Lan dediğini öne sürüp attılar sahadan.

Kızarttılar yani.

Yağ ile değil.

Kartla.

Rengi kırmızı olan kartla kızardı FB'li Caner.

Dedi demedi derken iki maç cezayı çaktılar mı.

Oh!

Sen misin lan diyen.

Al sana kırmızı.

Yallah.

Cezalısın çocuk.

 

Lan üzerine yapılan tartışmaları ben de izledim.

Hakaret olmadığını söyleyenler kadar, cümlenin içinde kullanış şekline bakılması gerektiğini ifade edenler de oldu.

Güldüm bu sözlere.

Yaşamın içinde yaşanan sözlere bakıldığında lan cennetten çıkma bir söz.

Çok da kibar.

Napıyon lan en hafifi.

Aile içinde bile iltifat gibi kullanılar kelimedir lan.

Ama iş futbol sahasına gelince değişiyor.

Hakaret olarak da algılanabiliyor.

Caner'in başına gelen olayda olduğu gibi.

 

Hepimizin tanık olduğu kimi hitabetler var. Duyduğumuzda kızarıyor ve hatta bozuluyoruz da.

Ayıp!

Toplum içinde aşikar bir şekilde dile getirilen bu sözler a… koyayım ile başlayıp, o çocuğu ile devam ediyor.

Okuyan okuyana.

Çok rahatlar.

Sınır tanımadan konuşurken, çevrede olayı izleyenlerin garip bakışlarıyla alay bile edebiliyorlar.

Hatta bu hakaretleri  yedikçe kahkaha atanları da utanarak izliyoruz

Biz utanıyoruz, küfürbazlar utanmıyor.

A sına küfredildiğinde gülen ve bundan mutlu olanlar bile var.

O çocuğu diye anasının hatırını soranlara bile sarılıp öpüyorlar.

Yaşşa nurol!

 

Kim mi bunlar?

Sadece cahil cuhela takımı saymayın hepsini.

Entel dantelleri de var aralarında.

Kelli felli.

Terbiyeli gözükeni, mürekkep yalayanı.

Yurt dışlarında tahsil yaptığından övüneni.

Başkaları ile alay etme alışkanlığında olanları.

Varoğlu var.

 

Şimdi bu küfürlü ortamda, anasına, avradına, sülalesine, gelmişine geçmişine küfrettirmekten hoşlananların psikolojik durumunu tartışacak değiliz elbette.

Bireylerin söz ve davranışların karakter özelliliğinin aynasıdır.

Ayna fotoğraf demek.

Aile terbiyesinin dışa vurumunun belgesi yani.

Kim anasının O… olduğunu ilan edene ve A koyayım derken de ailesinin cemil cümlesini sıraya dizene alkış tutar?

Yanıtını siz verin desem ne yazarsınız aşağıdaki satıra?

………………………………………………..

 

Bir de, birbiri ardında en ağır sözlerle hakaretlerini sıralayanlar var.

Eden belli, edilen belli.

Edende biliyor, edilen de biliyor.

Ya sonra?

Akşam rakı kadehi tokuşturup, başkalarının anasına avradına kora halinde küfretmeyi sürdüren bu insanlıktan nasibini almayanlar, aramızda dolaşıyor.

Senin yanında.

Benim yanımda.

O'nun yanında.

Hep yanımızda.

 

Peki, siz böyle durumlarda ne yaparsınız?

Nasıl davranırsınız?

Sindirir misiniz bu sözleri?

Kabullenir misiniz?

Yoksa tavır koyarak çevrenizden uzaklaştırır mısınız?

 

Karar sizin!

 

Şimdi Caner'in kullandığı iddia edilen lan kelimesine gelirsek.

Tertemiz.

Su gibi.

Yukarıdan aşağıya yıkanmış.

Çerçeveletip asılması gereken üç harfli bir kelime.

Ha bu demek değil ki, lan kullanılsın.

Hayır!

Kullanılmasın da, öteki sözlerin yanında cennetten çıkmış be.

Tertemiz diyesim geliyor neredeyse?