Kdz. Ereğli 2007 yılından bu yana çok gergin bir dönemi yaşamaya başladı.

Toplum adeta diken üstünde.

Gündem de ise; kavga, kin, nefret, intikam, baskı, şantaj, sindirme, karşılıklı suçlama ve dolayısıyla derin bir huzursuzluk.

Daha düne kadar Kdz. Ereğli'nin 50-100 yıl sonrasıyla ilgili hayallerini bir araya getirerek, geleceğimiz olan çocuklarımıza daha temiz ve gelişmiş bir kent bırakma hayallerinin yerini kişisel sürtüşme ve hırs aldı.

Kdz. Ereğli nin asla hak etmediği bu sürecin gün geçtikçe daha da keskinleşmesi öyle tehlikeli boyutlara geldi ki, nihayetinde bu kentin belediye başkanı ile Erdemir de çalışan işçiler ve sendika yöneticileri, karşılıklı sataşmalarını eyleme dönüştürme noktasına kadar getirdiler.

Yazık!

İnanılır gibi değil.

Kdz. Ereğli nereye sürükleniyor böyle?

 

**

 

Bir kentte belediye başkanının baba rolü vardır.

Baba, baba olmanın gereğince davranır kentte yaşayanlara.

Ayrım yapmaz.

Seviyesi düşük ortamlardan beslenenleri de baba şefkati ile korumaya alarak, onları da topluma kazandırma yolundan ayrılmaz.

Babadır çünkü.

Baba gibi sevecen.

Baba gibi düzgün.

Baba gibi adaletli.

Baba gibi sabırlı.

Baba gibi baskı, tehdit ve sindirme olaylarını yapmaz, yapılmasına da izin vermez.

Kavga etmez, ettirmez.

Dahası kavgalı olanları barıştırır.

Toplumdaki gerginliği azaltmak gibi bir sorumluluğunu asla unutmaz ve güneşe dar bir çerçeveden bakmama duyarlılığında olur.

Sivil toplum örgütleri de öyle.

İşçiler ve işverenler de toplumsal barış denen kavramı yaşamın olmaz ise olmazı olarak bilip görür/görmelidir.

Gazcı ve sazcıların bulanık ortamlardan beslenmelerine fırsat vermeden karşılıklı anlayışla sorunlar çözümlenme yoluna gidilir.

Ama Kdz. Ereğli'de bunun tam tersi yapılmaktadır.

Ne kadar kavga o kadar prim sanılmakta ve bu hafiflik sürekli yalan rüzgarıyla beslenmektedir.

 

**

 

Kdz. Ereğli Belediyesinin başkanı, babadır.

Babalığını unutsa da, sonuçta bu kentin huzur ve güvenliğinin en üst seviyede korunup kollanması çerçevesinde çok önemli ve ağır sorumlulukları vardır.

Baba,  sanıyorum ki toplumun ne düşündüğünü ve olayları nasıl yorumladığını tespit etmekten bir hayli uzaklaşmıştır ki, çarpık ve yanlış bazı durumların ilçede huzursuzluk yarattığını görememektedir.

Ve öyle bir gün gelmiştir ki, Erdemir de işçilerin yetkili sendika belirlemesinde açıkça taraf olarak yetki almasını sağladığı sendikayla bile ters düşmüştür.

Nereden nereye?

Baba, çerçevede her geçen gün yalnızlaşmakta olduğunu yeni kavgalar yaratarak sürdürmemeli ve baba rolünün misyonunda sevgi tohumları ekerek ilçedeki bu gerginliği bitirmelidir.

Çünkü o babadır.

Baba da, baba gibi olmalıdır.