Kdz. Ereğli’nin bir çok  noktasında gündemdeki tek konu ilçe başkanlığı seçimleri.
Herkes görüşünü ifade ediyor.
Böyle olur veya olmazı seslendiriyor.
Arayışlar arasında ise yeni isim olmaması da dikkatlerden kaçmıyor.

Peki neden?
Neden; yeni isimler yok?

50-60 yaşındaki CHP’lilerin bu tartışmalarındaki durum ise söz ve ifadelerin keskinliği.
Sert CHP’liler yoğunlukta.
Peki neden?
Bu sertliğin sebebi nedir?

CHP’nin kendi içindeki bu kavgası ve sürtüşmesi elbette AKP’den kurtulmak için arayış içinde olan seçmenlere umut vermiyor.
Geri adım atıyor bir çok kararsız seçmen bu fotoğrafı görünce.
Bir soğukluk ve kırgınlık var sanki.
Buzlar kırılmıyor!

Partinin iktidara uzanan yola çıkması ve tamgaz yapmasıyla ilgili taleplerin daha az konuşulduğu bu süreçte, CHP’ye üye olmayan sosyal demokratlar da eleştiriliyor.
Eleştiri kolay.
Sorumluluk almıyorlar gibi sataşmalar da hız kesmez iken, CHP’nin umut olamamasının ana sebeplerden en önemlisinin kadroların yaşlılığı olduğu vurgulanınca, ‘gençler gelmiyor ki’ yanıtı şak diye oturtuluyor.
Oysa ‘gençler neden gelmiyor?’ sorusuna yanıt aranmalı.
Bulunmalı.
Çözüm üretilmeli.

Dilimin döndüğünce CHP’nin iktidar trenine binebilmesinin şartlarını paylaşıyorum.
Bir görüştür katılan olur katılmayan olur.
Bu önemli değil.
Kavga ve ötekileştirmenin yerine görüşler tartışılabilse keşke!
CHP öncelikle 50 yaşın üzerindekilerin parti ile olan ilişkilerini ‘fahri üye’ kapsamında değerlendirirse, genç kadroların önü açılır.
Gençlik olarak 50-60 yaşı gören ve partiyi de ‘ben çok emek verdim’ diyerek sahiplenerek babadan kalma miras olarak görenleri bu anlayış ve görüş açılarından değiştiremeyeceğimize göre; CHP gençleşme yolunda mutlaka çok önemli adımlar atmalıdır.
Emine Ülker Tarhan veya Birgül Ayman Güler gibi  iki kadın savaşçı vardır CHP’de.
CHP’nin başına bir kadın genel başkanın getirilmesi CHP’ye yeni bir vizyon kazandırabilir.
Ve kadrolar.
Genel Merkez ve il, ilçe örgütlerinin en az yarısı kadın ve gençlerden oluşturulmalıdır. Burada yeni isimler ve yüzlerin öne çıkarılması gerçekleştirilmelidir.
Ve eylem!
CHP ülkenin tüm sorunlarında sokakta ve halkın arasında olmalıdır.
Bir eylem ortaya konulduğunda, sadece Ankara merkezli değil il, ilçe ve beldeleriyle ülkenin dört bir yanında ses getirmelidir.
İşte böyle bir hareket uyuyan sosyal demokratları ve umutsuzluktan kendini bir kenara atmış ulusalcıları uyandırır ve herkes kendi çapında taşın altına elini sokarak CHP’yi iktidara taşıyan harekete su taşır.
Bu CHP’den bir şey olmaz diye konuşanları kızmak yerine, anlayarak ve beklentileri gerçekleştirerek başlatılacak bir hareketin başarıya gitmesini hiçbir güç engelleyemez.
Çünkü;
Bu hareketin içine emekliler girer.
İşçiler gelir.
Gençlik ve kadınlar öncülük eder.
Herkesin memuru, çiftçisi, esnafı da hareketteki yerini alır.
Ama önemli olan yakılacak meşalenin ışığıdır.
Bu ışıkta şu anda CHP’de kadın bir genel başkanı işaret etmektedir.

Bu hafta sonu yapılacak kongrede alınacak sonuçtan daha öteye CHP’liler ‘nasıl iktidar oluruz?’, ‘bize neden oy vermiyorlar?’, ‘gençler ve kadınların ilgisini nasıl çekeriz?’, parti içindeki kavgaların sona erdirilmesi için iyi bir budama nasıl yapılır?’ sorularını yanıt arayabildiğinde, meşalenin ışığı daha çok kitlelere yayılacaktır.

Bir de…
Genel merkezin sadece milletvekili seçimlerinde yüzde 5 kontenjanın dışında, tüm milletvekilleri, belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyelerinin belirlenmesinde üyelerin tam katılımı ile yapılacak önseçimle belirleneceğini karar altına almasını düşünebiliyor musunuz?
Gümbür gümbür patlatır hareketi.
Hızlara hız katar.
Partiye de üye patlaması yapar.
Kim yada kimler kesebilir böyle bir CHP’nin  iktidara yürüyüşünü?
Kim?

Bu CHP’den iktidar olur olmasına da!
‘Nasıl?’ sorusuna samimi bir yanıt aranarak bulunup  gerçekleştirildiğinde.