Teknolojik olanakları kullanmayan ve halen daha dededen kalma metodlarla iletişim sağlamaya çalışma ile ilgili bir atasözü bulmaya çalışmalı.

Akıl denen bir şey var!

Örneğin halen daha hoparlör ile ilanda bulunmak hangi akla uygun?

Cep telefonlarının mesajları var, elektronik posta adresleri var ama kulakları yırtan anons başlıyor.

Vıdı… vıdı… vıdı…

Dinleyen kaç kişi?

Hikaye!..

 

7 Eylül’de toprağa verdiğimiz Gazeteci Büyüğümüz Birol Karadeniz Bursa’da karaciğer nakli için ameliyata alınınca, Kdz. Ereğli’den kan bulmak için seferber olduğumuzda, Bursa’nın Nilüfer Belediyesi’nin 22 bin kişilik bir cep telefon mesajı ile ulaştığı sistemden haberimiz oldu. Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, bu sistem aracılığı ile Birol Abi’ye kan bulunması için harekete geçti.

22 bin kişiye aynı anda mesaj gidiyor ve şu kişiye şu kan grubunda kan aranıyor diye.

Akıl işte bu.

Dünyayı da yeniden keşfetmeye gerek yok ki.

Anons sistemi çağdışı.

Komik.

Ancak gürültü kirliliği ile mücadele konusunda bilgisizliğin giremediği yerlerde hizmet görür.

Bir ara hatırlar mısınız, ölüm ilanlarının ardına belediye başkanı da başsağlığı diler gibi bir ekleme yapılmıştı.

 

Yine Birol Abi olayında, Bursa’daki gazeteci meslektaşım İsmail Korkmaz devreye girerek, Nilüfer Belediyesinin mesaj sisteminin dışında, gazeteciler arasındaki elektronik posta grupları aracılığı ile sanal dünyada da kan bulunması için çalışma yapmıştı.

21. yüzyıldayız.

Bu yıl da, dumanla işaretleşme ve hoparlör ile duyuru çağdışılığından uzaklaşmayı Semih Özkök’ün yazısını okurkan yeniden düşündüm.

Eller gidiyor Mersin’e de, biz nereye gidiyoruz ki!..

 

Semih Özkök, Kent konseyinde CHP’yi temsilen bulunuyor.

Atatürkçü Düşünce Derneği’ni Oktay Demiroğlu temsil ettiği için şu anki ADD Kdz. Ereğli Şube Başkanı Özkök CHP adına konseyde bulunuyor ve bu da garip ya.

Neyse…

Özkök kaplumbağadan daha yavaş ve heyecanını yitirmiş kadrosuyla boşluğu doldurmaya devam eden konseye bir öneri sunmuş.

Bu konunun bile öneri olarak kent konseyinin gündemine gelmesi, konseyin başarısızlığının açık bir fotoğrafıdır.

Konsey ile ilgili eleştiri haklarımı saklı tutarak, Özkök’ün önergesini sizinle paylaşmak istiyorum.

 

İşte 21. Yüzyıl ve işte Kdz. Ereğli Kent Konseyine öneri olararak getirilmek zorunda kalınan konu.

Değerlendirmesini siz yapın…

 

“Bizler aşağıda imzaları bulunan kent konseyi delegeleri, 22 Ocak 2010 tarihinde yapılan toplantımızda sözlü olarak dile getirdiğimiz , ancak sekiz ay gibi bir süre geçmesine rağmen dikkate alınmadığını gözlemlediğimiz sağlıklı–hızlı-ucuz  haberleşme ve bilgi paylaşımı konusunda yapılması gerekenlere özen göstererek gerçekleştirilmesini önemle rica ediyoruz.

 

Şöyle ki;

Kent konseyi delegelerinin tamamının cep telefonlarının bulunduğu,

Hemen hemen tamamına yakınının elektronik posta adreslerinin bulunduğu,

Ve bunların bir form üzerinde toplanıp tespit edildiğini gördük.

 

Bu elektronik posta adreslerine;

1-Bilgilendirmelerin,

2-Toplantı davet ve hatırlatmalarının,

3-Kent konseyi çalışma gruplarının yeni üretilen projelerinin,

4-Çalışma grupları projelerinin hangi aşamada olduklarının,

Gönderilebilmesi mümkündür.

 

Bunun için Kent konseyine mali külfet yükleyecek özel bir adrese ya da web sitesine ihtiyaç yoktur. Yürütme kurulu üyelerinden herhangi biri ya da bir kaçının adına oluşturulmuş yeni-farklı bir elektronik posta adresi üzerinden bu işlemin yapılması mümkündür.

Gereğine emir ilgi ve duyarlılığınızı arz ederiz.”

 

 

*Peki bu öneriden sonra ne oldu?

Konsey bunu dikkate aldı mı?

Ortada bir konsey var ise konuyu ele alır ve düşünür.

Sanırım konseyi kaybettik.

Yok!..

 

Bu nedenle ısrarla gençler öne geçmeli diyorum ya