Kdz. Ereğli Belediyesi Başkanı Sayın Halil Posbıyık, son dönemlerde yaptığı konuşmalarının arasında bir gerçeğe ifade etti. Posbıyık, işyerlerinin nitelikli eleman bulamadığını ifade ederken bu konuda kendisine bile işverenlerden şikayet geldiğini dile getirdi. Haklı bir söz. Gerçekten de eleman yok. Kdz. Ereğli?de aile gelirlerinden kaynaklanan bir refah seviyesi var. İşsiz güçsüz gençler, ülkemizin normal koşullarının çok üstündeki yaşam standartları içinde adeta bir elleri yağda diğer elleri de bal içinde geçinip gidiyorlar. Yani, işsiz kesiminin bir çoğunun işe gereksinimi de yok. Belki bu görüşlerime kızanlar olabilir. Haksızlar da demiyorum. Ancak, neden bu görüşte olduğuma da küçük bir saptama getirmek istediğimde, ellerinde cep telefonu kafelerde gezen gençlerin bir çoğunun günlük harcamalarının 20 YTL?nin üzerinde olduğunu da gözlüyoruz. Hem işsiz hem de günde en az 20 YTL harcanabilir mi? Sadece herkesin bir çok iyi ve yakından bildiği gerçeği tartışmaya açıyorum. Benim asıl üzerinde durmak istediğim ise, ?neden nitelikli eleman yok? konusu. Eğitim ve öğretimin yetersizliği konusunda uzmanlar zaten çok şeyler söylüyorlar. Yetersiz bir eğitim ile mezun olan öğrencilerin meslek sahibi olduklarını kimse söyleyemez. Bu gerçeği; işyerlerinde yaşadıkları olayları irdelemeye başladığınızda net bir biçimde görülebilir. İş sektörü eleman arıyor. Sektör her alanda bilgili ve becerikli eleman bulamamanın sıkıntısını da çok yoğun yaşıyor. Meslek edindirme kursları veren kurumlar da var. Ama bir yerde eksiklik var. Çok açık bir gerçek eleman bulamayan işyerleri var, sokakta da bizim işsizlerimiz baba parası yiyor. Oysa biz üretmeliyiz. Biz, her alanda bilime açık alanlara insanlarımızı yönlendirmeliyiz. Burada dikkatimi Kdz. Ereğli Belediyemize çeviriyorum. Belediyemiz, örneğin Yaşlılar ve Gençler Evi?ni gençlerimizi meslek edindirme amacıyla kullanabilir. Ve en önemlisi, bu meslek edindirme kursları da o kadar ciddi tutulur ki kurs sonunda çok ciddi bir sınavla başarılı olanlara ?Kdz. Ereğli Belediyesi amblemli? sertifikalar verilir. Bu amblem referans olur. Bilir ki işyerleri; Kdz. Ereğli Belediyesi sertifikasına sahip gencimiz kalifiye bir elemandır. Belediyemiz, bu kurslarda ders vermek üzere ilçe dışından da ülke çapında tanınmış öğretim üyelerini davet ederek ilginin artmasını da sağlayabilir? Konuyu biraz daha açalım isterseniz? Kdz. Ereğli Belediyesi?nin bir vakıf kurarak böyle bir organizasyona girdiğini bir anda kabul edelim. Vakıf kuruldu ve Yaşlılar ve Gençler Evi veya bir başka mekan bu vakıfa tahsis edildi. Ereğli?de belki de yüzlerce emekli olmuş öğretmenlerimiz var. Kimi resim, kimi müzik, kimi İngilizce, kimi elişi konusunda yılların birikimine sahip. Bir de evlerimiz de toplumu uyutan televizyon programlarına tutsak olmuş ev kadınlarımız ile kahve köşelerinde okey oynayan emeklilerimiz var. Hobi edindirmek de yerel yönetimlerin görevi olamaz mı? Düşünebiliyor musunuz; ilçemizdeki gençlerimize meslek ve ev kadınları ile emeklilerimize de hobi edindirme kursları düzenleyen bir Kdz. Ereğli Belediyesi?nin toplumu uyandırış hareketinin varacağı boyutu? Televizyonlar karşısında karı-koca hikayeleri ve dizi izlemekten başka seçeneği olmayan ev kadınlarının belki de kendilerinin farkında olmadığı yeteneklerini keşfedebilecekleri ve de yeni dostlar edinme şansı buldukları bir ortam?. Aynı şekilde ?kadın arkadaşlarım oturmaya gelecek dedikodu yapacağız diye evden gitsin? diye bakılan emeklilerimizin de bir uğraşının olmasını da unutmayın. Hele ki gençlerimizin; ?iş yok? diye kafe köşelerine tutsak edilmesinin önüne meslek sahibi olmalarının sağlanarak iş sektöründe yaşanan eleman sorununa çözüm bulunması ile bu üç noktayı birlikte düşünebilir misiniz? Kazanan Ereğli olacak. Kazanan gençlerimiz, kadınlarımız ve emeklilerimiz olacak. Ve önemli bir sorumluluğunu yerine getirmenin mutluluğu da Kdz. Ereğli Belediyesi?ne çokça yetip de artacak bile? ?Sevgi, Barış, Dostluk? sloganını insanların beynine yerleştirme başarısını gösteren Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık?ın geride bıraktığı onca yıldan sonra ?öğren, çalış, başar? sloganını insanlarımızın yüreğine işlemesinin zamanı çoktan geldi.