BEHZAT ATALAR
Eyüp BEKTAŞ
Gazetenin arşivini karıştırırken 26 Aralık 1998 tarihli köşe yazımda, 21 Aralık 1990 yılında yaşama veda ederek aramızdan ayrılan gazeteci Behzat Atalar’ı anlatmışım.
“Behzat Atalar Kandilli’ye büyük hizmetler verilmesinde öncü olmuş bir şahsiyettir.
Belediyenin kurulması başta olmak üzere, Kandilli’nin adının her platformda duyulmasında emeği geçmiş ve Kandilli sevdasıyla yanık yüreği vardır.
Kalemiyle ses getirirdi.
Şimdi sorsam ki, “Behzat Atalar’ın Kore Gazisi olduğunu bilen var mı?” diye kim yanıt verebilir ki?
Oysa bu isim Kandilli’nin asla unutmayacağı üç-beş isimden bir tanesidir.
Şirin Ereğli Gazetesi yazarı olarak yöresinin sesi olmuş bir büyüğümüzdür” diye vurgu yaptığım 1998 tarihli yazıda, ölümünden sonra Atalar’ın adını oturduğu evin sokağına verilmesi için meslektaşlarımla birlikte yaptığımız önerinin Kandilli Belediye Başkanı (O tarihteki adı Armutçuk) Mehmet İpekçi ve meclis üyeleri tarafından kabul edildiğini belirtmişim.
Behzat Atalar’ı şimdi Kandilli’de kaç kişi biliyor?
O yıllardan bu günlere Kandilli’nin dokusu çok değişti.
Öyle ya, köprülerin altından geçen sular hiç durmuyor.
Akıyor… akıyor… akıyor…
Gidenler sadece gitmiş oluveriyor işte.
Şimdi Kandilli’de belediye seçimleriyle ilgili gelişmelere baktığımda “Kandilli Bir Kültürdür” özdeyişinin bağlantılarından iz bulmaya çalışıyorum.
Küçücük bir teşekkürü hatırlamayanların, sanki bu beldenin geçmişi yokmuş gibi hareket etmeleri ve Kandilli için çırpınanları umursamamaya çalışmalarının acısı saplanıyor insanın yüreğine.
Nereden nereye…
Arşiv haberi anılara yolladı beni.
Behzat Abi’nin Şirin Ereğli Gazetesi’nde yaptığı “Kandilli’den haberler” başlıklı sayfasına biz de Ereğli Memleket Gazetesi’nde “Armutçuk’tan Haberler” sayfasıyla rekabet ederdik.
Mücadelemizin tek temel noktası Kandilli’den bir başka yer değildi.
Heyecanımız olan Kandilli için yazılanları beldedeki gençler en azından kütüphanelerdeki kaynaklardan bir araya getirebilseler, kimbilir kaç kitap çıkar ortaya.
Kandilli’nin ismi nereden gelir?
Belediye neden Armutçuk adında kuruldu?
Hele ki Uzun Mehmet ve sendikal hareketlenmeler.
O arşivlerde unutulmuş kimbilir daha neler var?
Behzat Abiyi bir kez daha anarken “Unutmak bu kadar kolay olmamalı” dedim kendi kendime.
“Unutmayanlar” arasında olmaktan dolayı duyduğum mutluluğu, vefanın vefa etmediğini yaşamında ilke edinenlerle paylaşıyorum Behzat Atalar’ın anısında.
Yorumlar