Çoookk eskilerde kümesteki tavuklar hastalandığında kesilir kesilir yenilirdi. Kimseye de bir şeycik olmazdı. Sadece, kümes ve çevresi kireçlenerek hastalıkla mücadele edilirdi.
Hastalığın bile tadı değiştir artık.
Şimdi bir tavuk hastalanmaya görsün, seferberlik ilan ediliyor.
Toplu katliamlara uzay elbiseli ekipler bile gönderiliyor.
Sonrası malum.
Tavukları boğazlama faslı.
Toplu ölüm.
Ha Hitlerin fırınları, ha domuz veya kuş gribi safsatası altındaki ölümler.
Farkında mısınız şu grip salgını modası sona erdi.
Acaba neden?
Daha geçen yıl büyük bir kampanya başlatılmıştı aşı için.
Bu aşının olunmaması durumunda, binlerce vatandaşın ölebileceği de iddia edildi.
İl sağlık müdürleri ilk aşıyı olup bakanın gözüne girmeye çalışırken, birdenbire ne oldu ise Sayın Başbakan ben aşı olmayacağım dedi.
Ve bitti!
Evet evet, başbakanın olumsuz açıklamasının ardından yapılan onca yaygara bir anda sona erdi/erdirildi.
Acaba neden?
Bu grip numarasıyla ilgili eski sağlık bakanlarından bir tanesi çok iddialı sözler söyleyerek, sağlığın bakanını sıkıştırdı.
Haksız da değilmiş hani.
Aman aşı olun! diye yapılan çağrıların gerçeği yansıtmadığını başbakanın restvari açıklamasıyla öğrendik.
Çünkü kampanya bitti.
Tabi ki satın alınan aşılar da elde kaldı.
Çok tuhaf değil mi?
**
Sağlık alanında çok numaralar döndüğü öteden bu yana anlatılır durulur.
Bildiğiniz gibi, torna tezgahında bile çakma malzeme üretecek kadar insanlıktan uzaklaşanlar bile var.
Sağlık sektör.
Rantı büyük.
Hele ki ihaleler.
Aman canım aman ki ne aman!
Film üstünde filmler.
Operasyonların da bini bir para.
**
Bu aralar okuduğumda bir kitapta sağlık vurgunuyla ilgili öyle iddialar öne sürülüyor ki.
Domuz ve kuş gribiyle ilgili aşı kampanyaları bu iddialar arasında yer almış ve çok büyük bir vurgun yapıldığı anlatılmış.
Aklıma geçtiğimiz yıl geldi öncelikle.
O kampanyalar neydi öyle.
Üf!..
**
Bu yıl domuz veya kuş gribi yok.
Sadece Türkiyede değil, dünyada yok,.
Okuduğum bu kitapta da, bu salgının bir laboratuarda üretildiğine dönük bilgiler de var.
Sağlığımız sermayeye teslim olduğundan bu yana ne hastalıklar çıktı karşımıza.
Kanser de bunlardan biri.
Oysa, kanser hastalığının tedavisinin olmadığına inanmayanlardan biri de benim.
Kanser hastalığını yaratanlar, panzehirini de elbette çok iyi biliyorlar.
Bilmezler mi?
**
Bir gün insanoğlu bilinç altını okumayı da başaracak.
İşte o gün kıyamet dediğimiz gerçeği de yine bu insanoğlunun iç hesaplaşması gündeme taşıyacak.
Beyinde saklı kalmış tüm bilgilerin döküldüğünü bir hayal eder misiniz?
Vay insanoğlunun haline!
Vay ki ne vay!..