Kurtuluş Savaşı döneminde yaşananlar ile bugünkü Türkiye?mizin içinde bulunduğu koşullar ne kadar birbirine tıpatıp uyuyor. Türkiye?yi güçsüz ve zayıf göstererek Amerika, Avrupa Birliği, İMF ve Dünya Bankası?na tutsak olmamızdan başka seçenek bulamayanlar, işgal edilmiş bir ülkede verilen kurtuluş destanı ile o günlere göre bugünkü şu küçük bağımlılıkları zincirleri kopararak ekonomik bağımsızlığımızı kazanırlar ve böylelikle de siyasal bağımlılığımıza da son verirler. Büyük Önder Mustafa Kemal o dönemde de, Amerika ve Avrupa hayranlığı içinde olanların, bir ülkeye tüm yönetimi de devir ederek yaslanıp bireysel kurtuluş peşinde olmalarının oyunlarını tek tek bozuyor. Sıvas Kongresi?nden ?Ameri-kan mandacılığı? kararı çıkartmak için uğraşanlarla ilgili Atatürk?ün söylediklerini lütfen okumadan geçmeyin. ??Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasına, İngiliz Koruyuculuğuna bırakmakla kurtulacak sanıyorlar. Kendi rahatlarını sağlamak için bütün bir vatanı ve tarih boyunca devam edip gelen Türk bağımsızlığını fedâ ediyorlar.? ??Oh. ne âlâ!.. Mücadele yerine mandayı kabul edeceğiz ve rahata kavuşacağız!.. Bu ne gaflet, ne körlük ve hatta ne budalalık!.. İstanbul?un yüce kişileri de bu fikirde. İçlerinden biri çıkıp da ?Ya istiklâl, ya ölüm diyemiyor.? ??.İstanbul, bir Amerikan mandasıdır tutturmuş gidiyor. Bu olmayacaktır. Türkiye tam bağımsızlığına sahip olacaktır. Bunu istemekte devam edeceğiz. Anladığıma göre, İstanbul?daki bu kişiler, bizi Amerika?da Wilson?a, Senato?ya, Kongre?ye başvurdurmak ve bütün Türk Milleti adına istenen bir manda oyununa düşürmek istiyorlar. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Şu size okuttuğum telgraflara, mektuplara, öğütlere bakınız. Öyle bir manda istenecek ve verilecekmiş ki, bu egemenlik haklarımıza, vatan bütünlüğümüze dokunmayacakmış? Buna ve böylesine Amerikalılar değil, çocuklar bile güler. her şeyin başında Amerikalılar kendilerine hiçbir çıkar sağlamayan böyle bir mandayı neden kabul etsinler? Amerikalılar bizim kara gözlerimize mi aşık olacaklar? Bu ne hayal ve aymazlıktır.? ??.Amerikan mandası diye çırpınanlar, düşman işgali altında bozulan sinirleri ve zayıflıkları ile millete ve bize inanmayanlardır. Bizim hayal ve macera peşinde koştuğumuzu sananlardır. Eğer bunlar, Anadolu?nun ve Türk Milletinin gerçek duygularını bilseler, bizim çalışmalarımızın amacını kavrayabilseler, Erzurum Kongresi kararlarının nasıl bir milli bilinç ürünü olduğunu anlayabilseler, bu yanlış fikirlerden dolayı utanç duyarlar. Bunlar, umutsuzluk ve bozgunculuk içinde, gerçeklerden uzak kalarak yaşayan ve ne yapacaklarını, ne yapılmakta olduğunu bilmeyen insanlardır.? Atatürk?ün o cesareti olmasaydı bugün Türkiye olur muydu? Her bakanlığında bir Amerikalı baş müfettişin görev yaptığı (bugünkü müsteşarlar) bir idare kime hizmet ederdi? Kendi topraklarımızda, Amerika?nın kunta-kinteleri olarak yaşamayı kabul edebilecek kadar korkak olanlara rağmen, bu ülke özgürlüğünü kazandı. Ve bugün tam bir teslimiyetçi politikalar ile ülkemiz adım adım Sevr?e götürülüyor. ABD?nin BOP politikaları, ABD?nin uydusu AB?nin ?demokratikleşme? adı altındaki dayatmalarının temelinde, Türkiye?yi adım adım ele geçirme amacı yatıyor. Kurtuluş Savaşı?nda ?mandacı? olmayan Mustafa Kemal ve ulusal kahramanlarımızın içinde bulunduğu o koşullardan çok daha güçlü durumundaki Türkiye, şimdi mi siyasal ve ekonomik bağımsızlığını kazanamayacak? Türkiye büyüktür ve çok güçlüdür. Tek eksiği de, bu ülkenin çalışkan ve zeki insanlarını ulusal bilinç etrafında bir araya getirerek, yeni bir siyasal ve ekonomik kurtuluş hareketini başlatacak lider ve kadrolardan yoksundur. Ama bu 72 milyonun içinde nice yiğit insanlar da mutlaka vardır. Arayış ve bekleyiş sadece bu?