Kurultayların partisi olarak gösterilen CHP’, 4 günde iki kurultay daha yaparak ara açık farkla götürdüğü rekorunda biraz daha arayı açacak.

Şu bir gerçek  ki, CHP hep ikinci değil.

Birinci olduğu konuda var.

İşte kurultaylar.

Ve bu ayın sonu ve önümüzdeki ayın ilk günü toplanacak kurultayın konusu tüzük.

Tüzükte değişiklik tartışılarak karara bağlanacak.

Hiç boşuna “bu kaçıncı tüzük kurultayı, bırakın iş kavgaları da ülke elden gidiyor, asli görevlerinizi yerine getirsenize” demeyin.

Hemen kızarlar.

Öfkelenirler.

Bu CHP’nin Eşsiz Önder Mustafa Kemal’in altı ilkesiyle kurulduğu gerçeğini de unutuverenler oluverir.

Sayalım mu bu altı ilkeyi.

Cumhuriyetçilik.

Halkçılık.

Laiklik.

Devrimcilik.

Milliyetçilik.

Devletçilik.

Kim altına imza atmaz bu ilkelerin?

**

CHP’nin tüzük kurultayına geldiğimizde yeniden, önerileri okuyorum satır satır.

Ve özellikle de önseçim konusundaki görüşlerin ayrıntısına indiğimde bir tek “Milletvekili adaylarının tüm seçim çevrelerinde ön seçimle belirlenmesi” isteniyor.

Heyecan verici bir öneri.

Bu demektir ki, ön seçim delegeleri anlam kazanacak.

Delegelikleri kağıt üstünde kalmayacak.

Ama…

Değişiklik önerilerinde sadece “milletvekilleri” için ön seçim isteniyor.

Belediye başkanları yok.

Belediye meclis üyeleri yok.

İl genel meclis üyeleri yok.

Yerel düzeyde direkt vatandaş ile karşı karşıya hizmet üretmek sorumluluğundaki bu yöneticilerin ön seçim ile belirlenmesi gündemde yok ise, bunun adına kim demokrasi diyebilir.

CHP’nin yerel düzeyde demokratikleşmemesi iktidara giden yolu tıkamıyor mu?

Ve partililerin denetiminde olmayan bu yerel yöneticiler, Ankara bağlantılı ilişkileriyle halkın ve dolayısıyla partililerin tepesine oturmuyor mu?

**

Şu anda görünen o ki, CHP’nin demokratikleşmesi için partililerin daha çok sesini çıkararak, tüzük kurultayını fırsata dönüştürmeleri gerekir.

“Ankara Ankara duy sesimizi bu parti tabanın sesi” diye kükreyerek, tam demokrasi tam önseçim ısrarında olmalıdırlar.

Ve eskimiş ve toplumda heyecan uyandırmayan anlayışları, modelleri ve kişileri de re’sen emekli etmelidirler.

Yeni vizyon.

Gençler.

Kadınlar.

İsimleri yıpranmamışlar ile yola çıkarak, mutlak iktidarı ele geçirme hareketinin ateşini yurdun dört bir yanında yakmalıdırlar.

Olağanların dışında da tüm kurultayları sona erdirmelidirler.

Türkiye CHP’yi bekliyor.

CHP’ye her günden daha çok gereksinim var.

Ama, CHP’liler topluma kızmak, öfkelenmek, dışlamak, ötekileştirmeyi değil, sevgiyle yaklaşmayı da gerçekleştirmeyi becermelidirler.

Bilinir ki, sevgi tek taraflı değildir.

Seversen sevilirsin.

Sevmezsen de küçülürsün