HADDİNİ BİLMEK
Eyüp BEKTAŞ
?İslamın altıncı şartı haddini bilmektir? sözünü severim.
Haddini bilmek.
Haddini bilip de aşmamak.
Son yıllarda o kadar çok haddini aşan var ki.
Hele ki konu Türkiye?nin demokratikleşmesi olduğunda, bu ülkenin ciğerini söküp almak isteyen Sevr?ciler Türkiye?ye demokratikleşme adı altında demokrasi dersi vermeye kalkıyorlar.
Her şeyi en iyi onlar biliyor sanki.
ASKER HER KONUDA KONUŞUYOR
VE HALK ÜZERİNDE ETKİLİ OLUYOR
İşte bunun son örneği. Yaygın ajansların sitesine düşen haberi bir okuyalım:
?Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı TESEV`in çıkardığı "Türkiye Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim" konulu almanağın tanıtım toplantısında konuşan AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Hans Jörg Kretschmer, Silahlı Kuvvetlerin yasal ve kurumsal düzene saygı göstermediğini söyledi.
Sivil konularda da askerin görüş bildirdiğini savunan Kretschmer, Türkiye`nin bu nedenle tam olarak demokratikleşemediğini öne sürdü.?
Türkiye?de özellikle silahlı kuvvetlerin ?hesap verebirlik? konumundan muaf olmasını eleştiren bu zat, silahlı kuvvetlerin sivil kontrol altında tutulmasının sağlanmasını istiyor.
?Hayda!? demeyin.
Türkiye Cumhuriyeti?nin kurucusu eşsiz önder Mustafa Kemal?in resimlerinin devlet dairelerinden kaldırılmasını isteyen bu zihniyet ve uzantıları, her fırsatta devletin yapısında delikler açabilmek için AB dayatmalarına bir yenisini ekliyor.
AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Hans Jörg Kretschmer, silahlı kuvvetlerden rahatsız.
Hem o kadar rahatsız ki, konuşmasını istemiyor.
Silahlı Kuvvetlerin sadece kendisine verilen görevleri yerine getirmenin ötesinde Türkiye Cumhuriyeti?nin temel ilkelerinin koruyucusu olarak da kendisine görmesini yadırgılıyor.
Bu sözler, daha önce AB?lilerin açıkladıkları dayatmalar gibi açıkça bir rezalettir.
Derler ki adama ?sen kimsin??
Türkiye Cumhuriyeti bu zamana kadar hiç böyle saldırıya uğramamıştı.
Temel ilkelerin dışında ulemalar aranmamıştı.
Hiçbir başbakan da vatandaşa ?ananı al da git? dememişti.
Hele ki, şehit ve gazi yakınlarına ?askerlik yan gelip yatma yeri değildir? sözünü beyninden bile geçirmemişti.
AB?cilerin söyledikleri ile Başbakan arasında ne fark var?
Aynı mantık.
Amaç, Türkiye Cumhuriyeti?nin temel ilkelerine saldırarak yıkmak.
Laik bir Cumhuriyet?te bir başbakan devletin yargısının verdiği kararların üzerinde bir makam arayıp da ?ulema? sözünü ağzına alabilir mi?
Var mı böyle bir şey!..
Devletimi, bu ülkenin aydınlık yurttaşlarının karşısına geçerek bağlılık yeminleri eden düzgün bir hükümet işbaşında olsa, AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Hans Jörg Kretschmer böyle konuşabilir mi?
?Defol git yurdumdan!? diye kovalarlar.
Ameri-kan büyükelçisi Türkiye eyaletinin valisi gibi davranırken, gizli mandacılığımızı göremeyenlerin kör gözleri mutlaka bir gün açılacak.
Türkiye sahipsiz değil.
Bu ülkenin Atatürk çiçekleri ilk seçimde mutlaka bu gidişe ?dur!? diyeceklerdir.
Demelidirler.
Evet; haddini bilmek.
Türkiye?nin ensesinde haddini aşarak boza pişirmeye kalkanların Kurtuluş Savaşı sürecimizi ve Atatürk?ün Gençliğe Hitabesi?ni bir kez okumalarını önermek gerekiyor.
Bu ülke, iç ve dış bedhahları her zaman halletmiştir.
Yorumlar