AMİN
Eyüp BEKTAŞ
Almanya Başbakanı Merkel Ramazan ayında Türkiye?ye gelmiş ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer?i ziyareti sırasında ?iftara geç kalıyoruz? diyen Bakan Ali Babacan?da küçük bir fırça yemişti.
İftar saati AKP?nin şov programına göre ayarlanıyor.
Bekliyor vatandaş, bekletiliyor.
Kimi yerde de ezan vaktinin ile ileri dakikalara atıldığını okumuyor muyuz.
Neyse, Merkel?i iftara yetiştirdiler.
Hristiyan Merkel, Müslüman Başbakan Erdoğan ile birlikte ?Allah kabul etsin? çekti de iftarını açabildi beklemekten yorulanlar.
Amin.
Kırkbinlere amin?
Allah kabul etsin.
Merkel öyle bir ?Allah kabul etsin? dedi ki, sevabı AB görüşmeleri sırasında yan çizmesiyle ortaya çıktı.
Müslüman duası yaramadı Merkel?e.
Gitti, Chirac ile bir araya geldi ve Türkiye?nin AB üyeliğinin 19 ay dondurulması ile ilgili ortak karar aldı.
İşte buna amin denir.
Dedik de.
?Bir ülke içten parçalanır? görüşünü tartışmaya gerek var mı?
İçten parçalama konusunda bir hayli deneyim sahibi emperyalist güçler, BOP politikaları çerçevesinde Türkiye?yi ?ılımlı İslam? dayatma ve yutturmacasıyla, istedikleri gibi yönlendiriyor.
Ne ilginçtir, ılımlı İslamcılar Ameri-kan?a ?emperyalist? değil, ?küresel ortağımız? da diyorlar.
Herhalde, Irak?ta, Afganistan?da, Lübnan?da öldürülen Müslümanlardan bihaberler.
Ne tuhaf işler bunlar.
Ilımlı olduk olalı, işler ters gitmeye başladı.
Ilık ılık götürüyorlar.
Dağlar gibi sermayeye birikti maşallah.
Allahım sen zeval verme yarabbi?
Tarih kitaplarında Almanya?yı hep müttefik olarak bildik.
İngiliz?lerin kazığına karşı hep Almanları kalkan yaptık.
Bu gönül bağı II. Dünya Savaşı?nda, savaş dışı kalabilme akılcılığını göstermemize rağmen de sürdü ve bugünlere geldik.
Almanya?da milyonlarca Türk yaşıyor.
Çoğu da, yerleşmiş o bayan elin memleketine.
Bu tarihi dostumuz Almanya?nın Başbakanı Merkel bir tuhaf.
İftar soframıza çağırıp onurlandırdık ama o bizi AB?nin bilmem kaç yıl süreceğini falcıların bile bilemediği yolculuğunda sırtımızdan vurdu.
Bir de, dünyaya dinler arası diyalog mesajları vermiştik ortak yapılan ?Allah kabul etsin? dualarıyla.
Haram zıkkım olsun o iftar sofrasında yedikleri.
Kursağında kalsın.
Ne olacak bizim bu halimiz?
Gelen gaz veriyor, giden saz çaldırıyor.
Daha dün gibi gözlerimizin önünde 3 Aralık sürecinde yapılan sevinç gösterileri.
Gündüz gözüyle havai fişekler bile attık.
Gazetelerimizin logosu değiştirildi AB bayrağı da eklenerek.
Sanki plakamızda mavi TR var da bir işe yarıyor.
Hatice gitti tatile.
Elde kaldı netice.
Ne oldu?
Şimdi bir bardak su mu isteyelim garsondan?!!
Uzun ince bir yoldayız.
Gidiyoruz tüm kayıkçı kavgalarına rağmen gündüz ve geceler boyu da, ardı sıra bir dönüp baktığımızda neden bir gün önceki durduğumuz noktan bile gerilere düşüyoruz?
Sebep ne?
Duruş mu bozuk?
Kasımpaşa vücut dili sökmüyor mu yoksa?
?Ananı da al git? diyemiyor muyuz?
Ya da, ?Türkiye yan gelip yatacağınız yer değildir? meydan okumasını takan mı yok?
Bir yerde bir eksiklik var.
Bunun adı olsa olsa teslimiyettir.
Oy aldığı kitleyi türbanla uyuşturan, Çankaya?ya çıkabilmek için halkın özgür idaresini ortaya koyabileceği seçimden kaçan, Busch?un deliğe süpürmesinin önüne geçebilmek için fındık tüccarlarını aracı yapan, başımıza yeniden bela olan terörün üzerine alt-üst kimlik diye benzin döken, yargıyı hiçe sayıp ulemalardan şefahat arayan bir anlayış mı teslimiyetin adresi?
İktidar ile ana muhalefetin al takke ver külah siyasetçilik oynadığı Türkiye?de, ülkemize yakışır bir dik duruş ortaya konulamadığı sürece daha bizi çok gezindirirler.
Masturbasyon yapar gibi gündüzleyin havai fişek bile attırıp, kendimiz çalıp kendimiz oynayarak ne çok ?AB?ye girdik? çılgınlıkları yaparız biz.
Bizimki de böyle.
Dostlar alış verişte görsün.
Nasıl olsa, ılımlı olduk ya.
ABD ve AB ülkeleri emperyalist değil ve küresel ortağımız ya.
Çal kemancı çal.
Uşşak olsun?
Yorumlar