Kdz. Ereğli’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramları kutlamaları çerçevesinde yapılan halk yürüyüşleri yıllardır askıya alındı.

Eşsiz Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey Türk Gençliği” başlıklı hitabesindeki sözlerini yeniden hatırlatmaya hiç gerek yok.

Herkesin ezbere bildiği bu hitabenin özü ve ruhu bellidir.

Samsun ile başlar, “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri” biten süreçtir.

Ve sonrasında kurulan Cumhuriyeti kollama ve koruma yüreğidir.

İşte o yüreğin kapsamı alanındaki kutlamalarda, 19 Mayıs’ın halk yürüyüşleri çaktırmadan askıya alınmıştır.

 

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramındaki bu “halk” koşusundaki engelleme, şimdi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerinin iptali ile devam etmektedir.

Deprem ve şehitler bahanedir.

Tam aksine şehitlere sahip çıkma ve ulusal dayanışma ruhunu ateşleme için, en büyük Bayram olan Cumhuriyet kutlamaları büyük bir fırsattır da.

Ama…

İptal etmiştir ülkeyi yönetenler.

Toplumun büyük bir kesimi de bu iptale suskun kalarak uyum sağlamıştır.

 

Kdz. Ereğli’de ise Atatürk Anıtı önünde toplananlar “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganıyla Cumhuriyetin 88. yıldönümünü kutladılar.

Akşam da yürüyüşle bu coşkularını devam ettirdiler.

Düzenlendiğinden bu yana her cumhuriyet yürüyüşe katılır ve izlerim.

Bu kez iptallere rağmen o alana koşanları alkışlıyorum.

Öz de değil söz de cumhuriyetçi geçinenlere ise diyecek bir şey yok.

‘Döneme göre bir yanıp sönen sahte yürekliler’ diyelim en iyisi kibarca.

Ötesi bize uymaz.

 

İyi izlemek gerek ülkeyi ve yaşananları.

‘Fazla konuşup-yazma sen de Silivri’de bulursun yolu’ diye birbirinin heyecanını söndüren ve farkında olmadan amaçlanan korku salma tuzacğına düşmemek gerek.

Ses vermeli. Söz vermeli her platformda;  Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyetimizi kuranların kemiklerinin sızlatmama adına.

 

Umarım ki bu süreç bizi “olmak ya da olmamak” noktasına sürüklemez de, ay yıldızlı bayrağımızı, Misak-ı Milli sınırlarını, Kuvayı Milliye ruhuyla sonsuza kadar koruma konusundaki namus borcumuza halel getirmeyiz.