CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ve ilçe halkına teşekkür ziyaretinde ne söyleyeceği üzerinde yoğunlaştım.

Ana muhalefet Partisinin Genel Başkanı Kdz. Ereğli’ye geliyor ve Ereğli’de yaşanan yangın üzerinde elbette ki görüşlerini çok net bir biçimde ifade etmelidir.

İnönü Parkı’nda çay içip Baykal’ı dinlerken sözü Erdemir’e getirdiğinde dikkat kesildim.

Sayın Baykal Erdemir’de işçilerin işten atılmaması için işçilerin yüzde 35 ücret indirimine gittiğini ve bunun bir özveri olup dünyada bir başka örneğinin bulunmadığını söylediğinde konuşmayı benim gibi merakla dinleyenlerin adeta yerinde donduğunu gördüm.

“Bu ne yapıyor ya, hem Erdemir’i hem de sendikayı aklıyor” diye konuşanlar Baykal’ın bu sözlerinden dolayı hayal kırıklığı yaşadılar.

Başlarını sallayanlar ve öfkesini değişik sözlerle dile getirenler “Erdemir’deki olay Türkiye’de örnek olacak ve bunun bedelini tüm işçi sınıfı ödeyecektir” diyerek yaşanan olumsuzlukları en yalın dille ifade ederken, Baykal’dan sonra sözü alan Posbıyık’ın konuşmasına dikkat kesildiler.

Posbıyık –sanıyorum ki- Baykal’ın konuşmasının kamuoyunu tatmin etmeyeceğini tahmin etmiş ki, durumu düzeltmek için Baykal ve milletvekillerini önümüzdeki günlerde Ereğli’ye davet edebileceğini, Erdemir’de imza atmayanların işten atıldığını söyledi.

Posbıyık “eylem” dedi.

İşçilerin iş güvencesinin olmadığını söyledi.

Baykal ise ücret kesintilerini güzel örnek olarak sundu.

Tuhaf değil mi?

Sonuç: Baykal batırdı Posbıyık çıkardı.

 

**

 

Deniz Baykal’ın Erdemir ile ilgili bu sözleri,  işçi sınıfında CHP’nin başını çok ağrıtacak.

Posbıyık’ın yaptığı düzeltme ne kadar etkili olacak bilmiyorum.

Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise, “İşçi Babası Ecevit”in partisinden ses seda çıkmaması.

Sahi, DSP’nin Kdz. Ereğli’de ve Erdemir’de yaşananlarla hiç bir ilgisi yok mu?

Erdemir kapsama alanından mı çıkarıldı?

Peki neden?

İlginç!..

Seçimde bir gecede AKP’den transferler yapıp aday gösterenlerin bu aralar işleri çok yoğun anlaşılan.

İşçi haklarını savunmak en önemli ilkesi olan DSP’de çıt yok.

Konuşmuyorlar.

Ne garip bir durum!

Sebebi ne ola ki?..

 

TandOĞAN’A GİDİYORUZ

 

Nisan 2007’de Tandoğan ile başlayan Cumhuriyet mitingini katıldım. Bu mitingin ardından düzenlenen Çağlayan’a da gittim.

Milyonların arasında olmanın heyecanını halen daha yaşıyorum.

Ay yıldızlı Türk Bayrağı bayrağımızdı.  Bir de Cumhuriyeti kuran ve bize çağdaşlığı öğreten Eşsiz Önder Mustafa Kemal’de liderimiz.

Ne parti için yola gittim ne de bir başka lider için.

Misak-ı Milli sınırlarını ve laik Cumhuriyeti Kuvayı-Milliye ruhuyla koruyup kollama görev ve sorumluluğuyla her iki mitinge yol ücretini de ödeyerek gitmek ve orada bulunmak benim yaşamımda her zaman onurla anlatacağım önemli olaylar arasındadır.

Şimdi bu mitingler yine başlıyor.

Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından organize edilen mitinglerin ilki 17 Mayıs’ta Ankara’da ve yine Tandoğan’da.

Gideceğiz.

Bu Cumhuriyetin kolay kurulmadığını ve kurucularının da canını ortaya koyarak bizi bugünkü özgürlüğümüze  kavuşturduklarını unutmadığımızı ortak bir ses olup dünyaya haykıracağız.

O gün oradayız.

17 Mayıs’ta Ankara’dayız.

Biliniz ki, siz gelmezseniz bir eksiğiz