Kimi olay ve haberler iyi veya kötü örnek olarak dikkat çekiyor.

Son örnek BJK Teknik Direktörü Samet Aybaba.

Ajanslara yansıyan habere göre, Aybaba  her maça 4 bin liralık kıyafetle çıkıyormuş.

4 bin lira.

5 asgari ücret.

Ve bir maçlık gösteri.

Futbol dünyasındaki  rantın büyüklüğüne bakar mısınız?

Böylesine dev pastanın gölgesindekiler ise taraftarlar.

Pastayı yiyenler keyf çatarken, taraftarlar ise birbirini boğazlamak için fırsat kolluyor.

Futbol gerçekten hastalık.

İnsan önünü geremiyor.

Evdeki fasulye ve bulgurun durumunun ne olduğunu bilmeyenler, bu dünyadakilerin çıkardığı gazdan bile etkileniyor.

**

Yine ajanslardan haber.

FB’li yorumlu Rıdvan Dilmen GS TV’ye çıkarak GS’nin Başkanı Ünal Aysan’ın programında soru yöneltecekmiş.

Yöneltir ne var bunda falan demeyin sakın.

Sanal alem yıkılıyor.

GS’liler öfkeli.

İsyanlarını satırlara dökenler “oy fasulye ikibuçuk lira” demiyor.

Gerginlikleriyle ateş püskürürken, sağduyulu sporseverler ise “ne var bunda?” sözleriyle sanal şiddeti körükleyenleri frenliyor.

Ne garip.

Ne de tuhaf.

Ve bu ne kin?

Eski GS’li Arda’da FB TV’ye konuşunca bu kez fanatik Fenerliler  “isyanların çocuğu” rolünü oynamıştı.

Kızmışlardı FB TV yöneticilerine.

Çıkamazmış Arda FB TV’ye.

Niye?

**

Spor dünyasının saçmalıkları bitmez.

Hele ki televizyonlardaki yorumcu diye ekrana çıkartılan papağanlar yok mu!

Zaping yaparken bir iki dakika dinlerken,  sporsever olarak insanın kanını beyninin dışına sıçratıyorlar.

Bu ne rezillik.

Seviyesizlik.

Terbiyesizlik.

Tek bir konuyu, oraya buraya şuraya çevirip en sonunda da yutarak saat dolduran bu papağan takımını dinlerken sakinleştiriciye başvurmalı.

Ne ayıp ne ayıp!

Fotoğraf rezil.

Kirli.

Çatlak.

Kin ve nefretlerinin dışında bir gurubun tellalı gibi konuşanlara bu televizyonların yöneticileri nasıl sabrediyor anlayamıyorum.

İşte bu ekranlar sporda şiddetin ilk adreslerinden biri.

Seviyeden bihaber car car taraftarları tahrik eden bu parazit takımı şimdi Samet Aybaba’nın kıyafetini bir programa alırlar ise, bakın siz kaç saat konuşurlar.

Sayın Aybaba bile şaşırır yapılan akıl ve mantık dışı ve anlamsız yorumlara.

**

Ya spor basını?

En çok yalan bu sektörde var.

Bir futbol takımına yıl içinde yapılacağı iddia edilen transferleri  alt alta koysanız, yüzlük listeler çıkar ortaya.

Aleks Türkiye’den giderken bu asparagas haberlerle ilgili bir cümle kullanmıştı:

Türkiye’de haberleri kimin yazdığı belirtilmiyor.

Neden?

Çünkü yalan haberi yazan ortaya çıkacak.

Yaz ”haber merkezi” diye geç git.

Yalancı haber merkezi olsun.

Oysa, haberi yazanın adı konulsa, “yalancı gazeteci”nin kimliği belli olacak.

Utanmaktan korkuyorlar!

Korktukları içinde  haber merkezini kullanıyorlar.