Çevre derneklerinde çok uzun yıllardır emek veren, boş kalan vakitlerini de huzurevindeki etkinliklere katkı vererek geçiren Nilgün Durak ayağını kırmış.
Nilgün'ün rahatsızlığını duymadım.
Söyleyen de olmayınca bazı olaylardan habersiz kalıyoruz. Oysa, iletişim teknolojisinin tavan yaptığı yüzyılı yaşıyoruz.
MSN'den "Eyüp bir kez aramadın bile" dediğinde şaşırdım tabi ki.
Bilmediğimi söyleyince anlattı olayı.
"Geçmiş olsun" dileğimi ifade ederken, MSN'sine yazdığı "İyi gün herkesle geçiyormuş, öğrendim" cümlesi gözüme takıldı.
Mesaj iyi.
Anlayana tabi ki.
Rahatsızlığını bilmediğim için bu vurgusundan hiç alınmadım.
Tam aksine hak verdim bu cümlenin anlatmak istediğine.
Dost kötü günde ortaya çıkar.
Özellikle de; hastalıkta ve cenazede.
Diğer günler dost çok.
Hele ki bir deparan var ise.
Makamın var ise.
Şanın ve şöhretin var ise.
Kötü günde kim var?
Ortalıkta gözükmeyenlerin çoğunlukta demek ki.
Nilgün de, bu dost gözükenlerin azizliğine uğramış anlaşılan.
Hastalık ve cenazede "dost" olmayan, dost olsa ne olur olmasa ne olur?
Kime ne yazar ki?
Nilgün Durak evinde yatak dinlencesinde.
En son Ankara'dan bir arkadaşı gelmiş dinlence saatlerine o refakat ediyormuş.
"Arada bir dışarı çıkıp hava almak istiyor insan" dedi o görüşmemizde.
Öyle ya; saraydan evin olsa ne anlamı var ki!..
Nefes almak istiyor insan.
Görmek.
Dolaşmak.
Dinlemek.
Kuşların sesinden çıkan besteleri duymak istiyor.
Belki de bir sandal küreğinin hışırtısını.
Dalgaları kıran taşların parlayışını.
Dolaşmak gerekiyor.
Çevrenin değişimini.
Dost yüzlerin gülümseyişini.
Veya kaçışları.
Derler ya; bir insanı tanımanın yolunun makam ve para sahibi olduğunda görmekten geçtiğini.
Makam ve paraya hep alkolü eklerim.
Bu üçlü iyi fotoğraf çekiyor.
Kareler de hiç yalan söylemiyor.
Yerli yerine oturuyor herşey.
Kimisinde şık duruyor, kimisinde ise rezil!
İdare muhabbeti de ayrı bir rengi ya.
Suat Eser'i gördüm geçtiğim gün kamerada MSN aracılığı ile.
Oksijen maskesini çevresinde dolanan hortumlar doldurmuştu.
Parmağında bile hortum vardı.
Konuşamadı ama el salladı kameraya.
"Bir an önce sağlığına dön arkadaşım" dedim.
"İnşallah" dediğini hissettim.
Nilgün arkadaşıma da geçmiş olsun.
Bir iki arkadaşla gidip evden çıkarmalı.
Biraz dolaştırarak temiz hava almasını sağlamalı.