?Kızımın başına her türlü şey gelebilir. Belki de geldi.? Gençlerimizin özellikle uyuşturucu tuzağına düşmesini engelleme adına, ailelerin büyük sorumlulukları olduğunu yetkililer ve konuyla ilgili uzmanlar sürekli vurguluyor. Duyarsız ailelerin dışında, duyarlı olmasına rağmen çocuğuna söz geçiremediğini açıkça ifade eden aileler de var. İşte A.K isimli bir babanın kaymakamlığa verdiği dilekçeyi okuduğunuz da, bataklığın ne kadar tehlikeli bir hale geldiğini çok daha iyi anlayabiliriz. ?B.K isimli kızım ???1990 doğumludur. Henüz 18 yaşına basmamıştır. Kızım son senelerde aşırı olarak değişti. Sürekli olarak evden kaçıyor. Kendisi ???son sınıf öğrencisidir. Okuldan arayıp, devamsızlıktan kaldığını söylediler. Okula gidiyorum, diye evden çıkıp gitmemiş. Peşine düşüp araştırdığımızda, birtakım barlara gittiğini, bir takım ortamlara girdiğini anlıyorum. Başına her türlü şey gelebilir. Belki de geldi. Ama kızımı bu ortam ve kişilerden kurtaramıyorum. Belki de uyuşturucu bile kullanıyor. Benim gücüm yetmiyor. Onu evde tutamıyorum. Bana ve eşime, benim hayatıma karışmayın, diyor. Hatta bizi tehdit ediyor. İsimlerini vermediği, bir takım kişiler sayesinde hayatımızı kaydıracağını söyleyip tehdit ediyor. Buna bir baba yüreği nasıl dayanır, ölmekten kötü bir durumdayım. En son olarak, yine gecenin bir yarısı evden gitmek istedi. Engellemeye çalıştım. Beni dinlemedi. Baskı kullandım olmadı. Engel olmak için şiddet bile kullandım ama o benden baskın çıktı ve evden gitti. Hemen Emniyet güçlerini aradım. Kızımı ertesi gün bulup bana teslim ettiler ama ne yazık ki yine durmayacağını söyledi ve dün akşam yani 28.01.2007 Yine evden kaçtı. Ben kızımın annesi olan eşimle 1996 tarihinde boşandım. Kızımın velayetini ben aldım. O tarihten beri kızıma ben bakmaktayım. Daha sonra şimdiki eşimle evlendim. Yeni evlendiğimde kızım küçüktü yeni okula başlayacaktı, üvey annesi ona bu güne kadar kendi öz çocuğu gibi baktı büyüttü. Evden kaçmak isteyince, belki öz annesinde biraz kalırsa düzelir dedim. Bayramdan önce ??.. öz annesinin yanına gitti ama orada da durmadı kaçtı. Zaten öz annesi de istemiyor. Ona bakamayacağını söylüyor. Çaresiz kaldım. Çocuğum elimden kayıp bir bataklığın içine sürükleniyor. Hiç bir şey yapamıyorum. Makamınıza başvurmamın nedeni kızımın yetiştirme yurduna alınarak, hiç olmazsa emin ellerde olması ve oradan kaçma ihtimali olamayacağı için güvenlikte olması, kötü kişilerin elinde bataklığa düşmemesi. Eğer uyuşturucu kullanıyorsa psikolog yardımıyla da bu illetten kurtarılması, gerekirse hastaneye de yatırırım ama benim fizikken böyle bir gücümüz yok. Asla kabul etmiyor.Durumumuzu anlatmaya çalıştım, İlk önce bir baba olarak benim için, sonra da topluma kazandırmak için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.? Mektup bu? Çocuklarına söz geçiremeyen acaba kaç aile var. Ve kaç gencimiz var ki, anne ve babasının kontrolüne isyan eden, söz dinlemeyen. Bu ülkede, stadlar bile şiddet kokarken, toplumun kültürel yapısı televoleye çevrilirken, bu çıkmaz yoldan gençlerimiz nasıl kurtulabilir ki. Ateş düştüğü yeri yakar. Ve ancak bu dramı da yaşayan bilir.