ERDEMİR`DEN ESEFLİ KINAMA!!!
Eyüp BEKTAŞ
Erdemir Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü`nden geldiğini ifade eden bir kişinin getirdiği beyaz zarftaki yazı ile 316 39 69 nolu fakstan gelen açıklamada, Erdemir yönetiminin Kdz. Ereğli`deki 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerine katılmama gerekçesi anlatılmış ve eleştirim "esefle" kınanmıştır.
Gerek elden gelen ve gerekse de faks aracılığı ile gönderilen her iki açıklamada da imza yok. Bu sabah (02 Eylül 2008) elime geçen ve Erdemir`den gönderildiği öne sürülen açıklamada, "Bayram Firarileri" başlıklı yazımlla ilgili Erdemir yönetiminin görüşleri yer alıyor.
Yanıt hakkına duyduğumuz ödünsüz bağlılıkla imzasız bu açıklamanın tamamını yayımlıyorum. Elbette benim de yanıtım olacaktır tabi ki. E.B
Önder Gazetesi?ne
Kdz. Ereğli
Öncelikle 01.09.2008 tarihli gazetenizde ve internet sitenizde, ?Bayram Firarileri? başlıklı Eyüp Bektaş?a ait köşe yazısında yeralan ve yine doğrudan şirketimiz yöneticilerini hedef alan, art niyet taşıyan ve konuyu adeta bir Atatürkçülük sorgulamasına dönüştürerek yöneticilerimizi yargılayan ifadeleri esefle kınıyoruz.
Şirketimiz tüm ulusal bayramlarda ve önemli günlerde düzenlenen törenlerde kurum olarak temsil edilmekte, kurumsal duruşu, kurumsal itibarı ve başarılarıyla her zaman Atamızın bizlere çizdiği medeniyet yolunda, O?nun beklediği gibi, durmadan ve yılmadan ilerleyeceğine olan kararlılığını sergilemekte, yöneticilerimiz üzerlerine düşen görevleri layığı ile yerine getirmektedir.
Hedef alınan şirketimiz yöneticilerinin Cumhuriyet?e, Atatürk ilkeleri ve devrimlerine tartışmasız bağlılığı da yazıda ifade edilen bir değerlendirmeyle sorgulanamaz. Bilinmelidir ki yöneticilerimiz, birgün değil her gün Atamızın huzurunda olduklarını hissederek, Erdemir gibi ülke sanayisinin can damarı olan kuruluşlardan birinde, daha büyük başarılara imza atmak için çalışmaktadırlar.
Eyüp Bektaş?ın da gayet iyi bildiği gibi ne bu törenlere katılan herkesin Atatürk ilke ve devrimlerine tam bağlılığından söz edilebilir, ne de bu törenlerde bulunamayanların Atatürk?ün huzuruna gelip saygı duruşu onurunu paylaşamadıkları için bağlılıklarından kuşku duyulabilir. Bilinmelidir ki, bizim için Atatürk, sizin duygusal değerlendirmelerinize sığmayacak kadar evrensel büyüklüktedir ve özel gerekçelerinizin esiri olarak yaptığınız değerlendirmeler bu büyüklüğü yeteri kadar anlamadığınızı göstermektedir.
Bayram Firarileri olarak nitelediğiniz Şirketimiz Yöneticilerinin programlarını sizlere bildirmek gibi bir zorunluluğumuz bulunmamasına rağmen merakınızı gidermek amacıyla belirtmek isteriz ki, Genel Müdürümüz Oğuz Özgen aynı tarihte Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı?nın katıldığı Deniz Harp Okulları Mezuniyet törenine katılmak üzere şehir dışında olmuşlardır.
Şirketimiz tüm bayramlarda olduğu gibi bu bayramda da Kurumsal düzeyde temsil edilmiştir ve edilmeye devam edilecektir.
Basın meslek ilkelerinin gereği olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla gazetenizde ve web sayfasında haberin geçtiği sayfa ve sütunda aynı manşet altında açıklamalarımızın ivedilikle yer almasını bekliyoruz.
Saygılarımızla.
Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
BAYRAM FİRARİLERİ
Kdz. Ereğli?de Atatürk Anıt önündeki çelenk koyma törenleri ile bayram kutlama törenlerinde bir çok eksik dikkatimi geçmişten bugüne hep çekmiştir.
Lütfen dikkat edin.
Basında ve toplumda sıkça yer almasına rağmen bazı önemli (!) şahısları bayram törenlerinde hiç göremezsiniz.
Yer yarılıp içlerine girmişlerdir.
Atatürk?ün manevi huzuruna gelerek, ulusal kahramanlara olan minnet borcumuzu ifade etmek rahatsız eder bu tür gizli Atatürk düşmanlarını.
Pastanede oturup haha-hihi yaparlar ama; elli metre ötedeki Atatürk Anıtı?ndaki resmi törene katılmazlar.
Yetki ve sorumluluklarını resmi olmaktan alanların, resmi tören konusundaki duyarsızlıklarını bu nedenle ?gizli Atatürk düşmanları? sözlerimle değerlendiriyorum.
Bir düşünün hele.
Bayramlarda ortalarda kim var kim yok?
Bu konudaki eleştirilerim ile değerlendirme yaptığım bir dostlar grubunda; ?Erdemir?in eski yönetimi Atatürk Anıtı?na gelmeseydi, ?Atatürk düşmanları? diye yazardınız?? tespiti geldi.
Durdum.
Doğru gerçekten.
Ama gerek Kerim Dervişoğlu ve gerekse de Fadıl Demirel bu tür törenlere tek başına gelir ve katılırlardı.
Şimdiki yönetim ortada yok.
Bir temsilci gönderiyorlar Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk?ün huzuruna.
Niye?
Çok işleri var?
Veya, koruma ordusu nedeniyle atacak adım bulamıyorlar.
Bir tarafta bizim Atatürkçü olmadıklarına dönük düşüncemiz olanların resmi törenlere katılım konusunda gösterdikleri duyarlılık, diğer yanda ise katıksız Atatürkçü olduklarını bildiklerimizin Atatürk?ün huzuruna gelip de saygı duruşu onurunu paylaşmamaları.
Size göre ters olan ne?
Bizim tespitimiz değildir umarım?
Yorumlar