Bir darbedir gidiyor.
Ortada ?balyoz? diye bir kapak yazısı çıktı.
Balyoz aşağıya balyoz yan tarafa.
Şuraya balyoz buraya balyoz.
Ne balyoz (muş) bu!
Oysa balyoz buradan birkaç yıl önce çıktı ortaya.
Bu balyoz Mercedes?in camlarını aşağıya döken balyozdu.
Başbakan aracında rahatsızlanınca ve de aracın kapıları da kilitli kalınca vurmuşlardı balyozu.
Hatta bu balyoz üstlendiği işlevi başarıyla tamamladığı için yağcı biri tarafından satın alınıp da vitrine bile konulmuştu.
Yani balyoz deyip geçmeyin.
Balyozlar çeşit çeşit.
Türkiye ?Balyoz?u tartışıyor.
Tüm haber bültenleri balyoz ile başlayıp, yine balyoz havası ile bitiriliyor.
Televizyonlarda açık oturumlar bile yapılıyor.
Balyoz gerçek.
Balyoz sahte.
Balyoz şöyle.
Balyoz böyle.
Peki balyoz ne diyor bu işe?
Bilen yok!..
Türkiye?nin dört bir yanındaki bu balyoz merakı gittikçe derinleşiyor.
Balyozun içeriğine kadar sızıyorlar.
Maniple edilmiş balyoz numaraları kadar ?balyoz? bekleyenler de pusuda.
Ah bir balyoz vurulsa!
Kimbilir neler değişir içte ve yanlarda.
Güm de güm!
Vur bakalım balyozu.
Böğrüne böğrüne de, nereye?
Balyozun kapasitesi o kadar geniş ve yayılmış ki bilen biliyor.
Bu nedenle merak çoğaldı.
Derler ya insanın başına ne gelir ise meraktan gelir diye.
Merak!
Neyin merakı?
Balyozun mu?!!
Sanal ortamda bazı siteler var yakın izlemem altındaki okuyorum.
Bu siteler süper.
Her türlü haber var.
Sınır-mınır tanımıyor ve bilginin kozmik odalarını hallaç pabucu gibi atıyor.
Neler var neler bir bilseniz.
Hani o hep söylenen ?haber servisi?nin tam merkezi.
Okudukça ?bunu yazan Türk olamaz!? demekten alamıyorum ki kendimi.
Mübarekler her şeyi biliyorlar.
72 milyonun seceresini de tutuyorlar.
Kim ki Cumhuriyetten yana bir ulusalcı anında kulpu takıp hedef gösterme tahtasını yapıştırıyorlar.
Akıl sır ermiyor.
En son devletin kara kutusuna girilip de elde edilen bilgilere bile ulaştılar.
Yazıyorlar içini.
Hayret!
Belki orada inceleme yapan hakimin bile haberi yoktur bu bilgilerden.
Şaşırmamak mümkün değil.
Künyesine girdiğim bu tür Cumhuriyete ve Türk Silahlı Kuvvetlerine yok etmekle görevli haber sitelerine merkez dışarısı değil.
Yani içimizdeki işbirlikçiler tam gaz görevde.
İçim o zaman cızlıyor.
Ve balyozu düşlüyorum.
Bu balyoz veya balyozlar bir inerse nereyi vurur?
Bilemiyorum.
Ama var olmayan bir balyoz yaratma sevdasıyla ayarı kaçıranların içlerinde bitmek bilmeyen Türkiye Cumhuriyeti düşmanlığını anlamaya çalışıyorum.
Aklım birdenbire ?gen? gerçeğine uzanıyor.
Acaba?
Evet ?acaba? bu düşmanlık içinde bulunanların sebebi ne ola ki?
Yoksa!
Aklıma gelen doğru ise, geçmişte bunların ailesine Türklerden bir iz mi bırakıldı?
Yani?
Bizimkiler çıktıkları Orta Asya?dan taşıdıkları enerji ile bereket saçıp da genlerini bozduklarının hışmına mı uğruyorlar bugün?
Bu akla yatkın?
Var çünkü bir bozukluk.
Var ki; varlığını borçlu oldukları Laik Cumhuriyete karşı ihanet içinde olabiliyorlar.
Yani bu yerli işbirlikçilerinin mızıka sesi balyozu pazarlıyor.