2008'de halka bedava su dağıtarak belediyeyi zarara uğrattığı gerekçesiyle yargılanan ve beraat eden Osman Özgüven hakkında daha sonra açılan ‘İhaleye fesat karıştırmak’ suçundan verilen 8 yıl 4 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onaylandı.

 

Peki “halkçılığı” belediyedeki hizmetleri ile sadece Dikili’de değil, ülkenin dört bir yanında bilinen ve yüreklerdeki sessiz alkışı hak etmiş bulunan Osman Özgüven’in işlediği diğer suçlar (!) nedir biliyor musunuz?

 

İşte bazıları:

*Belediye şirketine ait olan araçların, ihale yoluyla belediyeye devrini sağlamak !!!

*10 ton tüketime kadar suyu bedava yapmak.

*Modern bir belediye ekmek fırını kurup halka 250 gr. ekmeği 25 kuruştan satmak.

*Eski fırın binasını Halk Sağlığı Merkezi'ne dönüştürüp 1 lira muayene ücreti karşılığında halka sağlık hizmeti sunmak.

*Dikili'de Kadın Dayanışma Merkezi açmak.

*Dikili'yi dünyanın en temiz sahillerine verilen "mavi bayrak" sertifikasına kavuşturup uluslararası turizme açmak.

*Dikili'de her yıl geleneksel "EMEK ve DEMOKRASİ" şenlikleri düzenlemek.

*Üzerine işçi tulumlarını giyerek, işçilerle birlikte çalışmak.

*Dikili Belediyesi çocuk korosu kurmak.

*Dikili belediyesi ‘Roman’ dans grubu kurmak.

*Dikili belediyesi çocuk gitar kursu açmak.

*Dikili belediyesi çocuk bale grubu kurmak.

*Dikili belediyesi çocuk Tiyatro Kursu açmak.

*Dikili belediyesi çocuk bisiklet kulübü kurmak.

*Dikili Belediyesi çevre gönüllüsü çocuklar kulübü kurmak.

*Dikili Belediyesi çocuk satranç kulübü kurmak.

v.s, v.s, v.s....

 

Yerel yöneticiler arasında sayısız  “Zübük” var iken, Dikili Belediye Başkanının yaptığı hizmetleri gölgeleme adına ihaleye fesat karıştırdığı iddiasıyla mahkum etmek, halkın yüreğine kelepçe vurmaktan başka bir şey değildir.

 

Kamuoyu tarafından siyasi olduğu öne sürülen bu karar uygulandığında demir parmaklıkların arkasına geçirilen sadece Osman Özgüven olmayacaktır.

 

Özgüven’e destek veren milyonlarca sessiz çoğunluk da o acıyı yüreğinde hissedip yaşayacaktır…

 

 

HALK DALKAVUKLARI

 

Piyanist  ve besteci Fazıl Say’ın ’Arabeski sevmek vatan hainliğidir’ sözlerine tepkiler yağıyor.

Yağmalı da!

AKP iktidarı ile didişmesinde baştan aşağıya gönül desteği verdiğim Fazıl Say’ın bu sözlerini anlamakta güçlük de çekmiyorum.

Say gibi çok aydın var bu memlekette “halkçılığı” sömüren.

 Adları aydın ve sözleri ile halkçılar ama, samimi değiller.

Örneklerini biz de çok görüyoruz yaşamın içinde.

Burjuva kafalı bu sözüm ona kendilerini halkçı olarak lanse edenlerin uzantıları, bir çok dernekte de bol bol fotoğraf çektirirler.

Herkesi küçümseyen ve alay eden bu anlayıştakilerin çöreklendikleri derneklerin büyüyememesinin asıl sebebi de budur.

Halk yoktur içlerinde.

Olanlar da küçümsenir.

Fazıl Say’ı bu pencereden değerlendirdiğimde, halkın sevdiği müzikle ilgili olarak sıraladığı hakareti normal buluyorum.

Açıkça ifade ettiğim gibi, burjuva kafalı bu aydınlar asla halkçı değildirler.

O nedenle de, halkın tüm katmanlarını AKP iktidarının kucağına itmişlerdir.

Dışlanmış halk da, saygı ve sevgi gördükleri kitlede mutluluğu aramaktadır.

Son sözüm; asıl Fazıl Say’ın söylediği sözler halk hainliğidir.

Yani aynen iade ediyorum