Hani bir söz var ya “nerem doğru?” diye.

Kimi olayları analiz ederken gelip giden düşünceler arasında insanın beynine çakılıyor bu söz.

Sahi neremiz doğru?

Örnek mi?

İşte en somut bir olay sizlere:

 

Kdz. Ereğli’de bir avuç insan yola çıktılar ilçeye spor kompleksi kazandırma adına.

Karınca kararınca maddi ve manevi güçleriyle taşın altına da ellerini sokup, çocukların ve gençlerin spor yapabilmesi için bir çok branşın yapılabileceği bir tesis istediklerini seslendirmeye başladılar.

Önce bu hareketin lokomotifini kurdular.

Sonra internet sitesini de devreye geçirerek, başladılar etkin ve yetkin olanları ziyaretlere.

Anlattılar o kapılarda spor kompleksinin ne kadar önemli olduğunu.

Gençleri uyuşturucu bataklığına düşürmekten koruyacak önemli bir görevi yerine getireceğini de anlattılar.

Anlattıklarının dikkatini bu yöne çevirmek için bıkmadan yorulmadan koştururken, kent içinde spor kompleksinin yapılabileceği yer arayışını da sürdürdüler.

Ama çözüm noktasında elle tutulur bir sonuca ulaşamazlar iken, ampulün ışığı yandı.

Gençlik ve Spor Bakanı veya Yardımcısına ulaşıp taleplerini dile getirmek için çaba gösterirken, ikinci kez AKP’nin MKYK üyeliğine seçilme başarısı gösteren Alaplılı Emine Çift’ten ışık aldılar ve gerçekleştirilen randevuya büyük heyecanla gittiler.

İyi ki gitmişler.

İyi ki bu randevu alınmış.

İyi ki dertlerini anlatabilmişler.

Bakan yardımcısı “Yurt genelinde 426 tesis yapacağız. Önceliğimiz kalkınmış ilçeler olacak. Batı Karadeniz’i incelediğimizde Kdz. Ereğli öne çıkıyor ama tesis talepleri yok ki” demiş.

Hayda!

Evet aynen öyle…

Yani Kdz. Ereğli’nin spor tesisi talebi yokmuş bakanlıkta.

İnanılır gibi değli!

 

Bu konuyu kapatıp bakan yardımcısının “TBMM eski Başkanı Köksal Toptan veya Zonguldak Milltvekili Prof. Dr. Ercan Candan’ın bakanımız ile bir görüşmesi veya telefon etmesi yeterli” sözleri de çözüm noktasında ışıktır.

Bu bilgiden sonra, AKP’lilerin bu görüşmeyi sağladıklarını ve bakanlığın da 426 proje arasına Kdz. Ereğli’yi de aldıklarını kabul edelim.

Asıl bir başka sorun ise arsa bulunmasıdır.

Arsa var mı?

Yok!

Oysa var…

DDY’nin hazineye devir edilen arazileri üzerine bir fen lisesi inşa ediliyor. Hemen bitişiği askeriyenin kum, çakıl, bordür, parke taş deposu. Kentin geleceği olan en güzel yerinde inşaat malzemeleri stokları görüntü kirliliği yaratırken, hemen bu arsanın bitişiğinde ise Yenimahallespor’a antrenman sahası yapmak için hareketçe geçti belediye.

Oysa…

Bu alanın askeriye deposunun  başka alana kaldırılarak bir bütün olarak değerlendirilmesi karşısında en kral spor kompleksi inşa edilebilir.

Ama…

“Askeriye girdiği yerden çıkmaz” diye bir görüş var.

Arsa DDY’nin ama belediye o alanı askeriyeye inşaat malzemelerini stokla diye tahsis etti.

Hemen bitişiğindeki fen lisesinin inşasını da şans olarak değerlendirerek ve bir gün o alandan toplu taşıma yapılabileceği ve demiryolu döşenebileceğini de unutmadan mükemmel bir proje çizdirilemez mi?

Olmaz diye bir şey yok!

Emir demiri keser.

Askeriyenin inşaat deposunu bir başka yere taşımasıyla birlikte fen lisesi ve çevresi de sağlıklı bir görünüme kavuştuğu gibi yapılacak olan spor tesisleri de bu kentin gençlerine hizmet verir.

Bu konuda işbirliği sağlanır mı derseniz benim hiç umudum yok.

Konuşabilme kültürünün yerini neyin aldığını bilmeyen yok.

Umarım bu durumdan sıyrılarak o alan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na tahsis edilir.

Burada olayın üç muhatabı vardır.

Bir belediye, iki askeriye, üç bakanlık.

 

Şu “nerem doğru” sözünü bu kez yok sayabilir miyiz bakalım?

Siz ne dersiniz?

Olur mu bu işbirliği?