İki gün sonra alçakça katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu?yu ölüm yıldönümünde anacağız. Ve üç gün önce de gazeteci Hrant Dink öldürüldü. Türkiye Cumhuriyeti?nin vatandaşı Hrant Dink, 64. kurban gazeteci olarak 17 yaşındaki bir gencin kurşunlarına hedef oldu. Gazeteci Dink?in kaldırımda yatan ceseti gazete kağıtları ile örtülmüştü. Ayakkabısının delik olduğu da yansıdı fotoğraf karelerine. Teknolojik olanakların kullanılabilmesiyle, katilin eşgali belirlenip yakalanması sağlandığında, ?ya o kamera görüntüleri olmasaydı?? sorusu çöktü beynime. Kdz. Ereğli?de polisin kameralı sistem kurmasıyla ilgili girişimlere, maddi katkı yaparak başlattığımız kampanyaya destek vermeyip alay edenler, acaba şimdi ne düşünüyorlardı ki? Teknoloji, karanlığa gömülme olasılığı yüksek bir olayın aydınlanmasını sağlamış ve biz de bu teknolojinin ilçemizde kurulmasını istemiştik sadece. Ne için? Kentimizde yasalara saygılı biçimde yaşayan vatandaşların huzur, can ve mal güvenliğinin daha iyi olanakları kullanarak korunması için elbette. Oysa, bizimle alay edenler olmuştu. Neyse... Katil ile ilgili yazılan, çizilen ve söylenenleri izliyorum. Nerede yetişmiş, arkadaşları kimlermiş, nasıl vakit geçirirmiş, davranışları nelermiş...miş...miş..miş.... Gelen bilgiler, radikal bir kanadın yandaşı olduğu şeklinde oluştukça, bilinmeyen noktalar tek tek oturuyor yerli yerine. 17 yaşında su gibi bir genç ve cinayet. Ne kadar zıt birbirlerine. Ama ne yazık ki bir o kadar da gerçek. Peki neden? Türkiye Cumhuriyeti?nin huzur ve güvenliğine sıkılan o kurşunu kim attırdı? Ve ne için? Çok ilgimi çeker. Neden bu kurşunlar, düşünce insanlarına yönlendirilir. Öldürülen hangi gazetecinin elinde silah vardı? Hangisi; toplumun kanını emen asalak çetelere mensuptu? Yazmaktan ve düşüncelerini açıklamaktan öteye suçları neydi? Ve neden bu tetikçiler, düşünen beyinleri yok etmek için kullanılıyordu? Siz hiçbir masum gencin kandırılarak, bir mafya babasının öldürülmesi ve yok edilmesi için kullanıldığını duydunuz mu? Oysa çevremiz çepeçevre bu tür halkın ve devletin kanını emenlerle sarılmış. Nefes alınacak gibi değil. Hangi konu ve sektör gündeme gelse, altından bu devleti soyan ve halkı korku ve baskılarla sindirmeye çalışan çeteler çıkıyor. Nedense, saldırıya uğrayanlar ise düşünce insanları. Bu çarpıklığın sebebi ne? Çetelerin korunması, düşünen beyinlerin korumasız bırakılması mı?!! Hrant Dink, Ermeni bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Düşüncelerine katılmıyorum. Aksine düşüncelerine karşıyım da. Ama; o düşüncelerine karşı oluşum ölümünü istemem olabilir mi? Öldürülüşüne seyirci kalmam düşünülebilir mi? Dink?ı sıkılan o kurşunlar benim de yüreğimi delip geçti. Bugün Türkiye?nin dört bir yanında ?Hepimiz bir Hrant Dink?iz? diyenlerle beraberim. Bu beraberliğim, Dink?in düşüncelerine sahip çıkmam asla değil, tam aksine o düşüncelere öldürülüşünden sonra da karşı oluşum devam edecek. Evet ben de bir Hrant Dink?im. Ama, insan olarak. Türkiye Cumhuriyeti?nin her vatandaşınnın eşit ve özgür koşullarda bu ülkenin vatandaşlığını yaşama hakkına saygı duyuyorum. Bunun aksi, insanı insan yapan değerlerle örtüşmüyor ki... Türkiye Cumhuriyeti?nin sırtına saplanan bu kalleş kurşunu, biliyoruz ki yine son olmayacak. Her fırsatta, o kalleş kurşunlarıyla toplumsal barışı bozmak ve bu ülke insanlarını, şu-bu diye bölmek için fırsat kolluyorlar. Ve her zaman da, kendi kontrolünü sağlamaktan aciz tetikçiler ile bu amaçlarına da ulaşıyorlar. Toplum olarak, bu alçak saldırılara karşı duruşumuzu hep barıştan yana göstermek ve saldırıları lanetlemek gibi sorumluluğumuzu unutmamalıyız. Sıvas?ta 37 aydınımızın diri diri yakılmasının perde arkasındaki olayların halkalarından birinin yerel basının günler öncesinden yaptığı çağrıları, yine Trabzon?da yaşanan linç girişimlerinde yerel televizyonların geçtiği alt yazılarla halkın tahrik edildiğini hiç unutmadan, herkes ve her kesim ?önce toplumsal barış?tan yana olmalıdır. Gençlerimizin uyuşturucu batağından, sapık düşüncelerden uzat tutulması yolunda her ailenin üzerine düşen sorumluluklarının bilincinde olma konusundaki duyarlılığına dünden daha çok gereksinim vardır. Bir soru: Hrant Dink öldürüldü. Peki kim ne kazandı?!!