"Oh ne güzel dini bayram nedeniyle üç gazete yayımlanmayacak" diye kurduğumuz hayal tutmadı.
Bayram öncesi Birol Karadeniz abimizi yitirmenin derin acısı, bu kez Kadir Su ile devam etti.Ardından Noter Nizamettin'in annesinin vefatını öğrendik.
Ve en sonunda da Ahmet-Kemal Uzun kardeşlerin babası Kahraman Uzun'u yitirdik.
Her cenazede buluştuğumuz dostlar "ne oldu böyle ölümler sıklaştı" diye birbirimize sorup duruyoruz.
Sahi sıra kimde?
Tahmin ile olmuyor ki bu!
Ölüm kol geziyor sanki.
Ramazan bayramımız böyle geçti işte.
Ardından halk oylaması.
Oyumu günün ilk saatlerinde kullandım ve "hayırlısı olsun" diye sandığa attım.
Dilek işte.
Herkes kendine göre "iyi" diliyor.
Hayırlı olsun.
Bir bayram da böyle geçti ve ardından oy attık.
Şimdi bugün pazartesi.
Sonra Salı.
Ardından Çarşamba ve Perşembe derken haftanın sonu gelmiş.
Bakıyorum yaşam kontörüme sürekli harcıyoruz.
Azaldıkça azaldı.
Kimin kaç tane kontörü var ki!
Bilinmez.
Bilinemez.
Şimdi tatil yapamadık, umarız  Kurban Bayramı'nda bu fırsatı kullanma şansı buluruz.
İyi haftalar.
Mutlu mu mutlu olsun her günümüz.

CELİL UZUN'A YANIT

Celil Uzun AKP'den milletvekili adayı ve termik santrale karşı.
Termik santrale karşı bir milletvekili adayı.
Mevcutlar Zonguldak'ın üzerinden geçecek kargaları bile öldürüp Çatalağzı'na bir termik santral kurduktan sonra gözlerini Kdz. Ereğli'ye diktikleri için dikkat çekip tepki alırken, AKP'nin içinde "termik santrale karşıyım" diyen bir aday çıkması elbette güzel.
Ha o Çatalağzı'na diktikleri bacanın bedelini de; Zonguldak halkının tümü yıllar sonra kanser araştırma merkezlerini ikinci adres yaptığında anlayacak.
Neyse biz Celil Uzun'un benim ile ilgili söylediklerine bir kez daha gelelim.
Celil Uzun kendisine Kdz. Ereğli'ye termik santral kurmak isteyen Hema tarafından gönderilen dosyalardaki bilgilere güvenerek "Eyüp Bektaş 2 Şubat 2002'de de yazdığı yazıda" diyerek benim Kandilli'de termik santral kurulmasına olumlu yaklaştığımı söylüyor.
O günün koşulları içinde TTK'nın kurmayı düşündüğü ve TTK'daki mühendis kadrosunun verdiği bilgiye göre, TTK'nın kurtuluş mücadelesiyle ilgili öne sürülen seçenekler arasındaki termik santral projesine olumlu yaklaştığımı açıklamıştım.
Ama ortada bir yalan var.
Bu iddia yalan benim 2 Şubat 2002 tarihinde böyle bir yazım olmadığıdır.
Celil Uzun her dosyayı doğru olarak kabul etmesin.
Yanılır.
Yanıltırlar.

Alın size ikinci örnek aynı dosyadan.

Celil Uzun, Kireçlik'te fuel oilden termik santralı yazdığımı ve bunun da bir hata olduğunu öne sürüyor.
Ne diyeyim?
Bir şey demeden doğrusunu söyleyeyim en iyisi.
Yaklaşık 15 yıl önce İstanbul Çırağan Sarayı'nda bir imza töreni vardı. Bu imza törenini Madenci Gemi Sanayi ile Güney Koreli bir firma düzenlemiş ve Kireçlik'te atık fuel oilden elektrik enerjisi üretmek için santral kurma anlaşması yapmışlardı. Bu anlaşma kağıt üstünde kaldı, çünkü yatırım yapılmadı. Bildiğin kadarıyla Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'ndan "fiyat garantisi" alamayınca proje askıya alındı.
Yani, benim o tarihte yazdığım yazıdaki fuel oilden ifadesi yanlış değildir, tam aksine doğrudur.
Sanırım Celil Uzun o tarihler ve daha eski yıllarda yaşananlarla ilgili bilgi eksikliği nedeniyle "kömür yazacağına fuel oil yazmış" sözleriyle yanlış yapmıştır.

Konu Kireçlik olduğu için bir bilgi daha vereyim. Yakın zamanda yine yazdım ama, Kireçlik'te ilk proje İstanbul Teknik Üniversitesi'nin girişimi ile başladı. TTK'nın çekilmesi ile boşalan Kireçlik'teki maden ocaklarını tatbikat ocağı yapmak isteyen İTÜ, bu alanda yine sosyal tesisler de kuracak ve İstanbul-Kireçlik arasında deniz otobüsleri çalıştıracaktı. Bu proje gündeme geldiğinde TTK'nın Genel Müdürü Zekai Akcan'dı. Aynı Akcan şu anda Hema'nın bağlı bulunduğu Hattat Holding'in de danışmanı.

Celil Bey'e önerim, bölgeyle ilgili bazı iddiada bulunurken; geçmişi iyi araştırıp öğrenmesidir.