Misak-ı Milli sınırlarımızı koruyan ve Cumhuriyetin koruma ve kollanmasında bekçilik görevini de yürüten askerimiz olmasa, evimizde rahat rahat uyku çekebilir miyiz?

Asker bu ülkenin çimentosu.

Asker olmadığı bir an Türkiye diye bir ülke kalmaz.

Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, valiler ve belediye başkanları hangi milletten olur bilemeyiz.

Ama bilinen tek gerçek vardır ki; o da bizim tutsak olduğumuz ve emperyalist ülkeler tarafından yönetileceğimizdir.

Son yıllarda Türk askerine karşı yapılan saldırılara baktığımızda elbette ki, perde arkasını da görmemek mümkün değil.

Bir tarafta Türkiye?yi ?ham? yapmak isteyen küresel güçler, diğer yanda da demokratlık maskesi takmış yerli işbirlikçileri.

Böyle bir dönemden geçiyoruz.

Yarın ne olur kestirmek çok güç.

Yani umutsuzluk daha çok öne çıkıyor.

Böyle bir durumda, e-posta adresime gönderilen bir iletiyi sizlerle yine ?yorumsuz? paylaşmak istiyorum.

Acaba bu derin uykumuzun sebebi Atatürk mü diye sormadan da edemiyorum kendime:

 

*Atatürk`ün dünyada `başöğretmen' sıfatlı tek lider olduğunu... 
 
* Bir geometri kitabı yazdığını...
  
* Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri teriminin (Türkçe) isim babasının bizzat Mustafa Kemal olduğunu... 


* Norveç`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu. ''Atatürk'' çiçeği'nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden Doktor Kirk Landın`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip satıldığını... 
 
* Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina'daki; Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu...
 
*''Mimber'' adında bir gazete çıkarttığını ve 52 sayı yayımlanan gazetede ilk defa sansür kelimesi geçtiğini... 

  
* Kurtuluş Savaşı'nda rütbe alan birçok kadın askerlerimizin olduğu, dünya tarihine geçen tek bir üsteğmenimizin olduğunu, Üst teğmen Kara Fatma'nın 700 erkek, 43 kadından oluşan bir müfrezenin reisliğine bizzat Atatürk, tarafından atanmış olduğunu...
 
*Bir röportajda Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?' diye sorulduğunda 'Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için, davet gelirse düşünürüz' dediğini ve bunun üzerine BM
yasasının değiştirildiğini ve üyeliğe davet edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu....
 
*1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde, danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; 'Şuanda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim' dediğini...
 
*1938'de Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde; 'Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal, gibi lider getirir' denildiğini... 
 
*1996'da Haiti Cumhurbaşkanının vasiyetinde, mezar taşına yazılmasını istediği metinde; 'Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin lideri Mustafa Kemal ATATÜRK?Ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm' yazdığını...
 
*2000'de ABD Başkanı'nın milenyum mesajında; ''Milenyumun hiç şüphe yoktur ki; tek devlet adamı Mustafa Kemal ATATÜRK'tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış, tek liderdir' denildiğini... 
  
*2005'de Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. Johns`un önerisinin 'Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk'ü örnek alsın yeter' olduğunu...
 
*2006'da ise AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini...
 
 
BİLİYOR MUYDUNUZ?

AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin 
kaldırılmasını protesto ediyoruz! Milli bilincimizi yavaş yavaş yok 
etmelerine izin vermek istemiyorsanız; iletebileceğiniz kadar
iletiniz! 
 

İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler... 
Trene binerler ve kompartımana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün 
kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatını
yıkamaktadır. Yaveri: 'Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde; niye 
böylesiniz', der. 'Çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı 
unutmuşsunuz, kolumu yastık yaptım ağrıdı, setremi yastık yaptım üşüdüm, 
uyumadım kalktım', der. Yaveri: 'Aman Paşam! Birimize haber vereydiniz; 
hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik', der. Ve bir ülke kurtarmaktan 
dönen komutan tarihi bir cevap verir:'Geç fark ettim, hepiniz en az benim 
kadar yorgundunuz, hiç birinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil; 
milletimin rahat uyuması'.
 
ATAMIZ SAYESİNDE ÖYLE  RAHAT UYUYORUZ Kİ; HÂLA DAHA UYANAMADIK?