9 AKP?li, 4 CHP?li ve 2 de MHP?li birleşerek ortak bir karara imza atmışlar.

Üç  zıt kutup bir arada ve birlikte bir kararda.

Dikkat çeken bir olay bu.

Konuşabilme kültürünün yerini her geçen gün kavga, gırtlaklama, boğma, baskı, sindirme, şantajın aldığını gözlemlediğimiz bir süreçten geçerken, TBMM?de grubu bulunan bu üç partinin birlikte bir karara varmaları ne güzel.

Yani oybirliği.

Yani güç birliği.

Yani toplumsal çıkar.

Peki konu ne?

-Elektrik santralı.

 

İskenderun Körfezine kurulması planlanan termik santral ile ilgili olarak Erzin Belediyesi Meclisi Burnaz kıyısında yapılması planlanan santrale onay vermemiş.

Yaklaşık 1 milyar dolara mal olması beklenen santralın yılda 6 bin 770GWh brüt elektrik enerjisi üretmesi ve doğalgaz boru hatları ile BOTAŞ?tan temin edilecek 178 bin 300m3/lı gaz tüketmesi planlanmış. İşletme aşamasında 80 kişinin istihdam edileceği santralın inşaat süresinin 48 ay ve işletim süresinin de 49 yıl olacağını bilen Erzin Belediye Meclisi, ülkenin değişik bölgelerinde benzeri elektrik santraların yapımında yöre halkı ile devlet kurumlarının karşı karşıya geldiği gerçeğini de dikkatlerden kaçırmamış.

Toplumdaki kaygıların giderilmediğine vurgu yapan Erzin Belediye Meclisi?nin aldığı bu kararın altında, AKP, CHP ve MHP?li üyelerin birlikte attığı bu imzayı çok önemsiyorum.

Duyarlı bir belediye meclisi işte böyle olur.

Halkın itirazlarına rağmen böyle bir enerji santralın yapılmasına izin vererek, o yörede yaşayan tüm insanların sağlığını tehlikeye atamazlardı.

Atmadılar da.

Bu oybirliği ile aldıkları kararla da, siyasetin toplumsal çıkar noktasında mutlaka bir araya gelmesi gerektiğinin en güzel örneğini verdiler.

Aferin Erzin Belediye Meclisinin üyelerine.

Bravo.

 

Kdz. Ereğli?nin Köseağzı mevkisine termik santral kurma girişimini Kandilli Belediye Meclisi (önceki dönem) kamuoyundan gizleyerek aldı.

Santralı kurmak isteyen firma belediyeye başvuruyor, meclis ?olur yapın ve bu bölgeyi tamamen öldürün? diye karar alıyor ama kimse bilmiyor.

Ta ki, konu Çevre ve Orman Bakanlığı?ndan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu için başvuru yapılıncaya kadar Kandilli Belediye Meclisinin verdiği karardan kimsenin haberi olmadı.

Uyutulduk.

Şimdi bir tarafa Hatay?ın Erzin Belediye meclisinin duyarlılığını, diğer yana da Kandilli Belediyesi?nin duyarsızlığını yan yana koyun ve değerlendirin.

 

İyi ki, Çevre ve Orman Bakanlığı Köseağzı?nı ?günü birlik turizm bölgesi? kararını dikkate aldı ve termik santral kurma girişimini format etmedi de, bölgenin geleceği kurtuldu.

Ya böyle olmasaydı?

Ucuz atlattık.

Çoluk çocuğumuzun geleceği kurtuldu.

 

Erzin Belediyesi?nin AKP?li, CHP?li ve MHP?li üyelerin aldığı kararı örnek olarak sizlere sunmamdaki maksat, yerel yönetimlerin alacağı tüm kararları ?katılımcılık? ilkesiyle yaşama geçirmelerinin sayısız yararları olduğunu vurgulamak içindir.

Bir çok yerel yönetim, sanki babadan kalma bir şirket gibi yönetiliyor.

Oysa yerel yönetimlerin gerçek sahibi o yörede yaşayan halktır.

Halkın parasını mirasyedi gibi savurup harcayan ve yerel yönetimi borç batağına sürükleyerek işlevsiz  bırakanların beceriksizliğini, tüm toplum ödemektedir.

Katılımcılık ile yönetilen kurumlarda ise hem saydamlık ve hem de güven duygusu öne çıkar ki, gizli ve kapaklı işlere vize yoktur.

Köseağzı?nda kurulmak istenen termik santral için Kandilli Belediyesi konudan toplumu haberdar ederek bir karara varmak isteseydi, inanıyorum ki bir tek belediye meclis üyesi bile termik santrale evet demezdi, diyemezdi.

Erzin?deki belediye meclisinin siyasi ayrım yapmadan bir araya gelebilme olgunluğunu gösteren üyelerini ta Karadeniz Ereğli?den saygıyla selamlıyorum.

Ve helal olsun diyorum?