ÇİNGENE KADIN
Eyüp BEKTAŞ
Alışığız, alışıksınız ellerini açıp da ?abey ekmek parası? diyen duygu sömürücülerine.
Ne kadar aç bilmiyoruz.
Belki de günlük geliri bizden daha çok.
Ya açsa..?
İşte o kahır ediyor insanı.
Yardım etmek ve yardımlaşmak bizim genimiz de var.
Paylaştıkça mutlu oluruz...
Gazete merkezimizin istenci aboneleri vardır.
Eksik olmasınlar gelirler sürekli.
Dua ede ede gittiklerinde içimiz bir tuhaf olur.Vicdan rahatlığıyla bakıveririz artlarından.
Bu yeni geldi.
İlk kez gördüm çünkü.
Kucağında on aylık bebesi ?bi ekmek parası? dedi.
?Çocuğunu dilencilik yaparken araç olarak kullandığından dolayı cezası büyük. Bunu biliyor musun. Şimdi seni polis yakalasa ve savcılığa çıkarsa hapse girersin? diye sordum ekmek parası istediğinde.
Bilmediğini söyledi.
Düşündüm yokluk mu, alışkanlık mı bu durum diye.
Çoğunluğu yokluk.
Bizim buralarda Hamzafakıhlı Köyü?nde yoğunlaşmıştır istenciler. Hamzafakıhlı?ya da Organize Sanayi Bölgesi kurulunca, bu köydeki yoksulluk sona erecek beklentisini düşünmeyen mi kaldı?
Hamzafakıhlı merkezi yok artık.
Karabakacak Mahallesi?ne kaydı şimdi o yoğunluk.
Naziker?miş adı.
Sekiz yaşındaki oğlunu cebine harçlık koyamadığından okula gönderememiş.
?1 lira yoktu ki yollayayım. Yemin ediyom iki gözlü evdeyiz, tencereye koyacak bir lokma bişey yok evde. Ne yapayım. Kocam inşaatlarda çalışıyor. İki kez ameliyat oldu ve şimdi ağır işte yapamıyor. Yine kömür yükleme işlerine gidiyor.?
Gülüç?te okula gidiyormuş oğlu. Üç çocuğun ortancası da kız dört yaşında.
?Abi dilenmek istemiyorum. Temizliğe giderim. İş var mı?? dedi.
?Peki çocuklara kim bakacak??
?Kocam. Ben işe giderim o da çocuklara bakar.?
Naziker?in anlattıkları bilinen şeyler.
Hepimizin istencileri sorgulardan aldıkları yanıt bu mazeretleri.
İçimizden hep geçirdiğimiz ise ?ne kadar doğru?? sorusu olur.
Aldatılmaktan da nefrete ederiz ya...
Naziker öyle gelmedi bana.
Doğaldı.
Sanki bu işe yeni başlamış çaylak gibi davranıyordu.
?Ekmek parası? derken, utandığını hissetmiştim çünkü.
Ramazan aylarında Kdz. Ereğli Belediyesi beş bine yakın yoksul vatandaşın evine kadar sıcak aş götürüyor.
Bu rakam kent merkezinde.
Ya kırsal kesim?
Hepsini bir topladığımızda nasıl bir rakam çıkar karşımıza?
Bilemiyoruz...
Devlet İstatistik Kurumu?nun Ankara, İstanbul ve İzmir?in dışında kalan 858 ilçe arasında yaptığı sosyo-ekonomik araştırmada Kdz. Ereğli 61 il merkezini geride bırakarak 32. sırada yer alıyor.
Bu sıralama müthiş.
Zenginlik demek.
Peki bu istenciliğe mahkum olanlar neyin nesi oluyor?
Onlar da, Kdz. Ereğli?de ikamet ettiklerine göre, Ereğli nasıl 32. sırada sosyo-ekonomik gelişmeyi yakalayabiliyor?
Demek ki, ülkemin başka kentleri bizden de yoksul ve aç...
?Bozuk düzen? sözünü pek kullanan kalmadı artık.
Küreselleşme kapitalizminin tutsağı olup çıktıktan bu yana zengin daha çok zengin, yoksul daha çok yoksul mu oldu?
Herşeyin yanıtını Naziker?lerin içler acısı durumu vermiyor mu?
Gözler kimi görüyor?
Yorumlar