Türkiyenin gündemi iktidara yürüyen" CHPnin 15. olağanüstü kurultayı.
41 kere maşallah dedirten vaatleri ile toplumu heyecanlandıran CHPnin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun samimi duruşu ve profesyonel olmayan siyasetçi kimliği, halk ile arasına duvar örmüş CHPnin yeniden halkçılık ilkesini öne çıkarıyor.
Kılıçdaroğlundan önceki CHP kadrosunun AKPnin en büyük şansı olduğuna dönük eleştirileri Mayıs 2010da duyabilen CHPnin kurultay delegeleri, kadın ve gençlik hareketinin önünü açtılar.
Sadece kadın ve gençler değil tabi ki.
Sivil toplum kuruluşları ile de barışıyor CHP.
İşçiler var yanlarında.
Sosyologlar.
Sanki küllerinden yeniden doğdu CHP.
Aynen anka kuşu gibi.
CHP kongresinin verdiği ses ve bulduğu yankıyı yakından izliyorum.
Toplumda büyük bir heyecan var.
Bu heyecanın temelinde ise iktidar beklentisi var elbette.
AKPnin artık bir alternatifi var noktasında buluşanların bu moralini bozan ise yine eskiden olduğu gibi CHPnin dinazorları.
Toplumun yenilenme beklentisinden rahatsız olan bu eski çakar almaz tüfekler, şu anda bile geçmişten gelen kıskançlık, kin ve nefretlerinin tuzağında dolanıyorlar.
İzlediğimizde, içine düştükleri bu absürd kuyudan çıkmaları da pek mümkün görülmüyor.
Size küçük bir örnek:
Kdz. Ereğlinin ve kızlık soyadı Cöbek olan Önay Alpagonun Parti Meclisine yeniden seçilmesine dinazorlar çok bozuk.
Neden peki?
Geçmişteki sürtüşmeler ve çekişmeler.
Geçmişin geçmişte kaldığını fark edemeyen bu siyaset mevtaları ileri geri konuşmaya başladılar bile.
Ne ayıp!
Ne kadar basit bir davranış.
Oysa, iktidarı isteyen CHPyi öncelikle CHPliler sevmeli ve bu kadroya da destek olmalı.
CHP, gençleştirme operasyonunu; milletvekilinde, belediye başkanında, il genel ve belediye meclislerinde, ilçe başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve delegelerinde de başardığında, saygınlık anlamında halkın karşısında bitmiş eskilerden kurtulacak ve iktidar yürüyüşünü
CHPnin son aşamasındaki operasyon da bu olmalıdır.
Sonuç olarak: CHP kurultayı Türkiyede umut olmuştur.
Bu heyecanın artmasını sağlayacak örgütlerin de genel merkezin çalışma temposuna uyması ise ikinci bir umut beklentisidir.
Yeni lider, yeni kadrolar ve yeni bir heyecan; kirlenmeye karışmamış ve toplumdaki saygınlıkları ile yeni vitrinleri halkın önüne çıkardığında kazanan da Gazi Mustafa Kemal Atatürkün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.