Doğum ağrısından daha beter olduğunu söylerler hep.
Doğum ile ne ilgisi var ise.
Çekenler bilir.
Her iki acıyı da çekenler ?vallahi doğum ağrısından bile daha zor? diyorlar.
Herkes bir şey diyor.
Ben de derim.
Söylerim.
Hatta akıl bile veririm.
Aklımız kendimize çok geldiğinde, başkasına satmaya kalkarız.
Söylediklerimiz doğrudur da.
Söyleriz ama yapmayız.
?Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma? der gibi.
Muhabbet işte.
Bu ağırının adı diş.
Diş ağrısı öyle zonklatıyor ki insanın beynini.
Vuruyor güm güm.
Gözleri ile kontrolden çıkartıyor.
Ben çekiyorum da bu ağrıyı.
Canım yanıyor.
Ben böyle diş ağrısı görmedim.
Daraldım.
Hemen telefonla Kdz. Ereğli için bir şans olarak gördüğüm Turgut Sıdal?ı aradım.
?İstanbul?dan geliyorum yoldayım şimdi ağrı kesici al ve idare et, yarın bakalım? dedi bana.
?İyi, peki? dedim.
Canımın yanmışlığı ile baş başa kalıp ağrı kesici aradım.
SSK?nın masrafsız vatandaşlarından biriyim, ilaç kullanmam çünkü.
Zırt pırt doktora da gitmem.
En sevdiğim de kalp krizidir.
Uğraştırmadan götürüyor çünkü.
Diş ağrısı ?miş ağrısı derken, gündemde onca konuşulması ve yazılması gereken konulardan kendimi uzaklaştırıyorum.
Yani topu taca atıyorum.
Sezercikler ile de işim yok.
?Bana ne?? dedim ve attım.
Zonguldak?a hiçbir hizmet vermeyen milletvekillerini de dilime dolamıyorum.
Kdz. Ereğli?nin termik santral külleri ile yok olmasının önünde mücadele hareketinde küçük bir meşale yakmak bile mutlu etti beni.
Kurtlarsuyunun çalınmasına karşı sessiz kalarak, bu hırsızlığa bile kulp arayanları umursamadım.
Kdz. Ereğli Belediyesi?nin gürültü kirliliği ile mücadele yerine gürültü kirliliği yaratan olaylara seyirci kalmasını tarihe havale edip, diş ağrısına takıldım.
Bir de baktım ki bizim ağrı geçti kendi kendine.
?Oh be!? diye iki nefes aldım.
Hele ki; Fenerbahçemiz sekiz de sekiz yapıp da beşi beş yapan beş puan farkı da atınca coşkum tavan yaptı.
Ağrısız bir yaşam şeker.
Mutluluk.
Güzellik.
Boş verdim hemen Turgut Bey?e gitmeyi.
Yedim içtim.
Bahçeden gelmiş iki tane fındık bile kırdım.
Derken, tarih tekerrür etti.
Başladı ağrılar.
Gözümü açamıyorum.
Dünya uçtu gitti.
İmdat!..
Dişimin ağrımadığı günlerde dişçiye gitmeyen ve rahatsızlığını tedavi ettirmeyen bendeniz şimdi diş ağrısı çekiyor yine.
Apse var.
Apse inecek.
Ve tedavi başlayacak.
Peki bu arada bölgede ne var ne yok?
Hiç!..
Herkes halinden memnun.
Bir tek Cehepede 60-70-80 yaşındaki gençler (!) birbirinin boğazına sarılmış sıkıyor.
Anlaşılan bu cehepede gençler asla kazanamayacak.
Bizim gibi torun torba sahiplerinin elinde oyuncak olmaya devam edecek.
Ben yine şu ağrımla baş başa kalayım daha iyi.
Yazmamayı öğretiyor.
Görmedim, duymadım, konuşmadım.
Bu süreç böyle.
En iyisi susalım.
Dişim ağrıyor benim ya!..