Belediyenin plaj tesislerinin kirletilmesiyle ilgili yaptığımız habere “Buradan insan geçti” başlığını attık.
Haber çok ilgi gördü.
Tabi ki ilgisinin temelinde haberin başlığı çok önemli oldu.
Çünkü; kirletilen bölgenin çöp yığını fotoğrafının üzerine bu başlığı atarsanız doğal olarak çok dikkat çeker.
Öyle ya, insandan başka ne geçer de öyle bir kirlilik bırakır?
Yanıtı olmayan bir soru o başlıktaki ifade.
İnsanın ayağının, elini değdiği doğada kirlenme var, kirletilme var, ekolojik dengesinin bozulması var.
Plajı kullananlar insan.
Hem de ortak yaşam alanı olarak kullanılıyor ama o çöplerin arasında olmayan yok.
Hatta, battaniye bile bulunuyor.
Başka neler yok ki neler.
Saymak bile yakışık almıyor.
Gelelim madalyonun arka yüzüne.
Bu habere yapılan yorumlar arasında insanı savunma anlamında haklı tespitler de var.
Örneğin çöp kutusu azlığından şikayet ediyorlar.
İkincisi de çok önemli, o koskoca kumsalda belirli mesafelerde temizliği de sıkça yapılacak tuvaletlerin bulunmadığı belirtiyor vatandaş.
Haklı mı?
Kesinlikle…
Belediyenin hem bu çöpleri bırakanlarla mücadelede caydırıcı önlemler alması hem de diğer temel gereksinimleri temin etme ve yerine getirme sorumluluğunu da hatırlatarak, “daha temiz çevre” ilkesiyle hareket edelim ki, “BURADAN İNSAN GEÇTİ” denilemesin.
**
Şu “Yeni!” İfadesi ne zaman ki kullanılıyor orada bir hareket bir hareket.
“Yeni” denilince, “Yeni Rakı” anlaşılmıyor.
Bu moda yeni moda.
Bu yeni ifadesinde “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” vurgusu var.
Belki tam karşılığı “Yeni Osmanlı Cumhuriyeti” de olabilir.
İsteyenin bir yüzü kara.
Kara olmasına kara da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti kimin neresini ve nasıl rahatsız ediyor ki?
Allah Allah!
Ha bir de, adına yeni sözcüğünün eklendiği partiler de var.
Yeni CHP gibi.
Aslında bu söz doğru.
Atatürk’ümüz 1938’de vefat edip sonsuzluğa uzandığında, CHP’den de ayrılmıştı.
O CHP bu CHP değil çünkü.
O CHP ülkeyi kurandı, şimdikiler “Yeni” deyip duruyorlar zaten.
Bu “Yeni” vurgusu artık iyice rahatsızlık yaratmaya başladı.
O rahatsızlık gittikçe de büyüyecek gibi gözüküyor çünkü.
Ekranlarda bile öylesine bu işi kaşıyanlar artmaya başladı ki, “Yeni” sevdalıları dut yemiş bülbül gibi susuyorlar.
Niye ki?