Zonguldak’ta yine “tefeci operasyonu” yapılmış.
Yasadışı bir biçimde para satan ve yine yasa dışı yol ve yöntemlerle de tahsilat gerçekleştiren tefeci takımına karşı güvenlik kuvvetlerinin yürüttüğü teknik takip sırasında, kimbilir hangi bulgular ele geçiriliyordur.
Şu kesin ki, kimse kimseye zorla para vermiyor. Tefeciden para almak isteyenler elbette yalvar yakar talepte bulunup, kendilerinin o parayı geri ödemede ne kadar dürüst davranacaklarına ikna edebilmek için dil de döküyorlardır.
Tefeci de halinden memnun.
Kapıya gelmiş bir yem.
Yemeden önce tadına varmak gerek.
Tefeci geriye kalkılarak “ödemezsen?” der.
Ödemezsen “şunu yaparım” der.
Şunu yaparken “karını da alırım” der.
Kızın var ise kızını der.
Yetmez karını da, kızını da der.
Döverim der.
Kırarım der.
Dağıtırım der.
Bana kimse dokunamaz der.
Bu parayı doğru öde, sonra daha gene iste der.
Açık senet ver bakalım der.
Evinin tapusunu, arabanın ruhsatını getir der.
Kefilin kim der.
Der de der.
Bankalara kredi borcunu ödeyemediği gibi tüm piyasada tek kuruşluk itibarı olmadığı için son umut tefeciden para alarak girdiği bataklıktan çıkabilmek için sayılı zamanı olan da, eski alışkanlıklarına devam eder.
Bu gece barda gönlüm hovarda.
İki zar atalım da yolumuzu bulalım.
Bugün hangi eşek kazanır?
Sayısal mı devir etmiş?
Şu kıza bir hediye alayım da, ben de tadına bakayım.
Yemekler benden.
Savrulur.
Çek yavrum otu.
Savruldukça komplekslerinin birbirleriyle gırtlak gırtlağa benliğinin psikolojik tatminiyle günlerin tükendiğini de göremez.
Gün gelir.
Şimdi tahsilat zamanı.
Yavrum öde borcunu.
Abicim ben bu ay yüzde yirmi faizini vereyim, önümüzdeki ay kapatırım.
Tefeci memnun.
Özünde borcunu ödemesini istemiyor ki. Her ay yüzde yirmi. Sağmak inek çalışmaya başladı.
Her ay ötelene ötelene borç ne azalıyor ne de yerinde duruyor.
Tam aksine.
Faizler ödenirken, borçta artıyor.
Açık senet kontur-garanti.
Lüküs hayat lüküs hayat.
Tam tahsilat zamanı ise işkence başlıyor.
Ne ana, ne baba, ne kadını, ne kızı, ne şusu ne busu okunmadık hiçbir şey kalmıyor tefeci ve tetikçileri tarafından.
Dayak en hafif işkence.
Ayrıntıları ise operasyona emir verdiren tablarda.
Tefeciler kimseye “gel para vereyim” demiyor.
Tefecilerden para alanların işi bozuk.
Kredisi tükenmiş.
Ve son çare diye atladıkları girdap kuyusu.
İyi ki devlet var.
Başımız sıkıştığında bizim herşeyimizi korumakla görevli devletin yöneticileri düğmeye basıyor da bu suç örgütleri teker teker yakalanıp yargılanabiliyor.
Siz, siz olun ve bu tefeci tüfeci takımından uzak durun.
Sadece kendiniz yetmez, çevrenizi de koruyup kollayın.