LOLİTOP ÇOCUĞU
Eyüp BEKTAŞ
Ah Atam ah!..
Ne işin vardı da bu ülkeyi kurtardın.
Niye?
Biz ne güzel padişah efendimizin müritleri olarak geçinip giderdik.
Kocamız Amerika mı, yoksa İngiliz mi veya bir başkası mı olurdu bilemem de.
AB?ye girme derdimiz bile olmazdı.
Başbakan Amerikan, Milli Eğitim Müdürü İngiliz, İçişleri Bakanı Fransız, Maliye Bakanı İtalyan, Kültür ve Turizm Bakanı Ermeni, Bayındırlık Bakanı Yunanistan, diğer bakanlara gerek yok zaten.
Mandacılık da dışişleri bakanlığı olmaz.
Savunma bakanı hiç olmaz.
Mandayız ya.
Okullarda işgal edilen bölgelerimize göre müfredattaki derslerle öğrendiğimiz dillerle genel kültürümüz de ne çok zenginleşirdi.
Ah Atam ah!..
Yaktın bizi.
Niye kurtardın ki bizi?
Niye o güzelim canını tehlikeye attın?
Şişli?deki evinde beyaz peynir ve rakını içer, sen de ?yaşa padişahım? demesini bilirdin.
Yerli yabancı tüm yönetenlere itaat eder, gününü gün edip bir elin yağda bir elin balda dünyanın nimetlerinden yararlanırdın.
Bir daha mı geleceğiz ki dünyaya.
Padişaha itaat ederken, cennetten bir parsel de ayarlardın.
Oh!.. Gel keyfim gel.
Yaşamda safahat, öteki dünyada şatafat.
Ah Atam ah!
Niye bizi kurtarıp başımıza bu işleri açtın?
Ha, belki biz yaşamda olmazdık.
Veya olurduk da, (Allah bilir) babamız kim olurdu bilemezdik.
Velev ki olduk, ne güzel baba İngiliz, ana Türk. Baba Amerikalı, İtalyan, Yunan, Fransız, Ermeni, Hintli.
Sadece analar bizden.
Ah Atam ah! Bizim Birleşmiş Milletlere dönmemizi de engelledin.
Camilerimiz kilise olurdu?
Ne güzel misyonerlik denen olay da ortadan kalkardı.
Her Pazar kiliseye topluca gider ve ayin yapardık.
Al gülüm ver gülüm.
Camilerimizi ve dinimizi niye kurtardın?
Mandacık olarak gözümüzü açar, bir gün biz de manda olma hayallerine dalarak avunurduk.
Ah Atam ah!
Kurtarmasaydın ya bizi?
Bak ne oldu, nerelere geldik.
Sen hiç düşünür müydün bir gün bu ülke de ?Atatürkçüyüm? diyenlerin yaka paça mapuslara atılacağını?
Senin ilke ve devrimlerine inanmanın suç olacağını bilebilir miydin?
Bu ülkenin Misakı Milli sınırları ile Cumhuriyetin temel ilkelerini koruyup kollama görevini Anayasa?dan alan Türk Silahlı Kuvvetleri?ne her önüne gelenin istediği gibi laf attığı, gövdesini belinden kırmak için operasyonlara gaz vereceğini, yeşil kart veren kurum gibi algıladığını ve fütursuz hakaretlerine devam edeceğini görebilir miydin?
Demokrasinin amaca giden yolda araç olarak açıkça kullanıldığını, demokratik kazanımların bu ülkeyi yok etmeye alet edildiğini, yargı kararlarına kimi zaman çok sert sözlerle kafa tutulduğunu, aynı yargıya hoşa giden kararlarda ise methiyeler düzüldüğünü, hukuğun üstünlüğünden dem vurulduğunu, önüne gelene meydan okuma alışkanlığının ayyuka çıktığı bir ülke olacağımızı hiç aklına getirdin mi?
Ah Atam ah!
Güçlüden yana olma alışkanlığının ?bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın? ilkesiyle sevişerek tohumlar attığını, işbirlikçi ve düzenden pay kapma yarışında soytarılığın sınır tanımadığını görebilir miydin?
Bitti Atam bitti..
Her şey bitti.
Kalelerin bir bir devriliyor gibi sanki.
Gücünü senin adından alan ve ?bizi Atatürk kurdu? diyen parti bile işgal altında. Bu yok oluş sürecinin önemli ve vazgeçilemez parçası olarak geziniyorlar meydanda.
Kimse oturduğu koltuğu bırakmıyor.
Sadece gaz çıkarıyorlar, gaz alıyorlar.
Ah Atam ah!..
Bizi de yaktın Atam bizi de.
Sana inandık çünkü.
Ve ettiğimiz yeminin arkasında da şereflice durduk..
Hani diyorsun ya ?muhtaç olduğun kudret? diye.
O noktada kalıyor ve öfkemizi içimize kusarak zor kontrol edebiliyoruz kendimizi.
Ah Atam ah!..
Niye kurtardın bizi.
Kurtarmasaydın.
Zaten bir tek nikah cüzdanımız ve nüfus cüzdanımız yok.
Çoktan satılmışız.
Babamız kim, kocamız kim?
Kim yönetiyor bizi?
Araya girmeseydin, şimdi acı da çekmezdik.
Acıları dedelerimiz çeker, biz de babası kim olduğu bilinmeyen evlatlar olarak lolitopluğumuzu ilan etmiş olurduk.
Ah Atam ah!
Niye kurtardın bizi?
Yorumlar