Seçimler ufukta göründü. Seçimler, önce iktidarın seçim ekonomisi yürütmesi ile ışık verir. İktidarı süresince toplumun beklentilerini öteleyen siyasal iktidar, seçim sathına girildiğinde çok bankör olur. İşçi alır, köprü açar, baraj sözü verir, ekonomik gelişmeleri ?eski çok kötüydü, biz çok iyiyiz? lafazanlığı ile yaldızlar. Seçim, bayrak flama demektir. Son yıllarda da, ajanslar bu işi yürütür oldular. Profesyonel seçim çalışmaları ile halkın nabzı tutulur ve şerbet enjekte edilir. Bu hep böyle olmuştur. Bir de seçimlerle birlikte Anadolu?da gazete sayısında büyük patlama yaşanır. Bunlara ?seçim gazetesi? denir ve özellikle de bazı siyasal hareketlerin şakşakçısı olarak yayın yapıp, seçim tufanından küpünü doldurmaya çalışırlar. Yozgat?ta ?Parantez? isimli derginin Cumhuriyet Başsavcılığına ?yayın izni? için başvurduğunda adres olarak gösterdiği işyerinin belediyeden işyeri açma ruhsatı olmadığı için, 3 kez uyarılmasına rağmen ?ben gazeteyim, gazeteciyim ne ruhsatı lan!? mantığındakilerin bu uyarıları açıkça iplememesi sonucunda belediye yetkisini kullanıp, o işyerini kapatıyor. Kapatılan işyeri, gazete değil. Hemen bu kararın niye uygulandığının analizini yaparsak, benim tahminim Parantez isimli derginin belediyenin aleyhinde yayınlarının bu kararın uygulanmasında etken olduğunu söyleyebilirim. Çünkü, bu ne Yozgat?ta ne de bir başka kentte uygulanma konusunda yayın politikasına göre yasaların uygulanıp gözdağı verildiği olaydır. Türkiye?nin tüm kentlerinde, belediyeden işyeri açma ruhsatı ve çalıştırma ruhsatı olmayan ve adı gazete veya dergi olan yüzlerce yayın organı vardır. Burada belediyeler açıkça suç işlemektedirler. Zülfiyare dokunduğunda, ilgili belediye bu yasa maddesini de baskı olarak kullanmaktadır. İşin özü sözü budur. Bakın Belediye Başkanı kendini nasıl savunuyor? Bu konuda yaygın basında çıkan haberi okuyalım önce: ?Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer ise, Parantez Dergisi?nin işyeri açma ruhsat almadığı gerekçesiyle defalarca uyarıldığını, ancak dikkate alınmadığını belirterek, ?Zabıta ekiplerimiz 3 defa işyeri sahiplerini yazılı ve sözlü uyarmışlardır. Uyarılardan bir sonuç çıkmadığı için kapatma işlemi yapılmıştır. Ayrıca bu işyeri anayasanın 30. maddesine göre kurulum işlemlerini tamamlamamış, işyeri açma ve çalıştırma belgesini almamışlardır. Kapatma kararı kanunlar çerçevesinde uygulanmıştır.? Belediye başkanının açıklaması yasal temelleri dayalı ve doğrudur. Ama derler ki; ?neden beklediniz??. Parantez Dergisi?nin uyması gereken kurallar içinde, belediyenin vereceği ?işyeri açma ruhsatı?nın dışında, Bölge Çalışma Müdürlüğü?nden alacağı ?işyeri çalıştırma ruhsatı? da vardır. Dergi, savcılığa verdiği belgeler ile yayın izni alsa da, sonunda bir işyeri açmıştır ve 5187 sayılı Basın Kanunu gereğince, bir başka işi veya mükellefiyeti olmayan enaz bir sorumlu müdürü (yazıişleri) çalıştırmak ve bunun sosyal güvencesini de 212 sayılı Fikir İşçiliği Yasasına göre SSK?ya ödemek zorundadır. Haberin bütününden anladığıma göre; Parantez isimli dergi savcılıktan aldığı ?yayın izni? ile okuyucularına ?merhaba? demiş ve gazeteciliği baskı aracı olarak kullanıp da yasal sorumluluklarını yerine getirmediği gibi, bu yasal sorumluluğu taşıyanlar da ?gazeteciye bulaşma? korkusuyla görevlerini ihmal etmişlerdir. NASIL OLMALIDIR? Yerel basının güçlü olması ve o güçü yerel basının gerçek örgüt temelinde güçbirliği oluşturmasını siyasal iktidarlar istemezler. Güçsüz ve örgütsüz basın hep işlerine gelir. Bu nedenle; savcılık izninin dışındaki uyulması gereken kuralları yasaları hiçe sayarak yayın hayatına devam eden gazete ve dergilerin, işyeri açma ve işyeri çalıştırma ruhsatlarını bilerek denetlemeyip, gazeteciliğin korsan kurumlar tarafından işgal edilmesine seyirci kalırlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı?nın başlattığı ve kısa adı KADİM olan Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Projesi açık ve nettir. Belediyeler, sorumlu bulundukları alandaki tüm işyerlerinin ruhsatını kontrol etmek ve kayıtlarını da Bölge Çalışma Müdürlüğü?ne bildirmek zorundadır. Belediye bu görevini yapmadığında, kayıt dışı istihdamı pompalamakta ve suç işlemektedir. Sorun Yozgat?taki Parantez Dergisi?ne yasaların uygulanması değildir. Bu yasaların ülke çapında uygulanmaması sonucunda, Yozgat?taki bu olay öne çıkmakta ve bir derginin yayınının engellendiği izlenimi doğmaktadır. Oysa, Parantez isimli derginin yöneticileri, işyeri açma ruhsatı ve işyeri çalıştırma ruhsatını alıp, en azından sorumlu müdürün SSK?sını ödüyor olsalardı, böyle bir durumla karşı karşıya kalmazlardı. Tabi ki ayrıca, şirket ise TSO?ya, gerçek usul vergi mükellefi ise de Madeni Eşya Sanatkarlar Odası?na kayıtlı da olmak zorunluluğu bulunuyor. Son sözüm; belediyenin kararı haklıdır, ancak bu kararın da yasaları uygulama görev gereği değil de, aleyhteki yayınları kesmeye dönük bir baskı amaçlıdır. Türkiye çapındaki tüm belediyeler suç işlemektedirler. Belediyeler, işyeri açma ruhsatı konusunda ayrımsız görevini yapacak ve sınırları içindeki tüm işyerlerini Bölge Çalışma Müdürlüklerine bildirmelidirler. Bu sorumluluklarını yapmadıklarından dolayı, kötü örnekler çoğalmakta ve yasalardan bihaber olan herkes ?ben de bir gazete veya dergi çıkarayım? diye heves içine girmektedir. Bu yozlaşma ile mücadele edecek olan diğer kurumlar ise; haksız rekabetin önüne geçmek başta olmak ve mesleki yozlaşmaya dur demek için kendilerine ?ciddi örgüt? diyenlerdir. Ancak, ?Türkiye genelinde böyle bir örgüt var mı?? diye baktığımızda, sadece Antalya Çağdaş Gazeteciler Derneği Şubesi?nin ciddi mücadele içinde oldunu söyleyebilmekteyiz.