JENNİFER
Eyüp BEKTAŞ
Yaklaşık on günden bu yana; suyunun suyundan şu veya bu şekilde duyum olarak bize ulaşan bazı bilgiler var ki; inanmak çok güç.
Aklın ve mantığın stop ettiği ve bir çok insanın tedirgin edildiği bir durum söz konusu çünkü.
Olayın yeri Önder Gazetesi?nin internet sitesi.
Zafer Bayramı törenlerine coşkunun azlığı nedeniyle geneli kapsayan eleştirilerimin bir bölümünde; ?katıksız Atatürkçü? Erdemirli yöneticilerin de katılmadığını, sürekli ve sadece temsilci gönderdiklerine dikkat çekmiştim.
Bildiğiniz gibi bu köşe yazımdan sonra Erdemir Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü?nden gönderilen imzasız açıklamada; söz konusu eleştiri yazımın ?art niyetli? ve ?özel nedenlere dayalı? olduğu öne sürülerek, 30 Ağustos tarihinde Erdemir Genel Müdürü Sayın Oğuz Özgen?in Tuzla?daki Deniz harp Okulu törenlerine Tuğamiral Sayın Türker Ertürk?ün davetlisi olarak katıldığı belirtilmişti.
Erdemir?in bu açıklamasını iki kez yayımlayıp yanıt hakkını da kullandırırken, ?yanıta yanıtımdır? dedim ve ?art niyetli? ile ?özel nedenler? suçlamalarına da gereken yanıtı verdim.
Daha sonra; ortalıkta gazcı, yağcı ve sazcı dolu olduğundan, fırsatçılara da bekledikleri şansı vermemek için konuyu sürtüşmeye taşımamaya çalışarak kapattım?
?Doz? diye bir kavram var.
Amacımız kavga değil.
Ulusal günlerimizin önemine dikkat çekmek ve bundan sonraki etkinliklere sadece Erdemir?in değil, tüm kurum ve kuruluşların daha çok katkı ve katılım vermesini sağlamak.
Haber portalımız www.ereglionder.com.tr adresindeki haber ve köşe yazılarımıza yorum yapabilme şansı sunuyoruz okurlarımıza.
Tartışabilme kültürüne katkı anlamında verdiğimiz bu hizmette ana ilkemiz, ?eleştiriye evet, hakarete hayır?dır.
Erdemir?in gönderdiği bu yanıtın sitemizde de yayımlanmasının ardından ?Jennıfer? ismiyle yorum gönderen bir okuyucumuzun, ????Harp Okulunun diploma töreni 31 Ağustos 2008 Pazar günü gerçekleştirildi. Tören saat 16:00`da başladı.
Ama Erdemirliler haklılardır; elbette Ereğli - Tuzla (Deniz Harp Okulu) arası çok uzak olduğundan bir gün önceden gitmek gerekiyordur mutlaka???? yorumunda bulunarak konuya açıklık getirmiş.
Bu kısa yorumun son bölümünde de ?Bir kurumun yöneticisi ; varlığını ve ağırlığını hissettirecek. Temsilci göndermek hiç şık değil ayrıca? ifadeleri yer aldı.
Jennifer?in yaptığı bu yorumunun Erdemir?i ayağa kaldırdığını bir gün sonra ilçenin çok önde gelen bir isminden ilk anda öğrendiğimde inanamadım.
Nasıl olur?
Yorum yapılır.
İçinde hakaret yok.
Saldırı yok.
Baskı yok.
Sadece eleştiri ve bir parça da bilgilendirme var.
Vay anasını?!!
Ereğli?de ve dolayısıyla Erdemir?de neler oluyor?
Günler günleri kovalarken Jennifer?i bulma avcılığı üzerine duyumlar artarak gelmeye başladı. Oğuz Özgen?in de eskiden yediği içtiği ayrı gitmeyen ve özel sırlarını paylaştığı ortak dostumuz bile aradı ve ?Erdemir?de kelle avı var. Jennifer isimli yorumcunun kimliğini saptamaya çalışıyorlar. Şirketin tüm elektronik mühendisleri ve üniteler alarmda? dedi.
Durumu ve gelişmeleri düşündükçe açıkçası endişe etmeye başladım.
Bir haber veya yorum yaparsam da, ?sen mi sızdırdın?? diye birini işten atarlarsa ne olacak?
Vicdan diye bir şey var.
Avcı çok!
Kurusuna yaşına bakmaz.
Ağaya kelle lazım.
Suçluymuş, suçsuzmuş umurunda mı?
İspiyonla bir garibanı bitsin bu iş.
Bu nedenle hep takılı kaldım.
?Erdemir?de baskı var. Haber sitemize girip de yorum yapanları tek tek arıyorlar. Bu nedenle çalışanlar huzursuz? başlığı altında konuyu Türkiye?ye taşımayı bile düşündüm.
Beklemeyi doğru buldum.
Bakalım süreç ne getirecek?
Erdemir Genel Müdürü Sayın Oğuz Özgen?i tanırım.
İlişkilerini de bilirim.
Aile olarak Kemalist bir çizgidedir.
AKP Kdz. Ereğli ilçe Başkanıyla baş başa yedikleri yemekler, AKP?li belediyeden aldığı ödül falan da umurumda olmaz.
Bunlar günün şartlarının getirdiği olaylar. Doğaldır ve öküz altında buzağı da aranmaz.
Ancak benim bildiğim Oğuz Özgen bu değil.
Yönetiminin başında olduğu bir kurumda, bu tür insanlık dışı bir duruma nasıl izin verir?
Çalışanlarının yağcı-gazcı takımı tarafından huzursuz edildiğini nasıl görmez?
Şirkette bu tür bir uygulamanın ne getireceği ve ne götüreceğinin bilincinde olmayanları çevresinde nasıl barındırır?
Olayın bir de şehir düzeyi vardır.
Kent insanı; Erdemir?de kelle avcılığına dönük konuşulmaya başlananları kartopu yapmaya başladığında, dedikoduların önü arkası kesilir mi?
İş barışını bile tehdit eder bu tür baskı ve tehditler.
Ereğli?nin ve Erdemir?in huzurunu bozmaya kimin ne hakkı var?
Umarım Erdemir?in Jennifer?i arama operasyonları sona ermiştir.
Çünkü böyle bir durum hem baskı yönetimlerinde olur hem de mantıksızlıktır.
Dünyanın dört bir yanından girilebilen bir sitedeki yorumun nereden yapıldığını ancak biz bilebiliriz.
Bu da bizim namusumuzdur.
Kimseye söylemeyiz.
Anlatmayız?
Ama şu kadarını söyleyeyim, Erdemir?deki av beyhudedir.
Şimdi bu yazıyı okuyan Jennifer kalemi eline yeniden alır ve kamuoyunun bilmediği bazı gerçekleri açıklamaya başlar ise ne olacak?
Sıkıntıyı kim çekecek?
Kimin morali bozulacak?
Ve bu olay bir anda çok farklı boyutlara taşınıp tartışılmaya başlandığında, ipin ucu nereye kadar gidecek?
Umarım Erdemir?de çalışanları ve ailelerini huzursuz eden ve yaşamlarını yağ çekerek sürdüren bu malum avcılar, durumun önemini kavrayıp eleştirilerden yararlanma akılcılığı ile hareket ederek, gözbebeğimiz bu büyük şirketin adını lekelemezler.
Erdemir?i yönetenler mal sahibi değil.
Sadece profesyonel yöneticiler.
Büyük çoğunluğu da görevi sona erdiğinde kimseye görünmeden kaçıp gidecek.
Erdemir öncelikle bu kent insanının yüreğidir.
Sevdasıdır.
Dünyasıdır.
BİR NOT: Sayın Oğuz Özgen; Erdemir?deki genel müdürlük görevinize başlamadan önceki yaşama bakış açınız ile bugününüzü bir gün kıyaslama yaptığınızda, ne düşündüğünüzü çok merak ediyorum.
Sizin de çok iyi okuduğunuz gibi sitemize gelen ?Keşke Erdemir`i oyak alsın demeseydik diye düşünmeye başladık artık. Eyüp bey içeride de huzur yok biliyor musunuz. Hiç birimiz yarın işten atılmayacağından emin değil. Söylenecek çok şey var amaaaaaa....? yorumu size ne anlatıyor?
Üzülüyor musunuz, üzülmüyor musunuz?
Yorumlar