Yaygın gazetelerden birinde yayımlanan haberin başlığı şöyle:

?1.6 milyar dolarlık santral tersine göç başlattı 1500 Çinliyi çekti.?

Neredeymiş bu?

-Zonguldak?ta.

1.6 milyar dolarlık yatırım neymiş?

-Termik santral.

Peki nasıl tersine göç başlamış?

-3500 kişiye iş sağlamış 1500 Çinli de Zonguldak?a taşınmış.

 

Anladınız mı?

Yani Zonguldak?ta tersine göç başlamış.

 

İçim burkuldu birden.

Bu doğru değil çünkü.

Göçvermeye devam eden Zonguldak?a ayrıca 1500 işçinin de yerleştiğini okuyunca cinlerim tepemde ?a benim söm söm yarim? diye oynamaya başladı çünkü?

 

**

 

Habere devam edelim mi?

Hani diyorlar ya, Zonguldak?ın kömürünü üreteceğiz ve Batı Karadeniz?i enerji üssü yapacağız falan filan.

Bu koskoca yalanın dik alası.

Gözümüze baka baka yalanı çakıyorlar beynimize de biz bu kazığın acısını  yine de duymamaya devam ediyoruz.

Nasıl mı?

Haberi okumaya devam edelim:

 

-Zonguldak?tan bir miktar alabileceğiz ama şu anda kömür Ukrayna?dan geliyor. İthalata ihtiyaç var. Bu yüzden liman yaptık. 220 milyon dolar yatırımla Karadeniz?in en büyük limanını yaptık. 180 bin tonluk dev gemiler Güney Afrika, Kolombiya, Brezilya?dan bile kömür getirebilecek. Ukrayna ile aynı fiyata geliyor. Yılda 3.5 milyon ton kömüre ihtiyacımız var. Dünyanın en büyük şirketleri bize satmaya çalışıyor.

 

Şimdi anladınız mı?

 

**

 

Bölgeyi yok edecek ve bizden sonraki kuşakları daha doğmadan kanser hastalığı başta olmak üzere bir çok hastalık ile tanıştıracak olan doğa düşmanı termik santralın yandaşları, yukarıdaki satırları iyi okusunlar.

Hani ?ee, işte ne var değeri olmayan kömürümüzü değerlendirerek üretim yapacaklar. Termik santrallarde binlerce işçi çalıştıracaklar" diye kafalarını soktukları kumun içinde garip garip ses çıkarıyorlar ya.

Okusunlar bu yazıyı.

Hatta kesip saklasınlar da, oğulları ve kızlarına veya torunlarına okutturup da şu anda sessiz çoğunluğun kendilerini nasıl selamladığını öğrensinler.

 

Termik santral CEO?su yağ ve bal ile anlatıyor:

 

-Avrupa standartlarının da üstüne çıktığımız projede şu anda 3 bin 500 kişi çalışıyor. Bunların yarısı Türk yarısı Çinli. Projede 22 farklı ülkeden insan çalıştı.

Önce çevredekileri işe alıyoruz. Çevredeki restoranlar, berberler, terziler herkes iş yapmaya başladı. Tersine göç başlattık. Büyük şehirlere çalışmaya giden kocalar evlerine döndü. Tesis devreye girdiğinde çalışan sayısı binin üzerinde olacak.

 

Muhabbete bakar mısınız?

 

Zonguldak?ta yaşayanları saf sanıyorlar ki bu kadar açıkça ?biz kâr için istediğimizi Zonguldak?ta yaparız ve kimse de bize bir şey demez.?

 

**

 

Canım acıdı birdenbire.

Tepemizde termik santralın saçtığı zehir bulutları altında biz buradan bağırıyoruz ve ?sesimizi duyan yok mu?? diye bağırdıkça, feryada destek vermesi gereken  bazılarının mamalı ağızlarından da ?kes lan sesini!? sözü çıkıyor.

 

Ne garip!..

 

**

 

Birinci açık mesaj:

 

Zonguldak?ta kurulan ve daha sonra Batı Karadeniz?in her noktasını kirleterek yaşanılmaz hale getirenler açıkça diyor ki, biz bir miktar Zonguldak kömürü kullanacağız ama bu yetmeyecek. Dünyanın tüm kömür üreticileri peşimizde kömür satmak için. Bu nedenle liman yaptık ki kömür ithal edelim.

 

İkinci açık mesaj:

 

Zonguldak göç vermeye devam etsin. Ben dünyanın neresinden ucuz işçi bulur isem getirir ve onları çalıştırırım. Ve sizi de berber, minibüsçü, bakkal gibi sektörlerde zorunlu desteklerim ki sesinizi çıkarmayasınız.

 

Üçüncü açık mesaj:

 

Zonguldak?tan sizim vekiliniz olarak seçilenlerin hizmet ve yöresel çıkar gibi konularla bir ilgisi bulunmadığından dolayı insan ve çevre sağlığı gibi konular kimsenin kapsama alanına girmediğinden dolayı da, sizi bol bol zehir soluturum.

 

Şahsen ben termik santral kuran firma yetkilisini cesaretinden ve gerçekleri açık açık söylediğinden dolayı kutluyorum.

Aferin!..

 

Sermaye açık açık Zonguldak?ın çanına ot tıkarken, halen daha bu gidişe ?dur!? deme cesareti bulunmayan ve mama peşinde koşarak, toplumun can güvenliğine yapılan saldırı ve tehditlere direnenleri akarte etme alçaklığındakileri de hiç ayıplamıyorum.

 

Sistem bu.

 

Ve tüm bu olup bitenler de ?sessiz çoğunluğun? gözünün önünde oluyor ne garip!..