezarları kaldıracağım. Büyümenin yolu derlenip toparlanmaktır. Bu nedenle daha önceden yapılan aile mezarlıkları da mahallelerin ortasında kalmıştır. Şehrin ortasındaki mezarlığı da lise binasıyla birlikte kaldıracağım. Kışla Mezarlığı dahil tüm mezarları Belen’;;;deki mezarlığı taşıyacağım. Belen Mezarlığı’;;;na gerçek anlamda beş yıldız takacağım. Ölüye nasıl saygı gösterileceğini; yaptıracağım mezarlıkta kanıtlayacağım. Kent ortasında artık mezarlık olmaz. Kdz. Ereğli hızla büyüyor. Bu büyümeyi bugünden düşünmek doğruları söylemektir. Mezarlık tek yerde ve ölülerimize yakışan şekilde doğayla tam anlamıyla bütünleşerek yapılacaktır. -Festival 2009 Temmuz ayında ne yazık ki “;;;sizlere ömür”;;; olacak. Kdz. Ereğli’;;;nin öyle sokağa saçılacak parası yok. Bu kentte yaşayan işadamları ve kurumlar festival için haraç vermekten kurtulmanın özgürlüğünü yaşayacaklar. Bir tek bankanın merdiveni bile “;;;para vereceksin”;;; diye kırılmayacak, kaldırımlar sökülmeyecek. Yerel yönetim elbette ki festival de yapacak ama bir başka kapsamlı etkinlikle. Azıcık sabredin anlatacağım. -“;;;Konuşabilmek bir kültürdür”;;; diye çizdiğimiz semt festivallerinin yol haritasında; kentin 4 ayrı ve uç noktasında merkezler belirlenecek. Yaz aylarında, her ay ayrı bir noktada olmak üzere semt festivalleri yapılacak. Bu alanlar çok amaçlı hizmetin gerçekleştirilebileceği özellikler düşünülerek seçilecek. Çevre düzeni yoğunluğuyla yapımı tamamlanacak cennet bahçelerinde, yapay maddeler yerine doğal ürünlere (salıncaklar veya bazı maddeler plastik olmayacak) öncelik verilecek. Yılın her ayında o çevredeki vatandaşlara çok yönlü hizmet verebilecek bu alanlarda, yerel kültürün öne çıktığı ve üretkenliğe dayalı ürünlerin etkin yarışmalarla teşvik edileceği festivaller yapılacak. İşin türkü-şarkı eğlence bölümlerinde ise, öncelikle Batı Karadeniz’;;;in diğer il ve ilçelerinden davet edilen yerel sanatçılar halkın karşısına çıkarılacak. Kesinlikle alemi cihan bile olsa, bedava olmadıktan sonra İstanbul’;;;dan sanatçı çağrılmayacak. Festivallere maddi katkı sağlama konusunda, saydam bir yol izlenerek ve halkın içinden (benim, meclis üyelerinin veya muhtarların değil) temsilciler bu komitenin içine alınarak, yurt dışından kaynak yaratmaya gidilecek. İmece usulü yöntem yeniden kurulup, kentlilik bilincinin önemi her platformda öne çıkarılacak. Semt festivallerinin “;;;tanıtma”;;; bölümünde teknolojik olanaklar sınırları zorlayarak kullanılacaktır. -Adını dünyaya duyuran Kdz. Ereğli Belediyesi’;;;nin bir kütüphanesi yok bunu biliyor musunuz? Evet vallahi yok, billahi yok. Kentin her noktasındaki tüm afişleri nasıl söküp atacaksam (öncelikle bana ait olanları) ilk işim belediye kütüphanesinin kurulmasını sağlamaktır. Kdz. Ereğli ve bölgeyle ilgili tüm kaynakları bu kütüphanede toplayacağım. Dünyadaki tüm üniversite ve müzeler araştırılarak Kdz. Ereğli’;;;nin adının geçtiği tüm belge ve bilgilere ulaşılarak, en azından birer örneklerinin kendi kütüphanemizde bulunmasını sağlayacağım. Bu konuya duyarlı içimizdeki dostları önce kütüphane ve sonrasında da belediye müzesi kurmak için görevlendireceğim. Orkelog, tarihçi, turizmci, fotoğrafçı ve uzmanlardan oluşan en az bir ekibi, öncelikle merkezdeki mahallelerle ilgili çalışma yapmaya ve sonrasında da belde ve köylerimizin tarihsel süreciyle ilgili araştırmak yapmak üzere çalıştıracağım. Hah işte tam burada, festivale büyük katkılar sağlayan canım ciğerim kişi ve kurumlardan, finansör olmalarını isteyeceğim. İşte sponsorluk anlamında bir para harcanacak ise, bu kentin tanıtımını tarihin derinliklerine dalarak gerçekleri ortaya çıkaracak olan ekibin çalışmaları için yapılacaktır. Aday olmayı düşünenlerin de yararlanabileceği bir çok düşünce üretiyoruz. İsteyen istediğini alır. Eleştiri yüklü öneriler de içeren bu vaatlerim hiç durmayacak. Dedim ya; gerçek anlamda durmak yok. Laf olsun torba dolsun değil. Birinci sınıf vaatlerdir bunlar. ---Devamı mı daha çok---- ---Haftaya haftaya----