Öldü bitti çürüdü.
Ve her geçen gün bu ölümcül bir virüs dört bir yanımızı sardığı gibi, içlere doğru dalmanın yollarını arıyor.
O eski bildiğimiz esnaf ahlakının yerinde şimdi yeller esiyor yeller.
Şimdi, “nasıl çarparım” anlayışı etik olup en öne çıktı.
Her yerde varlar!
Evet evet, şu yolunacak kaza hangi numarayı çekerim de, çalarım, çırparım, dolandırırım bayrağı dalgalanıyor.
Bu korkunç boyutlara varan şeytanlığın içine ünlü markalar bile çekiliyor ise ancak “pes” denir.
Olaya geleyim!
Arızalanan buzdolabının yerine yenisi alma gereği duyunca, ünlü bir markanın bayisine gidip satın alma işlemini gerçekleştirdikten sonra, iş servisin cihazı hizmete almasına geliyor. Geliyorlar ve takıyorlar.
Güzel.
Güzellik sonraki süreçti bozuluyor.
Şöyle; ek garanti (dört yıl için 7600 lira) isteyip istemediğimiz sorulunca, tamiratın yenisini almaktan daha pahalıya geldiği bilinci içinde “kabul” ediyorsunuz.
Sonra, son dönemlerin en büyük çarpma tezgahı kaçak akım prizi (1400 lira) satın almanız teklif ediliyor. Binanın tesisatında kaçak akım rölesinin var olduğunu söyleseniz de, bu prizin düşük ve yüksek voltajı da dengelediği öne sürülüyor. Onca para verip yeni bir dolap almışsınız, üç kuruşluk priz parasından kaçmamak için “tamam” diyerek toplamda ek garanti ile birlikte 9 bin lira tutan bedeli kredi kartınızla ödüyorsunuz. Sonrasında gönderilen mesajla gelen faturada kaçak akım prizinin 1150 lira olduğunu okuyorsunuz. Kredi kartınızın ekstrasına incelediğiniz anda 9 bin yerine 9 bin 50 lira
Durumun özeti; 9 bin dediler, 9 bin 50 lira çekilmiş. 1400 lira dedikleri kaçak akım rölesi de 1150 lira imiş.
Açıkça, sizden 300 lira çalınmış.
Öfke tavan yapıyor tabi ki.
Gözünüzün içine baka baka sizi aptal/keriz yerine koyarak paranızı iç etmişler.
Hayda!
Hırsızlığın küçüğü büyüğü olur mu?
Böyle bir durumda siz olsanız ne yaparsınız_
1- Savcılığa suç duyurunda bulunup hırsızların cezalandırılmasını mı istersiniz.
2- Vergi müdürlüğüne satın alınan ürün için ödenen para ile fatura arasındaki farkı belgeleri sunarak şikayetçi mi olursunuz.
3- Ek garanti için yapılan ödeme karşılığında herhangi bir belge verilmemesini yine vergi müdürlüğüne mi bildirirsiniz.
4- Sosyal medya aracılığı ile bu ünlü markanın ismini de çıkarlarına elet etmeden çekinmeyehn korkmayan .bu ahlak yoksunu esnafın ipliğini pazara mı çıkarırsınız.
Gerçekten merak ediyorum, ne yapardınız bu durumda?
**
Servis adı altında vatandaşın cüzdanına göz koyan ve bu hırsızlığı alışkanlık haline getirenlere karşı dikkatli olmalı/olmalıyız.
Kafanızı çevirmeye gelmez, anında şipşakçılık yapanlar oluyor.
Toplumsal çürüme ve yozlaşma sınır tanımıyor. Hele hele ünlü markaların yetkili servis belgesini aldıktan sonra, kontrolden çıkanlarla mücadele etmeli.
Şikayetçi olmak birinci adım.
Sonrası da size kalmış.
NOT: İşini doğru yapan, esnaf ahlakını yerlere düşürmeden helal yoldan ekmeğini kazanan tüm emekçiler ve zanaatları bu kirli çarkın dışında tutarak, saygıyla selamlıyorum.
#esnaf #servis #yetkiliservis #şikayet #savcılık #ekgaranti #sosyalmedya