Milletvekili aday adaylıkları ile ilgili çalışmalar çok yönlü devam ederken, en büyük çalışma her zaman olduğu gibi AKP’de yaşanıyor.
Tüm aday adaylarının birbirine olan saygısı gözlerden kaçmıyor.
Bir tek aday adayı bile partinin ilçe, il ve genel merkezine “beni aday yapmazsanız şöyle olur böyle olur” demiyor.
Tam aksine “aday kim olur ise olsun hiç fark etmez, önemli olan partimizin başarısı” vurgusunu örgüt toplantılarında yüzlerce partilinin huzurunda açıklayıp yemin de ediyorlar.
Vay be!
Bu fotoğrafı 1995 yılında DSP yapmıştı.
Kdz. Ereğli’deki tüm aday adayları kol kola kamuoyunun  karşısına çıkıp, kendilerini tanıttıktan sonra “birimiz hepimiz, hepimiz birimiz” demişlerdi.
Bu hareket DSP’nin iktidara yürüyüş hareketini başlattı.
O günlerden bu günlere ise, tüm aday adaylarının bir araya gelip tek yürek ve tek vücut olabilmelerini örneğini AKP ortaya koyabildi.
Ötesi yok!..

**

Ali Uzun Zonguldak adına bir markadır.
Saygılı davranışı, insan ilişkilerindeki tutumu, sevgisi ve hizmet üretişi ile biliyorum ki bir çok yürekte sımsıcak bir duruşu var.
Ali Uzun bu kez MHP’den milletvekili aday adaylığı için başvurdu.
Şansı da bir hayli yüksek.

Adaylığı bir çok partiyi yakından ilgilendiriyor.
AKP ve CHP’deki listelerin belirlenmesinin ardından, istenmeyen kişiler aday gösterildiğinde Ali Uzun ve MHP oy verilecek en önemli adreslerin başında geliyor.
Bu gelişmelerden sonra büyük bir oy patlaması MHP’de yaşanabilir.
Kimse yabana atmasın.
Ve dikkatle izlesin…

**


AKP’deki temayül yoklamasında Kdz. Ereğli’deki adaylar listenin üst sıralamasında yer alamamış.
Teşkilat içinde yapılan oylamada Kdz. Ereğli’nin dışlandığı açıkça görülüyor liste incelendiğinde.
Akla hemen şu geliyor.
Tüm ilçeler bir araya gelmiş ve Kdz. Ereğli’nin önünü kesmek için çaba gösteriyor.
“Peki neden?” sorusundan önce iğneyi kendimize batırdığımızda ilk aklımıza gelen “kavgacı Kdz. Ereğli” geliyor.
İyi güzel de, AKP’de kavga sesi yok.
Dahası herkes birbirine karşı çok saygılı.
Ne tehdit eden var ne de baskı uygulayan.
Fakat Kdz. Ereğli AKP’de de dışlandı.
Neden?

**

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinin ardından fanatik bir CHP’linin söylediği söz,  sanki bir çok yurttaşın duygularına dile getiriverdi:

-Milletvekili adayı olamıyoruz ki kardeşim. Yaşamız genç. CHP’de aday olmak için 65-70 yaşını geçmek gerekiyor. Biz daha çok bekleriz aday olabilmek için…

Bu söz CHP’nin iç dünyasındaki bir gerçeği ifade ediyor. Umarız Yeni CHP’de; geçmişin olumsuz sayfaları gömülür gider de, toplumun “yeni yüz ve yeni vizyon” beklentileri yakalanmış olur.

Sahi bu yaşlılar niye oturdukları koltuktan kalkmamak için direnir ki?

Kendi bakış açımdan bu yaşlı siyasetçileri irdelediğimde; genç iken siyaset dünyasında Deniz Baykal vardı. Evlendim çocuklarım oldu. Çocuklarım evlendi torunlarım oldu. Ama Deniz Baykal halen daha siyasetin içinde.

Yaşlılara saygı.
Yaşlılara hürmet.
Yaşlılara anlayış.
Bunların hepsine tamam da, yaşlılar da yaşlılığını bilsin artık.
Eleğini eleyip askıya asma zamanının geldiğini kabullensinler.
CHP yaşlılardan kurtulamadığı ve vitrinini yenileyemediği sürece çekim merkezi olamaz.