2008 yılını geride bıraktığımızda “Yılın en önemli olayı nedir?” sorusuna herkes kendi penceresinden ayrı bir yanıt verir. Sanıyorum genellik de, yerel seçimlere dönük beklentiler veya tahminlerdir. Koskoca 2008 yılını bir bütün olarak değerlendirdiğimde elbette gözümün önünden birçok konu ve olay geçiyor. Fakat bir noktada kilitleniyor bilincim. Benim için bu yörenin en önemli yılın olayının su konusu olduğuna inanıyorum. Evet su! Peki, neden su? Düşünün ki bir vilayet var ve bu vilayetin valisi, kaymakamları, belediye başkanları ve milletvekilleri de aktif. Yine bu vilayette ülkenin çok önemli bir kuruluşu da üretim yapıyor. Bir tarafta “devlet sözü”, diğer tarafta da genel hizmetler. Üretim yapan bu kurum, üretimdeki su gereksinimini karşılamak ve herhangi bir sıkıntı yaşamamak için devlete başvuruyor ve finansmanını kendisi karşılamak üzere garanti vereceğini belirterek baraj yapmaya kalkıyor. Devlet seviniyor. Plan ve projeler ile su havzalarını koruma garantisi de vererek “gel barajını şu projeye göre yap” diyor. Yapılıyor baraj. Sadece fabrika değil, bu barajdan o yörede yaşayanlar da tüm su gereksinimini karşılıyor. Baraj kurulurken yapılan anlaşma gereği, bu baraj üzerine elektrik santralı kurmaya kalkan fabrikanın hazırladığı projeye DSİ, “İyi hoş da, biz bu barajı besleyen su kollarından birini bir başka yere tüneller yaparak taşıyoruz. Sen şimdi yeni su debisine göre projeni revize et” diyor. Yani? (İşin püf noktası da burada) Devlet söz veriyor ama devleti yönetenler devlet ciddiyetini de iplemeden, sözleşme kurallarını da ciddiye almadan bu barajın su kollarından birini çaktırmadan bir başka yere akıtma tezgâhı çeviriyorlar. Bunun adı nedir? Evet, siz söyleyin… Ben açıkça ifade edeyim ki, bu olayın tek karşılığı vardır o da hırsızlıktır. İşte bu olay Zonguldak’ta yaşanmıştır. Finansmanı Erdemir tarafından sağlanan ve Kdz. Ereğli’yi besleyen Kızılcapınar Barajı’nı besleyen ana kollardan biri olan Kurtlarsuyu’nun 401 metre rakımlı tepede 2543 metre uzunluğunda ve 3 metre yüksekliğindeki tünel aracılığı ile Ulutan Barajı’na akıtılmak için proje hazırlanması, ihale edilmesi ve inşaatına başlanması Kdz. Ereğli halkına yapılan en büyük haksızlıktır. Ki, DSİ’deki adı Kurtlarsuyu olarak geçen su kaynağı, Zonguldak Belediye Başkanı Sayın Secaattin Gonca’nın ilan tahtalarına astığı “su sorununu çözdük” reklâmlarında, isim değiştirmiş ve “Doğanlı Suyu” ismiyle duyurulmuştur. Bir vilayette böyle bir olay yaşandı. Ereğli’nin suyunu çalınarak geleceği ile oynanırken, Filyos’tan denize boşa akan suyu alarak yörenin Çatalağzı, Kilimli, Gelik, Zonguldak ve Kozlu başta olmak üzere tüm yerleşim birimlerinin su sorununa kalıcı çözüm üretmek yerine, dağın tepesinde 10 milyon YTL ödenek sağlanarak gizlice tünel açılması, yılın olayından daha öteye “YILIN REZALETİ”nden başka nedir ki? Ortada bir hırsızlık vardır. Kdz. Ereğli’nin suyunu çalanlar kimlerdir? Bu soruyu defalarca sorduk. Bir tek yetkili veya yetkisiz biri çıkıp da “yalan yazıyorsunuz” diyemedi. Biz bu soruyu gündeme yılın son günü bir kez daha taşıyarak, hırsızlığın suçlularını bildiğimizi ifade ediyoruz. Suçlular belli. O projeyi önerenler, öneriye balıklama atlayanlar, projeyi resmiyete döküp hazırlattıranlar, altına imza atanlar, uygulama koyulmasına çaba gösterenler, ödenek çıkartanların tümü bu olayın birinci derecede failidir. Bunlar kimdir, kamu yöneticileri ve siyasetçilerdir. Peki diğer suçlular kim? Bu olay ortaya çıktıktan sonra suskun kalarak yılın rezaletine kayıtsız kalanlardır. Bu suskunlar, yerel yönetim, siyasi partiler, meslek odaları ve gerçekleri çarpıtarak yağcılık yapanların ta kendisidir. 2008 yılında Zonguldak’taki en önemli olay işte bu nedenle su konusudur. *Yeni yılınızı öncelikle sağlıklı yıllar umudumla kutluyor, gönül dostluğumuzun sonsuza kadar devam etmesini diliyorum.