Bir marketler zincirinin organik tarım konusundaki reklamlarını izlerken, aklım hep kendi bölgemize takılıp kalıyor.

Özellikle de Osmanlı Çileği?ne.

Ereğli?ye bir çok kez gelip giden ve Ereğli kültürünü de dışarıya taşımayan İbrahim Tatlıses?e verilen cukkalar çileğimizin üretimine ve üretimin yaygınlaşmasına ayrılmış olsaydı Ereğli?nin tüm sokakları çilek kokardı.

Haydi şöyle bir hayale gidelim mi?

Ereğli?nin her yerinde bağda, bahçede, balkonda çilekler ekiliyor.

Mayıs ayı geldiğinde de toplanan bu çilekler, ambalaj sanayinin tüm albenili olanakları da kullanılarak paketlenip sevk ediliyor.

Likör yapılıyor.

Ve esansı da!

Çilek ve tarım üzerine bu bölgede yeni bir eğitim hareketi başlatılıyor.

Sadece çilek değil, çileğin fidesi de pazarlanmaya başlanıyor ki şıkır şıkır akıp gelen paracıklar da aile bütçelerine renkli katkılar sağlıyor.

Allah be!..

Hayalin ?H?sı bile ne kadar lezzetli.

Çilek tadında.

Üretim gazında.

 

 

Geçtiğimiz yılın son günlerinde Alaplı Belediye Başkanı Nevzat Çimenoğlu organik tarım konusunda kararlı olduklarını açıkladı.

Tribün şov değil ise sevinirim.

Yani, yapılan açıklama sezonluk falan olmamalı.

Kararlılık sonuna kadar götürmektir.

Ki her kurumda yan gelip yatarak emekçinin sırtından geçinen asalaklar mutlaka vardır.

Sadece bu iş kaybının dışındakiler organik tarım bahçelerinde çalıştırılsa bile eleman eksikliği olmaz.

Şimdi çalışma zamanı.

Laf değil iş üretme zamanı.

Bu nedenle Çimenoğlu?nun açıklamasını önemsedim ve dikkatle izleyeceğim.

Bakalım ne işler çevirecek Çimenoğlu?

Umarım organik tarım konusundaki atılımını çilek ve çilek fidesi üretiminde de öne çıkarır ve bu bölgeye yapılabilecek en önemli hizmetlerden birini gerçekleştirir.

 

Yandan azıcık hayale devam edelim mi?

Miladını çoktan doldurmuş olan şu festivallere harcanan paraları yan yana dizsek nereye kadar uzar acaba?

Millet krizden ölürken festival yapanları elbette tarih ve seçim sandıkları yargılayacak da, biz yine de bu gerçeği gözden kaçırmayalım.

Ben diyeyim ki 500 bin, siz deyin ki 1 milyon TL. Öteki de desin ki ?geç bunları 2 milyon TL?  desin.

Hadi bunun ortasının 1 milyon TL olduğunu varsayalım festival bütçesinin ve bu paranın şov aracı olmaktan kurtarılarak bölgemiz için yararlı işlere kullanıldığını bir düşünelim mi?

Ne yaparsınız bu parayla?

Ben çilek ve çilek üretimi dedim.

Siz de kendi düşüncenizi ortaya koyun ve yarı uyanık bir halde malum hayale devam edin!..

Birdenbire heyecan bastı değil mi bilincinizi.

Yerinizde duramıyorsunuz.

Organik festival

 

 

Ve yutkunmalarınız arttıkça artıyor.

Ne güzel hayal kurmak.

Toplumu doğru işlere yönlendirmek kadar manevi haz veren ne olabilir ki?

Duyumsuyorum ?önce eğitim? diyenleri.

Üniversite kurulması için harcama isteği öne çıkanları.

Onca mühendis ve yetişmiş birikimli insanların işbirliği ile bacalı bacasız sanayi atılımında koşacak olanları görüyor gibiyim.

Hatta bölgenin tanıtımı konusunda yeni teknolojik olanakları akıllıca kullanarak Ereğli?nin sanayi ve kültürüyle iz bırakmaya başlayacağına inananlar geliyor sıra sıra.

Düşünce zenginliklerinin kin ve nefretin yerini alarak topluma yaydığı ışığın sıcaklığında buluşmanın sevdasıyla halaylar bile çekiyoruz.

Ya işte böyle!..

 

Bir dakika.

Bu hayaldi.

Yani, festival için toplanan paraların (pardon haraçların) doğru işlere yönlendirilmesinin hayaliydi.

Tabi ki hayalden öteye gidilemez.

Yoktur çünkü gerçeği?

 

Ama bir gün milletvekili olursam eğer, ilk yapacağım 5 tane işin birinci sırasında işte bu festivaller var.

Festival düzenleyerek işadamı ve esnafların haraca bağlanmasının önüne geçeceğim ve tüm festivalleri Kültür ve Turizm Bakanlığı?nın iznine bağlarken, bütçesini de yerel yönetimlerin dışında oluşmasını sağlayacağım.

Bakın bakalım o zaman festival düzenleyen olabilecek mi?

 

Biz yeniden hayalimize dönersek, organik tarımda yapılacak ciddi çalışmalar ile avunalım.

Bu bize yeter!

En azından samimi?