Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerilimden beslenen üslup ve davranışları ile de inişe geçen AKP iktidarının, son ortaya çıkarılan yolsuzluk dosyaları ile sonunun geldiğine dönük haber ve yorumların tavan yaptığı bir süreçten geçiyoruz.
Ama… ama… ama…
Bu süreç öyle bir süreç ki, iktidar alternatifinin ortada olmamasından dolayı gerçek anlamda ivme kazanamıyor.
Öyle ya; Tayyip Erdoğan gidecek de, kim gelecek?
Soru bu…
Erdoğan’ın alternatifi var mı?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mu, yoksa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli mi?
Hangisi?
“Şimdi halka gidelim” diyebilen var mı?
Veya “Neden yok?” diye soralım.
Çünkü, halen daha AKP ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın alternatifi yok.
Yok !
Muhalefetin iktidar alternatifi olamamasından beslenen bir iktidar işbaşında şu anda.
Ki bu iktidarın başı, “ileri demokrasi getireceğim” dediği Türkiye’de, “Ergenekon operasyonunun savcısı” olarak işe başlayıp, balyozlarla, Odatv , FB tezgahı ile ülkede korku imparatorluğu kurdu ve yada kurduğunu sandı.
Hep bağırdı, azarladı, hakaret etti.
Saldırdı.
Kendi göreve getirdiği Genelkurmay Başkanını bile hapse atarken, emekli olup bir kenarda ömrünün son demlerini yaşayan kuvvet komutanları ile toplanıp ömür boyu cezalara çarptırılırken, mecliste Salı günleri kürsü mastürbasyonu yapan muhalefet olayları cak cak ile değerlendirmenin ötesine geçemedi.
Gezi olayları ile patlayan gerilimden ise muhalefet “gençler iktidarı uyarıyor” sözleriyle sıyrılırken, toplumdan yükselen “yenilenin bu kadro ve vitrinle tutmuyorsunuz” mesajını almadı.
İktidar aynı, muhalefet aynı.
Değişen bir şey yok.
Yıllardır ısrarla bu ülkede sorun olan AKP değil, muhalefettir diye vurgulayanlardan biri olarak, yine aynı görüşümü tekrarlıyorum.
“Yarın seçim olsa bu ülkenin ışık arayan halkı kime oy verecek?” diye sorduğumda, sorunun özünü anlamadan verilecek yanıtların olaylara at gözlüğü ile bakmaktan yorulmayanlar “CHP” veya “MHP” diyecektir.
Buna itirazım yok da, halkın arasına girdiğinizde böyle bir ışık yok ki.
Halk umut arıyor.
Ama… Bu umut ne CHP’nin ne de MHP’nin kadrolarında gözükmüyor.
Gözükebilmiş olsa bugün CHP ve MHP erken seçim diye bastırır.
Niye “erken seçim” diyemiyorlar?
Seçim sonucu üç aşağı beş yukarı ile sonuçlanır ve AKP yine tek başına iktidara gelir.
Ötesi yok!
Ama hem CHP hem MHP yeni bir vitrin sunup da, söylemlerinde “ön seçimsiz aday belirlemeyeceğiz” ile başlayıp, tüm karanlık ilişkileri ışıkla aydınlatacağız sözleriyle sürdürebilseler toplumda bir heyecan olur.
Umut rüzgarları dolar.
Silkinir çaresizliğin ortasında kalmış bu ülkenin vatandaşları.
Örneğin CHP’nin başına Emine Ülker Tarhan, MHP’nin başına da cezaevinde olsa bile Engin Alan gelse ve bu iki genel başkanda ne kadar eski var ise “sizi emekli ettim” diyerek gençliğin ve kadınların öne çıktığı yeni bir vitrin ile toplumun karşısına çıksa…
Evet çıksa ne olur?
Bu ülkenin sorunu muhalefet.
Eskimiş ihtiyar kadrolar öylesine yerleşmişler ki partilerin yönetimlerine, “git” desen de gitmiyorlar.
Sanki bu partiler babalarının tapulu malı.
Gitmeyeni gönderme cesaretini bu toplum artık kullanmalı.
İktidara alternatif parti veya partileri öne çıkaracak oluşumlar gerçekleştirilerek, Türkiye üzerinde oynanan oyunlara koltuğu krallık sananları alaşağı ederek dur demeli.
O gün bugün.
Bugün de, muhalefeti tepeden tırnağa revize etme ve yeniden umut olmayı sağlayacak adımları atma günü.