?Her ana doğurmaz böyle aslan? sazlarıyla-gazlarıyla salındılar, çayır çimen geze geze meydana. Karşılıklı çekildi peşrevler salvolar eşliğinde. Seyirciler de okkalı. Her iki tarafın sadece yandaşları gelmişti nedense izlemeye. Biri çift daldı öteki kündeyi denedi derken, öylesine hırs sardı ki beyinleri güçler dengesini yitirip kontrolsüz kullanılmaya başlandı. O kulağını ısırdı, öteki sırttan vurdu. ?Terbiyesiz? dendi. Cak cek temcit plavları pişirildi. Anılarda kalması gereken silahlar bile çekiliverdi kınından. Seyirciler bağırıyor ?vur ha vur!?. Vuruşuyorlar. Yapılan her hamle yara bere içinde bırakıyor kimliklerini O koskoca ve muhteşem diye tanıtılan pehlivanlar, döğüştükçe küçülüverdiler. Ve nihayetinde ikisi de kaybettiler. SEBEP Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ile AKP il Başkanı Celil Uzun?un birbirlerine meydan okuma ile başlayan tartışmanın kavgaya dönüştürülmesi ile ?en büyük horoz kim?? yarışması yapıldı. Biri belediye başkanı diğeri il başkanı. Hayda!.. Ne ilgisi var? İl Başkanının karşısına il başkanı, belediye başkanının karşısına da belediye başkanı çıkar. Ayar kafadan bozuk. Peki niye bu kavga? Efendim horozluğa özenti. Anlamsız ve saçma bir kavga olur mu? Siyasetteki seviye bizde işte bu!.. KONU ?Sen bir şey vermedin?, ?o bir şey yapmadı? tantanası, hizmet verdi-vermedi didişmesi ? ardından yaptıklarıyla övünme? seansının konusu, incirlerin çekirdeklerini bile aç bıraktı. Şey kavgası! Ardında kalan da koskocaman bir hiç!.. Basın yoluyla gündemi ?televizyonda tartışmaya? getirirlerken, ?yanlış yapıyorsunuz? diye çağrı yapmış ve biri genel iktidar diğeri de yerel iktidarı temsil eden iki şahsın, kolkola girerek içinde bu bölgeye verebileceklerinin işbirliğini sağlamaları gerektiğine işaret etmiştim. Yanlışa benzin dökmek, bu bölgeye ne verir ki? Veya ne verdi ki? Sonuç ortada. DİNLEDİKÇE Her iki kesimden bir çok kişiyle görüştüm oturum sonrasında. Yüzler asık. ?Yanlıştı? diyorlardı çoğunlukla. ?Oh iyi oldu? diyenler Celil Uzun?un yandaşlarıydı ve büyük mutluluk çökmüştü yüzlerine. Onlara göre, oturumun galibi Celil Uzun olmuştu ya. En bozuk taraf Posbıyıkçılardaydı. ?Başkan bu oturuma çıkmamalıydı? diyenler, ?yanlış yapıyorsunuz? yazıma atıfta bulunarak ?başkan uzun süredir bir yanlış politikanın içine itildi? diye üstü kapalı eleştirilerini sıralıyorlardı. Sordum, ?niye müdahele etmiyorsunuz?? diye, ?artık bizi bile dinlemiyor? yanıtları aldım. Demek ki, başkan inişte. Popülizmin sonuna yaklaşmış ve ?ben bilirim? noktasına kendini itenlerin, gizli düşmanlığını göremiyor desenize. Çok ilginç? PEHLİVANLIK DÜSTURU Pehlivan fiziki güçür. Pehlivanlıkta hoşgörü ile yoğrularak alay etmeden saygı gösterendir. Yıllar; pehlivanları böyle olgunlaştırır ve ?güzel insan? mertebesine taşır. Kimisinde böyle olmaz. Yıllar şaşırtır. Yıllar agresifleştirir. Yıllar kavgacı yapar. Yıllar geçmişle övünme nostaljisi ile avundurur. Yılların vereceğini alamaz ve hep yitirir. Birbirlerini ?gel dövüşelim? diye birbirlerine meydan okuyan Celil Uzun ile Halil Posbıyık; ellerindeki gücü ve güçleri, taşıdıkları toplumsal sorumlulukları daha iyi yerine getirebilme ilkesi yerine, birbirlerinin boğazına sarılarak kişisel tatmin peşinde harcayarak, önce kendilerine sonra da halkın beklentilerine yanlış yapmışlardır. İş bitmedi. Bu yanlış ve sonu her ikisini de yıpratacak kavgayı derhal bırakmalıdırlar. Daha ötesi de, bu yanlıştan dolayı birlikte kamuoyundan özür dileyip, ?biz bundan sonra elimizdeki olanak ve güçleri, halkın daha çok hizmet alabilmesi açısından bir araya getireceğimize söz veriyoruz? demelidirler. Bunun dışındaki yol, sadece bataklığa gidiyor çünkü..