Sinopta yaşanan olayı izlediniz değil mi?
Köylüler ayakta.
Köylüler kızgın.
Köylüler tepkili.
Köylüler öfkeli.
Köylüler ölmek istemiyoruz diye bağırıyor.
Ne diyorlar?
ÖL-MEK İS-TE-Mİ-YO-RUZ
**
Köylüler ölümle ilgili korkularını dile getiriyorlar.
Ölüm!
Buz gibi.
Bıçak gibi.
ÖL-MEK İS-TE-Mİ-YO-RUZ!..
Gerze ilçesinin köylüleri bunlar.
Göz göre göre gelen ölüme karşı direnmeye olan kararlılıkla seslerini yükseltiyorlar.
Ölüm kapıda çünkü.
Ölüm para ile geliyor.
Ölüm satın ala ala geliyor.
Ölüm işbirlikçileri ile geliyor.
Ölüm bu.
Ölüm!
**
Ölüm adres soruyor bu kez.
Ben sizi öldürmeye geliyorum. Hazır olun ölmeye diyor.
Ölüm kapşonlu.
Ölüm elinde tırpan yattığı pusudan ortaya çıkmış sermaye gücüyle yandaşlarını da peşine takmış gelmiş işte Sinopa.
Sinoplular farkında her şeyin.
Yüzüne kârlı mutluluk takmış ölümün acımasızlığını hissettiği içirn sokakta.
Meydanda.
Tarlada.
**
Ölüm emir kullarını da önüne katmış öyle gelmiş.
Gariban memur polisler.
Askerler.
Bürokratlar.
Köylüye Bize emir geldi, sizin ölümünüze biz de seyirci kalmak durumundayız diye su sıkıyorlar.
Gazın biberlisini pompalıyor.
Vuruyorlar.
Düşürüyorlar.
Dağıtıyorlar.
Yani malum emirleri uyguluyorlar.
**
Sinopun tepesinde termik tehlikesi var.
Termik santral ile gelecek ölüm.
Kuşaklar boyunca da öldürecek.
Kuşaklar boyunca hastanelerde süründürecek.
Kuşaklar boyunca yok edecek.
Köylüler buna tepkili.
Ölmek istemediklerini dile getirerek seslerini duyurmak istiyorlar.
Siyasetçileri uyarıyorlar.
Bürokratlara yapmayın bize öldürtmeyin diye vicdana çağrıyorlar.
Ama
Polis vuruyor.
Asker vuruyor.
Siz ölün diyor.
Ölün!
Ölün!..
**
Ne olacak şimdi?
Köylü ölmeli mi?
Yoksa direnmeli mi?
Aynen Ereğlide olacağı gibi.
Yine işbirlikçiler çıkacak.
Ve yine birileri devletin gücünü köylünün ensesinde boza pişirmek için kullanacak.