Bu başlık ASKON (Anadolu İşadamları Derneği Başkanı) MUSTAFA KOCA’nın PLATFORM Dergisinde -2008- yayınlanan röportajına ait.
Bu söz sizce doğru mu yanlış mı? Aşağıya geçmeden önce düşünün ve yazın, sonra devamını okuyun.
Biz, yaşamı canlı cansız olarak ayırırız. Taş toprak dünyayı çoğu kez cansız kabul ederiz.
Sadece koşan, ses çıkaran, uçan, yüzen, organları olan, yiyen, üreyebilen yaratıkları canlı kabul eder, bitki ve ağaçları daha alt düzeydeki kategoride canlı tanımına sokar, diğerlerini cansız kabul ederiz.
Ama canlılığın farklı şekillerinin olabileceğini de nedense göz ardı ederiz. Canlı olan organizmaları örnek alırsak yaşamımız içinde farklı canlılıkların olduğunu görürüz.
Başlığa dönersek, TÜRKİYE canlı bir organizmadır. Bu organizmanın yaşaması için; organ, organel-hücrelerinin uyum içinde çalışması gerekir.
Bence yanılgı, şirketlerin organizma varlığının devamlılığının tek nedeni gibi düşünülmesinden ve canlılık kavramının anlaşılmamasından kaynaklanmaktadır.
Şirketler de kendi içinde farklı canlılığa sahiptir. İnsan aklının yarattığı organizmanın devamlılığını sağlayan unsurlardır. Ekonomik ömürleri bittiğinde yok olup giderler ve organizmanın canlılığının devamını etkilemezler.
Eğer organizmanın devamlılığını Şirketle özdeşleştirirsek, organizmanın varlığı da tehlikeye girer.
Canlı organizmalar, mesela insan, bir beyin tarafından yönetilir. Organlarından hücrelerine kadar iş bölümü belirlenmiştir. Aksamalar hastalık yada ölüm olarak karşımıza çıkar.
Yapılan yanlış buradadır. Canlılık kavramında ve Türkiye’nin canlı bir organizma olarak görülememesindedir. Tek kutuplu, dar açıdan bakışla bu böyledir. Ülke, AKP iktidarı tarafından bu şekilde yönetildiği, şirket yöneticisi yada sahibi tarafından pazarlanmaya gelindiği açıkça beyan edilmiştir.
Kaldı ki şirket gibi yönetildiğinden 2002’de milli gelirde % 25, (22 milyar dolar) cari açık veren ülke 2010’da % 6.6 (451 milyar dolar) açık vermiştir. 2011’de IMF bunun % 10’a çıkacağını söylemektedir.
Bu açık nasıl yamanacaktır, kimse bir şey söyleyemiyor.. Şirketin ihtiyacı vardı, borç alındı, şimdi ödeyemiyoruz başınızın çaresine bakın, denip her zamanki gibi halka mı yıkılacaktır?..
Kendi şirketleri büyüdüğü halde organizma küçülmekte, karadeliğe çekilmeye devam etmektedir.
Şirket yönetim kurulu da öteki dünyadan (ABD/AB) her türlü desteği vermekte ama kendi içlerinde bize önerdiklerinin tersini yapmaktadırlar.
Şirketin batmasını kötü yönetimden dolayı göze alabilirsiniz ama Türkiye’nin batmasını asla düşünemezsiniz.
Dolayısı ile Türkiye; üzerinde bulunan taş toprak, bitki, ağaç ve hayvanları, insanları, suyu, denizi ile canlı bir organizmadır. Böyle bir organizmanın yok edilmesini veya kötü yönetilip yok olmasını göze alamazsınız.
Veya şirket gibi batmasını göz alıp yönetemezsiniz. Bu ülkenin ve diğer ülkelerin böyle bir yönetim görüşüne ihtiyacı yoktur ve şirket gibi görülemez.
Acaba dünya üzerinde ŞİRKET gibi görülen ve yönetilen hangi ülkeler var hem de kalkınmışlar göstersinler.
Hep söylediğim bir şey var, yine tekrar edeyim; Evrensel modeli olmayan bir sistemin devamlılığı olamaz. Evrenle uyum içinde çalışamaz. Şirketlerin evrende bir modeli var mıdır ki öneriliyor?!?!..
Türkiye’nin canlı olduğu görülmeli, evrensel kurallarla da yönetilmesi sağlanmalıdır. T.C. Devleti’nin bu şekilde yönetilmeye ihtiyacı vardır ve buna laiktır.